KİTAB ADI
: SON YENİÇERİ
YAZAR ADI: REHA ÇAMUROĞLU
YAYIN
EVİ : DOĞAN KİTAP
BASKI : 3. NCÜ BASKI
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ:
1958 Yılında İstanbul doğumlu yazar
Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölüm’nü bitirdi.Çeşitli yayın organlarında
yazarlık ve yöneticilik yapan Çamuroğlu genel olarak zihniyet tarihi özel
olarak islam hetorodoksisi tarihi üzerine çalışmaktadır. Yazar tarihi romanlar
üzerine çalışmakta olup İsmail,Sabah rüzgarı ve son yeniçeri kitaplarını
yayınlamıştır.
KİTAP ÖZETİ
Reha ÇAMUROĞLU tarafından
hazırlanan bu kitapta, Yeniçeri Ordusunun hiyerarşik yapısı, yeniçeri
askerlerinin sosyal yaşamları, 18. yüzyıldan itibaren yeniçeri ordusu içinde
başlayan bozulmalar ve Yeniçeri ordusunun kaldırılıp yerine kurulması düşünülen
Nizami Cedid ordusunun planını öğrenen yeniçerilerin saltanata karşı
düzenledikleri isyanlar anlatılmaktadır.
Kitapta öncelikle,
18nci yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunun Hotin Kalesine düzenlediği bir seferde
esir edilen bir Hıristiyan Rus gencinin devşirilip, yeniçeri askeri
yapılmasından sonra bu gencin Yeniçeri Ordusu içerisindeki yaşamı
anlatılmaktadır. Petru adındaki genç esir olarak İstanbul'a getirildikten sonra
bir yeniçeri ağası olan Arif ağanın yanına yerleştirir. Arif ağanın yanında
belli bir süre İstanbul'a alışan Petru, Müslümanlığı kendi isteği ile kabul
eder, kendisine Abdullah ismi verilir. Arif ağa Abdullah'ı öz erkek evladı
olarak görmektedir ve onu bir yeniçeri olarak yetiştirir. Abdullah'ın yeniçeri
olmasıyla bir yeniçeri olarak yaşadıkları anlatılmaktadır.
Yeniçeriler Osmanlı
İmparatorluğunun yükselme döneminde çok büyük zaferlere imza atmışlardır. Ancak
18nci yüzyıldan itibaren yeniçeri ordusunun disiplini bozulmaya başlamıştı.
Bunun önemli nedenlerinden biri ise, yeniçeri olmak isteyenler işsiz, yeterli seviyede
eğitim almamış bir meslek sahibi olamayan, fırıncı, sandalcı manavcı gibi
kabiliyetleri ile savaş sanatını öğrenmeye pek müsait olmayan kişilerdi. Kanuni
Sultan Süleyman zamanında yeniçerilere türlü yasaklar konulmuştur. Bu yasaya
göre yeniçerilerin evlenmeleri ve diğer ek iş yapmaları yasaktır. 18nci
yüzyıldan itibaren bu yasaklara uyulmamaya başlanmıştır. Yeniçeriler fazla bir
maaş almadıklarından ek iş yapıp ailelerinin geçimini sağlamak zorunda
kalmışlardı. Ordu sefere çıktığında savaşa katılan yeniçerilerin çoğunluğu
geride kalan ailesini düşünür olmuştu.
Artık eskisi gibi
padişah, ordusu ile birlikte seferlere çıkmıyordu, bu da yeniçeriyi motivasyon
bakımından etkiliyordu. Osmanlı İmparatorluğu, ordusunun günün gelişen savaş
tekniklerinden yararlanmasını sağlayamıyordu. Örneğin Rus ordusunun elinde
gelişmiş toplar bulunmaktaydı, yeniçeriler Ruslarla yapılan savaşlarda bu
teknolojik ve savaş teknikleri bakımından mevcut eksikliklerden dolayı çok
büyük kayıplar vermişlerdir. Sarayın savaş meydanındaki kayıplardan dolayı
yeniçerileri sorumlu tutması ve yeniçerilerin yerine yeni ve düzenli ordu kurma
planları yapıldığının duyulması yeniçerileri oldukça huzursuz etmiştir. Bu olay
yeniçerilerin disiplinlerinin daha da bozulmasına sebep olmuş ve saraya karşı
isyan ederek padişahı devirme planları yapmaya başlamışlardı.
Zamanla yeniçeriler
içinde savaşa gidenler ve gitmeyenler diye gruplanmalar ayrışmalar başlamıştır.
Sefere çıkıp yarı yoldan dönen yeniçeriler, iyiden iyiye yeniçerilerin disiplin
bakımından zayıfladıklarını gösteriyordu. Saray aslında savaşta başarılı da
olsa yeniçeriyi istemiyordu. Çünkü en ufak bir vergi artışı yapıldığında ve
malların fiyatlarına zam yapıldığında isyan çıkarmaktaydılar. Ayrıca
yeniçerilerin saltanat sistemini kaldırıp yerine daha modern olan bir sistemi
getirmek istedikleri saray tarafından bilinmekteydi.
1789 yılındaki Fransız
İhtilali ile bütün dünyaya yayılan milliyetçi akımlar ile birlikte Osmanlı
İmparatorluğu içindeki azınlıklar da kendi devletlerini kurma gayreti içine
girmişlerdi. Balkanlarda; Yunanlılar, Sırplar, Bulgarlar isyanlar
çıkarıyorlardı. Yeniçeri ordusundaki disiplin zafiyetleri, bu azınlıkların
çıkardığı isyanların bastırılmasında zorluklar meydana getiriyordu.
Sultan III.Selim
döneminde Nizami Cedid büyük heyecanla ilan edildi. İlk etapta bunların sadece
İstanbul Boğazını korumak amacı ile 12.000 kişilik sayıda bir askeri birlik
olacağı açıklanmıştı. Bu gelişmeler yeniçerileri huzursuzlandırmıştı. 1806
yılının Aralık ayında Rusya'ya harp ilan edildi. Sefere çıkan yeniçerilerden
bir kısmı Nizami Cedid ordusunun kurulmasından rahatsız oldukları için sefere
çıkmayıp geri döndüler. 1821 yılının 21 Nisan gecesi Yunanistan'ın Mora
yarımadasında Rumlar ayaklandılar. Sadece 3 haftada Mora'yı ele geçiren Rumlar
tarafından çok sayıda Müslüman öldürülmüş, işkence ve eziyet görmüşlerdir.
1825'e kadar tüm Osmanlı Memleketleri Rum isyanlarının bastırılabilmesi için
seferber edilmiştir.
15 Haziran 1826 günü
yeni kurulan Eşkinci Ocağı talimlerinde, yeni ocağa Mısır'dan getirilen talim
muallimi, talim sırasında dediklerini yapamayan yeniçerilerin ocağından bir
askeri çok kötü dövmüştü. Bu sırada olayı gören Memiş Başçavuş isimli bir
yeniçeri, Mısırlı talim hocasını bıçaklayarak öldürdü. Bu olay büyük yeniçeri
ayaklanmasını başlatmıştı. O gece Sultanahmet Meydanında büyük yeniçeri
kalabalıkları toplandı. Sekbanı Cedid askerleri ile yeniçeriler o gece
birbirlerine saldırdılar. Sekbanı Cedid ordusu elindeki topçu desteği ile
yeniçerilere büyük kayıplar verdirdiler. Yeniçeriler geri çekilmek zorunda
kaldılar, sağ kalan yeniçeriler Belgrad Ormanına sığındılar. Üç ay ormanda
saklanan yeniçerileri hala tehdit olarak gören Sultan 2nci Mahmud Belgrad
Ormanını ateşe verdirir. Ormana sığınmış olan 3000 civarındaki yeniçeri
gurubundan çoğu bu yangın sırasında ölürler.
ESER HAKKINDAKİ
DÜŞÜNCELER
Tarihimizde önemli
yerleri olan yeniçeriler 2nci Mahmud tarafından tamamen kaldırılmış, yerine
Sekbanı Cedid kuruluştur. Bu kitapta Yeniçerilerin ortadan kaldırılmasındaki
güçlükler açık olarak anlatılmaktadır. Eser Osmanlının hoşgörüsünün,esir olan
bir gencin toplum hayatında yükselişini ve yeniçeri ocağının
inançları,yaşantıları toplum üzerindeki etkilerini dile getirmektedir. Akıcı
bir dille yazılan eseri herkese okumasını tavsiye ediyorum.
KİTAPDA GEÇEN BAŞLICA KİŞİLER
Arif Ağa:
Yeniçeri ocağında bölük komutanı ve sevilen bi kişi
Petru( Sarı Abdulah) Esir Alınan ve daha müslüman olan Rus
genci
Zehra Hanım:Arif Ağa’nın anası.
Abdi Baba:Bektaşi şeyhi
Sabit:Arif Ağanın oğlu ve yeniçeri bölük komutanı
Habib:Sabitin arkadaşı yeniçeri
Kabakçı Mustafa:İsyancı elebaşısı.
Alender Mustafa Paşa:İsyanı bastıran Osmanlı paşası.
Yorumlar
Yorum Gönder