Aşağıdaki
bilgiler http://www.memocal.com adresindeki web
sitesinden alınmıştır.
TUTUM YATIRIM VE TÜRK
MALLARI HAFTASI
İnsanların parasını, malını
eşyalarını, zamanını ve sağlığını gerektirdiği gibi korumak ve kullanmasına
tutumlu olmak denir. Tutumluluk hiçbir zaman cimrilik demek değildir.
Tutumlu insan eşyasını, malını
düzenli ve temiz kullanır. Zamanını boşuna harcamaz. Kendisine ve çevresine
yararlı işlerle geçirir gününü. Böylece kötü alışkanlıklardan da kurtulur. Mutlu
ve güvenli olur.
Yalnızca kendimize ait olanı değil,
elektriği, suyu, yiyecekleri, okulda kullanılan eşyaları, bize ait olmayan
eşyaları kendimizinmiş gibi özenle korumalıyız. Topluma ve arkadaşlarımıza ait
olan eşyalara zarar vermemeliyiz.
Tutum ve yatırım, ülkeler için de
önemli bir konudur. Çünkü devletler de gelirleriyle giderlerini dengelemek
zorundadır. Bir devlet eğer gelir ve giderlerini iyi ayarlarsa; gelir
kaynaklarını iyi yatırımlarda kullanırsa kalkınır, zenginleşir ve hiçbir devlete
bağımlı kalmaz.
Yurdumuz cumhuriyet döneminde yeni
savaştan çıkmış bir ülke idi. Yurdumuzun her köşesi çok büyük zararlar görmüştü.
Ellerinde bir şeyleri kalmayan halk yoksulluk içerisinde kıvranıyordu. Atatürk
bu duruma çok üzülüyor ve bu durumdaki halka bir şeyler vermek
istiyordu.
Atatürk 1923 yılında İzmir İktisat
Kongresini topladı. Bu kongrede yurdun bağımsızlığının korunması, yerli mallar
üretilmesi ve kullanılması kararlaştırıldı. Dönemin başbakanı İsmet İnönü 12
Aralık 1929 tarihinde T.B.M.M.’de bir konuşma yaptı. Konuşmasında ulusal
ekonomi, yerli malı ve tutumlu olma konularını anlattı.
12 Aralığı kapsayan hafta “Tutum
Yatırım ve Türk Malları Haftası” olarak kutlanmaktadır. Cumhuriyet döneminde
temelleri atılan kendi kendine yeter bir toplum olmadaki ilk adım bugün de devam
etmektedir.
Tutum ve yatırım alışkanlığı küçük
yaşlarda kazanılır. Ders araçlarını, giysilerini, harçlığını tutumlu kullanan
çocuk bu güzel alışkanlığı büyüyünce de devam ettirir. Küçükken boşa akan su
musluğu, gereksiz yanan lambayı kapatan çocuk bu güzel alışkanlığı büyüyünce de
devam ettirir. Okul çağlarında zamanı iyi değerlendirme alışkanlığı kazanan
insan bu huyundan vazgeçmez. O nedenle çocukları küçük yaşlarda tutumlu olmaya
özendirmeliyiz.
Tasarruf yapmak, milli kaynakların
işletilmesi, yerli fabrikalar kurulması, paranın dış ülkelere gitmesini önlemek,
temel tüketim maddelerini öz kaynaklardan karşılamak, ekonomimizi geliştirmek bu
haftanın belli başlı amaçları içindedir.
Okullarımızda 12 – 18 Aralık
tarihleri arasında kutlanan bu haftada tutum, yatırım ve Türk malları hakkında
bilgi verilir. Şiirler okunur, konuşmalar yapılır, skeçler ve oyunlar oynanır.
Yerli mallarımız tanıtılmaya çalışılır.
TUTUM YATIRIM VE TÜRK
MALLARI HAFTASI - KONUŞMA
SEVGİLİ ARKADAŞLAR!
Önce Birinci Dünya Savaşı, sonrada
Kurtuluş Savaşı ülkemizin bütün kaynaklarını tüketmişti. Yeni kurulan Türkiye
Cumhuriyeti Devleti ekonomik yönden çok kötü bir durumdaydı. Sanayi kuruluşumuz
hemen hemen hiç yok, tarıma elverişli alanların ise çok azı ekilebiliyordu.
Tarımla uğraşan köylüler yoksuldu. Hem kaldı ki peş peşe girdiğimiz savaşlar
tarım yapacak genç nüfusu tüketmişti. Bir çok ürünü yabancılardan almak zorunda
kalmıştık.
Bu yokluk günlerinde Atatürk ve
arkadaşları kendi kendimize yetecek bir ekonomiye sahip olma arzusunda idiler.
Yabancı mallar yerine, kendi ürettiklerimizle yetinmenin gereğini halka anlatmak
istiyorlardı. 12 Aralık 1929 günü zamanın başbakanı İsmet İnönü Millet Meclisin
de yaptığı bir konuşmada yerli malının kullanımının öneminden ve tutumlu
olmaktan bahsetti. Okullarımız 1946 yılından itibaren 12 Aralık’la başlayan
haftayı Yerli Malı Haftası olarak kutlamaya başladılar. 1983 yılında bu haftanın
adı Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası oldu.
Bu hafta süresince tutumlu olmanın,
yatırım yapmanın ve yerli malı kullanmanın önemi anlatılır. Aşırı harcamaya
savurganlık, bundan kaçınmaya da tutum diyoruz. Tutumlu olma alışkanlığı küçük
yaşlarda başlar. Paranın kar amacıyla bir mala yatırılmasına ise yatırım denir.
Yabancı mallar alırken verdiğimiz
paranın bir daha geri gelmeyeceğini düşünmeliyiz. Bu nedenle elimizden geldiği
ölçüde Türk Malı kullanmalıyız. Yabancı ülkelere para akışını önlemede, Türk
Malı kullanmanın önemi büyüktür.
Saygılarımla.
(Ev ve Sınıf Etkinlikleri Antolojisi
Kitabı)
TUTUM YATIRIM VE TÜRK
MALLARI HAFTASI - ŞİİRLER
EKMEK
Çiftçi sürer tarlayı,
Sonra eker buğdayı,
Boy verir azar azar,
Saplar gittikçe uzar.
Başaklar olgunlaşır,
İçleri dolgunlaşır.
Yazın artınca sıcak,
Sararır her bir başak.
Biçerler ekinleri,
Şenlenir harman yeri.
Olup bitince harman,
Ayrılır buğday saptan.
Bitmedi işler gene,
Oradan değirmene,
Buğdayı götürürler.
Değirmen taşı döner,
Ezer un yapar bunu.
Fırınlar alır unu,
Su, maya kor yoğurur,
Yapar bir güzel hamur,
Sonra fırına atar,
Pişirir, bize satar.
Güzel kokulu ekmek,
Olmaz seni sevmemek,
Sensin yemeklere baş,
Her yemeğe arkadaş.
Hasan Ali YÜCEL
TUTUMLU ÇOCUK
Damla damla akan sudan,
Koca göller dolup taşar.
Tutumsuzlar kalır yolda,
Tutumlular dağlar aşar.
Biz tutumlu çocuklarız,
Para dolu kumbaramız.
İnsanlar kara günde,
Kimseye el açmamalı.
Çalışmalı, kazanmalı,
Hiçbir işten kaçmamalı.
Biz tutumlu çocuklarız,
Para dolu kumbaramız.
Hakkı SUNAT
MEYVELERİMİZ-YEMİŞLERİMİZ
Portakal
Portakal tatlı serin
Başıdır yemişlerin.
Onda güneşin rengi,
Parlar gibidir sanki.
Elma
Elmayı bilmeyen kim?
Odur, en çok sevdiğim.
Rengi alev kırmızı,
Açar iştahımızı.
Armut
Armudu unutmayın,
Onu da baştan sayın.
Ne güzeldir kokusu,
İçi dolu ballı su.
Üzüm-İncir
Üzümle incir ikiz,
Onlardan vazgeçemeyiz,
Yaz güneşinde olmuş,
İçine şeker dolmuş.
Fındık-Badem-Ceviz
Fındıkla badem, ceviz,
Severek yediğimiz.
Üç arkadaş yemiştir,
Her tadan özlemiştir.
Kestane
Hoş değil mi kestane?
Alırsın tane tane.
Sırtlarını çizersin,
Kızgın küle dizesin.
Pişsin tatlı tatlı ye,
En güzel besin diye. Bütün
meyveler
Bu güzelim meyveler,
Bu güzelim yemişler,
Yurdumuzun malıdır,
Her yiyen kuvvet alır.
Çocuklar
Tutum haftası geldi,
Bizlere neşe verdi.
Yerli yemişlerimiz,
Hep birden dile geldi.
Elma
Amasya elmasıyım,
Meyvelerin başıyım.
Al sarı yanağım var,
Beni yersen kan yapar.
Armut
Ankara memleketim,
Koyu sarıdır rengim,
Isırınca pek yarar,
Yiyenlere can katar.
Üzüm
İzmir’in üzümleri,
Sevilmez mi arkadaş?
İnsanlara pek yarar,
Kurusu var yaşı var.
Fındık
Giresun zengin olsun,
Cebiniz fındık dolsun.
Kırılır çıtır çıtır,
Hem besler, hem ısıtır.
Ceviz
Cevizi de unutma,
Beslenmek zorundasın.
Pestiline sar da ye,
Kuvvet versin diyorsan.
Portakal
Portakal sulu sulu,
İçi vitamin dolu.
Adana, kozan, dörtyol,
Git ağaçtan ye bol bol.
Mandalina
Adımdır mandalina,
Sağlık veririm sana.
Pek sevimli meyveyim,
Bol bol yiyin bakalım.
Nar
Çiçek olur açılırım,
Mercan gibi saçılırım.
Hastaya nar sorulmaz,
Şurubuna doyulmaz.
Kayısı
Malatya kayısısı,
Yemişlerin nazlısı
Pestili de yapılır,
Yiyenler pek bayılır.
Şeftali
Bursa’nın şeftalisi,
Kilodur bir tanesi.
Şeftaliyi kim sevmez,
Tadına doyum olmaz.
Ayva
Sarı sarı rengim var,
Ne güzel de kokarım.
İstersen reçel yap ye,
İstersen kompostomu.
Çocuklar
Kutlu olsun hafta bize,
Meyveler geldi dile.
Hepinizi seveceğiz,
Güzel güzel besleneceğiz.
Kestane
Kestaneyi istersen,
Kavurup da yersin sen,
İstersen suda haşla,
Onun tadı da başka.
İncir
Tatlı Aydın inciri,
Pek güzel iri iri.
Hurma alma, incir al,
Ağzına aksın bal.
TUTUM YATIRIM VE TÜRK
MALLARI HAFTASI - GÜZEL SÖZLER
Ak akçe kara gün
içindir.
Ayağını yorganına göre
uzat.
Damlaya damlaya göl
olur.
Har vurup, harman
savurma.
İşten artmaz, dişten
artar.
Sakla samanı, gelir
zamanı.
Ekmek olmayınca, yemek
olmaz.
Gençlikte taş taşı, ihtiyarlıkta ye
aşı.
Yerli malı Türk’ün malı, her Türk
onu kullanmalı.
Yorumlar
Yorum Gönder