ABDURREHİM HEYİT (1964-2019)
Abdurrehim Heyit, ebediyyen susturuldu.
2017 Nisanında tutuklanmıştı. Çin işgence-hanelerinde her türlü zulme 21 ay direndi. 55 yaşında hayatının baharında ve sanatının zirvesinde iken şehit düştü. Allah ondan rahmetini ve diğer MüslümanTürklerden / Uygurlardan da yardımını esirgemesin.
Abdurrehim Heyit, 1964’te Kaşgar’da doğdu. Çocukluğundan beri “dutar” a ilgi duyuyordu. Uygur Dutarı’na olan tutkusu ve kullanmaktaki başarısıyla kısa zamanda Orta Asya Türk dünyasının tanınmış bir sanatçı oldu. Uygur dutarı ile çok sayıda eski/yeni uygur şarkılarını yorumladı. Aynı zamanda Türk dünyasında tanınmış güzel şiirleri de besteleyip terennüm etti. Uygur halk Türkülerini / şarkılarını yanık sesi ve özgün tarzıyla yeniden yorumladı. (Uygur Dutarı: görünüş itibarıyla bağlama - tambur arası, uzun saplı ve iki telli geleneksel Uygur sazı.)
Kişiliği, yaşantısı ve düşünceleriyle Orta Asya Türklüğünün sevilen ve sayılan bir sanatçısı oldu. Bir dönem, (1986-1993 yılları arasında) Pekin’de bulunan Merkezi Uluslar Sanat Topluluğu’nda icracı ve öğretici olarak çalıştı. Bu sure içinde, Çin Halk Cumhuriyeti siyasi sınırları içerisinde yaşayan halklar arasında birlik ve dostluğu teşvik eden ve pekiştiren çalışmalar yaptı. Bu sebeple rejim/yönetim tarafından takdirname ile ödüllendirildi. Daha sonra Doğu Türkistan Şarkı ve Dans Topluluğu’nda çalışmak üzere kendi soydaşlarının arasına, Urumçi’ye geri döndü.
2017 Nisanında tutuklandı. Bunun sebebini aşağıda anlattım. 21 ay Çin işkence-hanelerinde her türlü zulme direndi. Kimseyi yanına yaklaştırmadılar. Yalnızca oğlu onu bir defa görebildi. Oğlunun anlattıklarına göre Abdürehim Heyit tanınmayacak kadar zayıflamıştı. Heyet, o işkencenanede 55 yaşında hayatının baharında ve sanatının zirvesinde iken şehit düştü. Allah ondan rahmetini, diğer Müslüman Türklerden/Uygurlardan da yardımını esirgemesin.
Çin, uzun zamandır, Uygurların etnik kimliğini gündeme getiren Uygur sanatçılarına ve bilim adamlarına yönelik sindirme, susturma ve yok etme faaliyeti yürütmektedir. Bu aydınlardan biri de Uygurların Dutar Kralı olarak bilinen Abdurrehim Heyit’tir. Abdurrahim Heyit, Nisan 2017’de Urumçi’de tutuklanmıştı. Bu, sıradan bir tutukluluk hâli değildi. Onun ebedî olarak susması için ellerinden geleni yaptılar. Abdurrehim Heyit, tutuklu kaldığı zindanlarda baskı ve işkencelere 21 ay dayanabildi.
Uygur şair Tahir Hamut, Abdurrehim Heyit’in tutuklanması sürecini Urumçi’deki Doğu Türkistan Şarkı ve Dans Topluluğu yetkililerinden duyduğunu belirterek şöyle konuştu: “Polis Heyit’i tutuklamadan önce birkaç kez onu evinde ziyaret etmiş. Heyit’e okuduğu ve yorumladığı Atı’lar(Ata’lar) adlı şarkıyı niçin bestelediğini, ne sebeple yorumladığını; bu şarkının söz yazarının kim olduğunu, bu şiiri niçin yazdığını sormuş.” Ve Çin polisi, çok geçmeden Atı’lar(Ata’lar) adlı şiiri yazan şair Abdurehim Abdullah da tutukladı. Abdullah’ın bu şiirinde geçen “savaşta şehit olanlar / jenglerde shehit ” ifadesi nedeniyle tutuklandığı hemen anlaşıldı. Çin polisi, bu şiiri cihat çağrısı olarak değerlendirmişti. Abdurrehim Abdullah, “Aslında, ben o şiiri gençlere, geçmiş savaşlarda şehit olan atalarımızı, bu savaşların kurbanlarını hatırlatmak amacıyla yazdım. Gençlerin bu savaşların gerçekleştiği günlerde parti verip eğlence düzenlemelerini eleştirmek istedim.” dedi. Fakat tutuklu kalmaktan kurtulamadı. Onu da zindana attılar. Akıbeti bilinmiyor.
Doğu Türkistan (Sincan)daki etnik içerikli övünç ve gurur ifadeleri (devlet sansürcüleri tarafından önceden onaylanmış olanlar bile) aşırı güvenlik uygulamaları kapsamında etnik bölücülük ve İslami aşırılık olarak değerlendirilmektedir. Nitekim Çin polisi, Heyit’in söylediği yüzlerce şarkının içinden bir tek bir cümleyi almış ve onu bir dinî aşırılık ve cihada çağrı kanıtı olarak kullanmıştır.
Abdurrehim Heyit’in tutuklanmasını öğrencilerinden biri, şöyle yorumladı ve tepki gösterdi: “Hocam Heyit’in bestelediği ve yorumladığı şarkıların ve şiirlerin tamamı hükümet tarafından onaylanmış olan şiirlerdir. Bu şiirler, devlete ait yayınevleri tarafından basılmıştır. Şarkıların sözleri ve besteleri yayımlanmadan önce kayıt altına alınmakta ve sonra devletin sansür organları tarafından kontrol edilmektedir. Bu eserlerden, devletin Sansür İdaresi tarafından tekrar tekrar incelendikten sonra yayınlanmasına izin verilenler yayımlanmaktadır. Hocamın bestelediği ve yorumladığı bu metinlerde cihat veya radikalizmi teşvik eden hiçbir şey yoktur. Olması da mümkün değildir. Tutuklanmasının hiçbir dayanağı yoktur. Bu tutuklama tamamen yanlıştır.” Görülüyor ki, Uygurların tarihini ve kültürünü, kahraman Uygur halkının tarihi vizyonunu, anlatan ve nesillere aktaran bu sanatçının Türk dünyasında giderek artan etkisi Çin rejimini korkutmuştur.
Çin kolluk kuvvetleri, ardı arkası kesilmeyen operasyonlarla bölgedeki Müslüman Türklerin günlük hayatını tüm yönleriyle kontrol altında tutmaktadır. Kız çocuklarını Müslüman olmayanlarla ve Çinlilerle evlendirmeleri için Müslüman Türk ailelerine baskı yapılmaktadır. Seyahat ve ticaret özgürlüğü kısıtlanmış; ifade hürriyeti ve sivil toplum kuruluşu oluşturma veya bunlara üye olma özgürlüğü de tamamen ortadan kaldırılmıştır.
Doğu Türkistan (Sincan Uygur Özerk Bölgesi ), şu anda yabancı medyaya tamamen kapalıdır. Dış dünyadan korunan büyük bir güvenlik çemberinin içinde tutulmaktadır.
(Dr. Celal Demir)
(Not: Bu metin, aşağıda verilen kaynak esas olmak üzere diğer kaynaklardan da alınan bilgilere dayanarak yazılmıştır.)
KAYNAK: DÜNYA UYGUR KURULTAYI, “Çin, Doğu Türkistan’da Uygur dutarı’nın kralı Abdurrahim Heyit’i de tutukladı.”, Posted on November 3, 2017, UYHAM, 30.10.2017

Yorumlar
Yorum Gönder