KİTABIN ADI:Toprak Kurşun Geçirmez
KİTABIN YAZARI:Şemsettin ÜNLÜ
YAYIN EVİ ADRESİ:Remzi Kitapevi/Çağaloğlu-İstanbul
BASIM YILI:1988
KİTABIN KONUSU:Halkın 93 Harbi dediği 1877 Osmanlı-Rus
savaşı.
KİTABIN ANAFİKRİ:Her türlü
şartta Türk Askerinin vatan toprağını müdafa edeceği.
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN
DEĞERLENDİRİLMESi:Kitapta olaylar ve şahıslar, kitabın konusu savaş olduğu için
çok ayrıntılı tasvir edilmiş, savaş okuyucunun gözünde canlandırılmıştır.
SAHISLAR:
YUSUF:Esmer yanığı ,uzun boylu, kısık kara gözlü bir kura
eri.
AHMET MUHTAR PAŞA:Ordu komutanı.
BİNNAZ NİNE:Yusuf’un anası.
KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:Kitap tarihi bir kitap
olması ve Türk
Tarihini anlatması
bakımından okunması gereken bir kitaptır.
KİTABIN ÖZETİ:Rusların Türk topraklarına dayanmasıyla
Osmanlı Padişahı’nın emriyle Anadolu’nun herbir yanından insanlar asker
olmuştur.Yusuf’unda içleride bulunduğu üç yüz sekiz kişi savaşmak için yola
döküldüler.Vatanı, milleti, namusu korumak için asker oldular.Yedi gün karlı
yollarda yolculuktan sonra Anadolunun eski bir kenti olan Egin’e
geldiler.Burada dinlendiler.Daha sonra yola çıktılar.Yola çıkışlarının on
sekizinci günü Erzurum’a vardılar.Yusuf’un yola düşmesiyle onun ninesi çok
endişelenir.Çünkü şehirli,kafilenin başına çok kötü şeyler geldiği dedikodusunu
atmıştır.Erzurum Pasinler’e bakan sırtlarda öbek öbek çadırlı ordugahlar
kuruldu. Yurdun dörtbir yanından gelenlerin eğitildiği , giydirildiği yerlerdi
bunlar.Yaşı elliye varmış Erzurum’lular kısacık ömürleri boyunca iki kez savaş
tatmış, şimdi üçüncü kez düşmanın sınırda yurlarını özgürlüklerini elinden
almak için toplandıklarını görüyorlardı.Üç yıl önce sevgi gösterileriyle
İstanbul’a uğurladıkları Ahmet Muhtar Paşa Erzurum’luların gözünde kahraman
gibiydi.Ahmet Muhtar Paşa’nın yeniden ordu komutanlığına atandığını,yolda
olduğunu öğrendiler.Yusuf’la arkadaşları
nisan sonlarında Ardahana vardılar.Bu sırada Rus Kafkas Ordusu dört koldan sınırı geçmiştir.Ahmet Muhtar
Paşa 24 Nisan günü Kars’ta komutanlık karargahının toplantı odasında
paşalardan, müstehkam mevki komutanlardan, kurmaylardan oluşan yirmiden çok
subaya İstanbuldan gelen telgragfı okudu.Bu telgrafta Rusya’nın Osmanlı
Devleti’yle savaşmaya kararlı olduğu yazıyordu.Rusların tek bir amacı vardı
Tuna’yı aşıp Balkanlar’a inmek.Bizim
hedeflerimiz ise kendi sınırlarımızı koruyabilmekti.Kars’ın güneyinden başlayan
düşman ilerleyişinin asıl amacının Erzurum yolu üzerindeki geçitleri gwçirmek
olduğundan kuskusu yoktu Ahmet MuhtarPaşa’nın. Yusuf ve arkadaşları ikinci
nizamiye taburuna katılmışlardı.Yusuf sık sık keşif görevlerine
katıldı. Koyunpınarı mezrasında Yusuf ve Çavuş arkadaşlarıyla keşif için bir
bayırı tırmanıyordu.Çavuş ‘’yatın ulan yatın Ruslar bunlar’’ diye
bağırdı. Bayırn öteki yanuında sel yatağının dirseğindeki pınarın başındaydı
Rus süvarileri.Bir ara Rus süvarileri atlarına doğru ayaklandılar.’’Gördüler
gördüler ‘’ dedi çavuş , tüfegini doğrulttu, başka bir şey söylemeden tetiğe
bastı.Barut sesini ilk kez duyanların yüzü bomboz olmuştu.Taburlar bütün
subayları,erleriyle silah başında bekledi o gece.Yusuf’un Emiroğlu tabyasındaki
haber merkezi geldiğinde Rus saldırıları başlamıştı.Baskına uğrayan Türk
piyadeleri alacakaranlıkta kalabalık düşmanı görünce şaşkınlıktan
kurtaramadılar kendilerini,süngülerin dipçik darbelerinin altında cansız
kıvrılıp kaldılar.Baskıncı düşman piyadeleri ikinci hat siperlerine atıldığı
sıra ‘’silah başına borusu’’ istihkamlar tarafından çalındı.Baskıncıların
verdiği şaşkınlıktan kurtulan Türk taburunun ikinci hattındaki birlikler’’Allah
Allah sesleriyle karşı saldırıya geçtiler.Korkusuzca atıldılar baskıncının
üstüne.Baskıncı düşman piyadeleri yaralılarını ölülerini bırakıp geri
döndüler.bundan yarım saat sonra düşman
topçuları yaklaşık on bin kişi ile ikinci hat mevzilerini ateş altına aldılar.
16 Mayıs’ta Atdahan kalesinin güneydoğu kanadına yapılan Rus saldırısı
kendilerininde beklemediği bir sonuçla sonuçlandı.Albay Kamarov komutasındaki
bir tümen Ardahan’dan güneye Oltu yönünr ilerledi.Rus birliklerinin sınırı
geçtiği Türk topraklarında ilerlemeye başladığı günlerde dost deyip düşmandan
yana çıkmış Ermenilerden üç bin beş yüz
kadarı yollara dökülmüştü.Aylarca çetin iklim koşullarında savaştılar ama savaş
Rusların lehine oldu.Edirne’de imzalanan ateşkesten sonra Rus Ordusunu’nun
büyük bir bölümü İstanbul’un burnu dibine
Ayastafanos’a kadar ilerledi. Ayastafanos Antlası orada silahların
gölgesinde yapıldı.Antlaşmaya göre Romanya ,Karadağ ,Sırbistan üstündeki
Osmanlı egemenlik hakları kaldırıldı. Batum ,Ardahan ,Kars Ruslara bırakıldı.
Yusuf ve arkadaşları ikişer üçer eve döndü. Eve geldiğinde arkadaşları Binnaz
nineye oğlun geldi diye bağırdı.Binnaz nine kapıları ardına kadar açık bırakıp
koşmaya başladı.
‘’Yusuf’um oğlum
yiğidim’’diye oğluna sarıldı.
Yorumlar
Yorum Gönder