İstanbul
Şairi Ziya Osman Saba, Bâbıâli’de yâd ediliyor
Cumhuriyet devri Türk edebiyatının
sevilen ve unutulmayan şair ve yazarı Ziya Osman Saba, vefatının 62.
Yıldönümünde Bâbıâli Enderun Sohbetleri’nde yâd ediliyor. Yeni Dünya Vakfı
Genel Merkezi’nde gerçekleşecek olan anma toplantısında şairler, şiirlerini
okuyarak Saba’yı anlatacaklar. Kendine özgü bir üslubu, farklı, lirik, özgün ve
naif kişiliği ile hatırlanan Ziya Osman Saba, şiirlerinde, hikâyelerinde ve
denemelerinde İstanbul sevgisini, unuttuğumuz değerleri bize hatırlatan bir
edebiyatçı olarak biliniyor. Katılımın serbest oldğu anma toplantısı, 31 Ocak
Perşembe günü saat 18.00’de başlayacak. Adres: Prof. Dr. Kâzım İsmail Gürkan Caddesi, Nu. 15
Cağaloğlu.
BİR İSTANBUL
EDEBİYATÇISI
Ziya Osman Saba, 30 Mart 1910 tarihinde İstanbul’da doğdu.
Babası Binbaşı Osman Bey, Paris askeri ataşesi idi. Sekiz yaşında iken annesini
kaybetti. Bu kaybın hüznünü hep hissetti ve eserlerine yansıttı. Mütareke
yıllarında yatılı olarak başladığı Galatasaray Lisesi’nden 1931 yılında,
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1936’da mezun oldu. Fakültede
öğrenci iken Cumhuriyet gazetesi
muhasebe servisinde, mezuniyetten sonra da Emlak ve Eytam Bankası’nda çalıştı.
Daha sonra Milli Eğitim Basımevi Tashih Bürosu’nda görev yaptı. Kalp hastalığı
üzerine evine çekilerek Varlık Yayınevi’nin yayın işleriyle meşgul oldu.
Lise öğrenciliği yıllarında şiir yazmaya başladı. İlk şiiri
1927’de Servet-i Fünun dergisinde
yayımlandı. Bu dergide tanıştığı edebiyatçılarla Yedi Meşale topluluğuna katıldı. 1928’de altı lise arkadaşı ile
birlikte (Yaşar Nabi, Sabri Esat, Cevdet Kudret, Vasfi Mahir, Muammer Lütfi,
Kenan Hulusi) Yedi Meşale isimli
ortak kitap yayımladılar. Ziya Osman, kitabın başarısı üzerine Yusuf Ziya
Ortaç’ın desteğiyle çıkarılan ve yayımı sekiz sayı süren aynı isimdeki derginin
kurucu yazarları arasında yer aldı. Ömrü boyunca bu topluluğun şiir anlayışına
bağlı kalan tek Yedi Meşaleci oldu. Yedi
Meşale dergisinin kapanmasından sonra şiirlerini Milliyet gazetesinin edebiyat sayfasında yayımlattı, daha sonra Varlık, Yücel, İçtihad ve Ataç dergilerinde göründü.
Çoğunu hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerinde Batı nazım biçimlerini
kullandı ama muhtevada hep yerli ve millî anlayışa bağlı kaldı. Çocukluk
hâtıraları, ev ve aile sevgisi, yoksullara karşı duyarlılık, küçük
mutlulukların sevinci, Allah’a bağlılık, kadere tevekkül, ölüme rıza ve ölüm
ötesi gibi konuları işledi. Hecenin yanısıra özellikle son dönemlerinde serbest
biçimde ve duru bir dille yumuşak, hüzünlü ve mistik şiirler yazdı.
Hikâyelerinde ise genelde hâtıralarını anlattı. Çok sevdiği dostu Cahit
Sıtkı’nın kendisine gönderdiği mektuplar, 1957’de Ziya’ya Mektuplar adıyla kitaplaştı.
Yedi Meşale’den sonra ilk kitabı olan Sebil ve Güvercinler 1943 yılında
yayımlandı. 1947’de ikinci şiir kitabı Geçen
Zaman Varlık Yayınları arasında çıktı. Bu kitap, şairin Sebil ve Güvercinler kitabındaki
şiirlerle 1943-1946 yılları arasında yazdığı şiirlerin bir araya gelmesinden
oluşuyordu. İlk hikâye kitabı Mesut
İnsanlar Fotoğrafhanesi 1952’de günışığına çıktı. Goncourt Kardeşler’den
roman çevirileri yaptı. 29 Ocak 1957 tarihinde Kadıköy’deki evinde kalp
krizinden vefat etti. 31 Ocak’ta Eyüpsultan’daki aile mezarlığında toprağa
verildi. Kabir yeri bilinmiyor.
Saba’nın Nefes Almak
adlı şiir kitabı ile Değişen İstanbul
adlı hikâye kitabı ölümünden sonra basıldı. Mektupları, sohbetleri ve yazıları
ile röportajları Tahsin Yıldırım tarafından Konuşanlar
Bir Hüzünle Sesinde isimli kitapta toplandı. Hakkında bir biyografi kitabı
hazırlayan Mehmet Nuri Yardım, Ziya Osman
Saba Sevgisi’nde ise hakkında
yazılanları bir araya getirdi. Saba’nın bütün kitapları Can Yayınları’ndan
çıkıyor.



Yorumlar
Yorum Gönder