Bahaeddin Özkişi Bâbıâli’de yâd ediliyor
Hülya Günay (İstanbul)
Türk edebiyatının değerli yazarlarından Bahaeddin Özkişi unutulmuyor. Son yıllarda hayatı, fikirleri ve eserleriyle gündeme gelen romancı ve hikâyecimiz hakkında muhtelif yerlerde anma toplantıları yapıldı, kitaplar yazıldı, tezler hazırlandı. Özkişi, bugünlerde yine sevenleri tarafından hatırlanıyor. 8 Kasım Perşembe günü Cağaloğlu’nda Yeni Dünya Vakfı’nda gerçekleşecek “Bâbıâli Enderun Sohbetleri”nde yazarımızın mistik dünyası ele alınacak. Edebiyatımızın son yıllardaki önemli keşiflerinden biri kabul edilen Özkişi’yi yakınları, dostları, edebiyatçılar ve okuyucuları anlatacak. Katılımın serbest olduğu anma toplantısı, saat 18.00'de başlayacak. Bahaeddin Özkişi’nin bütün eserleri Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanıyor.
TARTIŞMALARIN ODAĞINDAKİ YAZAR
Sokakta adlı romanı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından tavsiye edilinceye kadar Bahaeddin Özkişi sınırlı sayıda entelektüel tarafından bilinen ve okunan bir yazardı. Hakkında düzenlenen toplantılar, yazılan yazılar ve yapılan tartışmalar Özkişi’nin kitaplarına duyulan ilgiyi artırdı.
Özkişi, 1928 Haziranında İstanbul, Fatih’te dünyaya geldi. Ailenin iki kız evlattan sonraki ilk oğludur. Babası Fatih dersiâmlarından Ömer Lütfi efendi, dedesi Manisa ili Demirci ilçesinin büyük nakşî şeyhlerinden Hacı Halid Efendi’dir. Hak âşıklarının toplanma yeri olan evleri Bahaeddin için okuldan önce okul olur. Tasavvuf terbiyesiyle her vak’anın derinindeki hikmetleri kavrayabilmeyi öğrenir. Karagümrük Orta Okulu’nu, Sultanahmet Sanat Enstitüsü’nü okur. Askerlik görevini 1947’de Erzurum’da yapar. Yeşilköy Havaalanı’nda çalışır. Bu arada tanıştığı edebiyat ustaları kendisiyle ilgilenirler. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın evindeki bir sohbette yazdıklarını dinleyen Tanpınar “Devam et evladım. Sen on Sait Faik edersin.” der. O da hikâye yazmaya devam eder. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi kaynak atölye şefi olur. İki yıl Almanya’da kalır. Kaynak Öğretmen Okulu’nu bitirir ve incelemelerde bulunur. Bir yandan yazarken diğer yandan Süheyl Ünver’den tezhip dersleri alır. Cam üzerine tezhip çalışır. Bir yandan da eski İstanbul evlerinin maketlerini üç boyutlu ve dört cepheli olarak yapar. Bu maketlerde yıkılan evlerin ahşap malzemelerini kullanır, mühim teferruatı unutmaz.
1959’da hikâyelerini Bir Çınar Vardı adlı kitapçıkta toplar. Eser, yirmi dokuz kısa hikâye ve bir ithaf yazısından meydana geliyor. 1969’da Fatma Özden Hanımefendiyle evlendikten sonra eşinin teşvikiyle yazmaya devam eder ve yayınevimizdeki bütün kitapları ilk olarak o dönemde neşredilir. 1975 Peyami Safa Roman Yarışması’na katılan yazar Sokakta adlı romanıyla başarı ödülü alır. Arkadan da Göç Zamanı basılır. Vefat ettiği gün satışa arz edilen bu kitap Türkiye Millî Kültür Vakfının başarı ödülüne lâyık görülür ve bu ödül eşine tevdi edilir. 10 Kasım 1975 tarihinde aldığı dâvet üzerine ebed âlemine giden Bahaeddin Özkişi, Edirnekapı Şehitliği Sakızağacı Mezarlığı’nda yatıyor.
Hülya Günay (İstanbul)
Türk edebiyatının değerli yazarlarından Bahaeddin Özkişi unutulmuyor. Son yıllarda hayatı, fikirleri ve eserleriyle gündeme gelen romancı ve hikâyecimiz hakkında muhtelif yerlerde anma toplantıları yapıldı, kitaplar yazıldı, tezler hazırlandı. Özkişi, bugünlerde yine sevenleri tarafından hatırlanıyor. 8 Kasım Perşembe günü Cağaloğlu’nda Yeni Dünya Vakfı’nda gerçekleşecek “Bâbıâli Enderun Sohbetleri”nde yazarımızın mistik dünyası ele alınacak. Edebiyatımızın son yıllardaki önemli keşiflerinden biri kabul edilen Özkişi’yi yakınları, dostları, edebiyatçılar ve okuyucuları anlatacak. Katılımın serbest olduğu anma toplantısı, saat 18.00'de başlayacak. Bahaeddin Özkişi’nin bütün eserleri Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanıyor.
TARTIŞMALARIN ODAĞINDAKİ YAZAR
Sokakta adlı romanı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından tavsiye edilinceye kadar Bahaeddin Özkişi sınırlı sayıda entelektüel tarafından bilinen ve okunan bir yazardı. Hakkında düzenlenen toplantılar, yazılan yazılar ve yapılan tartışmalar Özkişi’nin kitaplarına duyulan ilgiyi artırdı.
Özkişi, 1928 Haziranında İstanbul, Fatih’te dünyaya geldi. Ailenin iki kız evlattan sonraki ilk oğludur. Babası Fatih dersiâmlarından Ömer Lütfi efendi, dedesi Manisa ili Demirci ilçesinin büyük nakşî şeyhlerinden Hacı Halid Efendi’dir. Hak âşıklarının toplanma yeri olan evleri Bahaeddin için okuldan önce okul olur. Tasavvuf terbiyesiyle her vak’anın derinindeki hikmetleri kavrayabilmeyi öğrenir. Karagümrük Orta Okulu’nu, Sultanahmet Sanat Enstitüsü’nü okur. Askerlik görevini 1947’de Erzurum’da yapar. Yeşilköy Havaalanı’nda çalışır. Bu arada tanıştığı edebiyat ustaları kendisiyle ilgilenirler. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın evindeki bir sohbette yazdıklarını dinleyen Tanpınar “Devam et evladım. Sen on Sait Faik edersin.” der. O da hikâye yazmaya devam eder. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi kaynak atölye şefi olur. İki yıl Almanya’da kalır. Kaynak Öğretmen Okulu’nu bitirir ve incelemelerde bulunur. Bir yandan yazarken diğer yandan Süheyl Ünver’den tezhip dersleri alır. Cam üzerine tezhip çalışır. Bir yandan da eski İstanbul evlerinin maketlerini üç boyutlu ve dört cepheli olarak yapar. Bu maketlerde yıkılan evlerin ahşap malzemelerini kullanır, mühim teferruatı unutmaz.
1959’da hikâyelerini Bir Çınar Vardı adlı kitapçıkta toplar. Eser, yirmi dokuz kısa hikâye ve bir ithaf yazısından meydana geliyor. 1969’da Fatma Özden Hanımefendiyle evlendikten sonra eşinin teşvikiyle yazmaya devam eder ve yayınevimizdeki bütün kitapları ilk olarak o dönemde neşredilir. 1975 Peyami Safa Roman Yarışması’na katılan yazar Sokakta adlı romanıyla başarı ödülü alır. Arkadan da Göç Zamanı basılır. Vefat ettiği gün satışa arz edilen bu kitap Türkiye Millî Kültür Vakfının başarı ödülüne lâyık görülür ve bu ödül eşine tevdi edilir. 10 Kasım 1975 tarihinde aldığı dâvet üzerine ebed âlemine giden Bahaeddin Özkişi, Edirnekapı Şehitliği Sakızağacı Mezarlığı’nda yatıyor.





Yorumlar
Yorum Gönder