KİTABIN ADI:Solan Umut
KİTABIN YAZARI:Kerime Nadir
YAYIN EVİ VE ADRESİ:İnkılap kitap evi/İstanbul
BASIM YILI:1977
1.KİTABIN KONUSU:Kitapta genç bir kızın hayatında ortaya
çıkan olaylardan bahsetmektedir.
2.KİTABIN ÖZETİ: Romanda
bir genç kızın hayatından bahs ediliiyor.Başka bir söylenişle desek ,bu genç
kızın hayatında baş veren olaylardan
bahs edilmektedir.Olaylar İstanbul’un bir semti olan Tarabya’da
geçiyor.Romandaki bu genç kızın ismi Sitare’dir.
Sıcak bir yaz günü idi.İstinye koynunun durgun sularında
hafif bir iz bırakarak kayan sandal kıyıya yanaşır yanaşmaz Sitare karaya
atladı.Daha sonra sandalcıya para verdikten sonra yola koyuldu.Gideceği yer
Mavi Köşk’te yaşayan bir
profesörün evi idi.Bu profesör Ferruh Tayyip Bey idi.Ona ilgi duyan insanlar
profesörü gazetelerdeki yazısından ve radyodaki konuşmasından
tanıyorlardı.Sitare de bu indanlardan birisi idi.Kendisi profesöre çok
hayrandı.Bu hayranlığından dolayı profesörü sık sık ziyaret eder ve ona olan
bağlılığı gittikçe artardı.Sitare Mavi Köşke yaptığı ziyaretler sırasında
profesörün ailesini de yakından tanımış oldu.
Profesörün büyük oğlu Salim üç seneden beri Fransa’da
tabii ilimler tahsil ediyor.Selim ise daha lisede öğrenci idi.Küçük kızı Belma
da henüz orta okula devam ediyordu.Ferruh Bey’in eşi Fetanet Hanım da kocasını
ve çocuklarını çok seven birisi idi.
Ferruh Bey
de kendisine bu kadar ilgi duyan genç kıza git gide ilgi duymaya
başlıyordu.Zaman geçtikçe Sitare’nin ailesi de profesörün ailesini tanımaya
başlıyor ve zaman zaman karşılıklı olarak bir birlerini ziyaret ediyorlardı.
Profesörün
büyük oğlu Fransa’daki tahsilini bitirdikten sonra ailesine geri dönüyor ve Sitare’nin ablası
olan Cevale ile evleniyor.Böylece iki aile arasında olan bağ daha da
güçleniyordu.Gerçekleşmiş olan bu olay Sitare’nin ağabeyi Cavit’I ve annesi
Behim hanımı çok mutlu etmiştir.Cavit kendisi Hava Kuvvetlerinde subay
idi.Geçirdiği uçak kazasından dolayı yataktan kalkamıyordu.Çok yakın meslek arkadaşı
olan turfut hiç onu yalnız bırakmazdı ve onunla çok yakından ilgilenirdi.
Bu
sıralarda Sitare tahsilini bitirmiş durumdaydı.Evlerine sık sık gelen Turgut
ilk bakışta Sitare’den hoşlanmıştı.Uzun zaman geçmeden Turgut Sitare’ni
ailesinden istemeğe geldi.Bu teklifi Sitare’nin dışında herkes sevinçle
karşıladı.Sitare’nin bu teklifi kabul etmemesinin sebebi profesör Ferruh Bey’e
olan bağlılığı idi.Ondan bir an olsun bile uzakta yaşamak istemiyordu.Sitare
başından geçen bu olayları profesöre anlattığı zaman Ferruh Bey çok
şaşırıyor.Profesör genç kızdan bu teklifi kabul etmesini istiyor.Aynı zamanda
Turgut’un kendisine iyi bir koca olacağını da söylüyor.
Sonunda Ferruh Bey Sitare’yi ikna edebiliyor ve genç kız
üzgün bir şekilde teklifi kabul ediyor.Turgut bu haberi öğrenince çok seviniyor
ve bu sevinci arkadaşı Cavitle de paylaşıyor.
Düğün zamanı geldi ve iki genç
evlendi.Turgut görevini İzmir’de yaptığından dolayı Sitare’yi de oraya götürmek
zorunda idi.Turgut’un ablası onu çok sevdiği için İzmir’de Karşıyaka’daki evini
ona vermiştir.Sitare’yi de o eve götürecekti.Fakat o bu haberi duyunca daha çok üzüldü.Çünkü
Ferruh Bey’den ve İstanbul’dan ayrılmak onun için ıstırap haline
gelmişti.Sitare ne olursa olsun kocasını yalnız bırakmamak için İzmir’e gitmek
zorunda idi.Turgut karısını üzmemek için ve onu mutlu etmek için elinden gelen
herşeyi yapıyordu.Ama yine de karısı İzmir’deki küçük evlerinde bile üzüntüsüne
devam ettiriyordu.Karısının daha fazla üzülmemesi için onu İstanbul’a
gönderiyor.Sitare İstanbul’da evlerine gitmeden önce profesörü ziyaret etmek
için Mavi Köşk’e gidiyor.Fakat Sitare Ferruh Bey’i evde bulamıyor.Profesörün
Mısır’a gittiğini öğreniyor ve çok üzgün şekilde İstanbul’daki evlerine gidiyor
ve Sitare burada birkaç ay hasta kalıyor.Sağlığına kavuşunca İzmir’e geri
dönüyor.Uzun bir süre geçtikten sonraprofesörün eşinin rahmetine kavuştuğunu
öğreniyor.Sitare tekrar kocasından izin alarak İstanbul’a gidiyor ve Ferruh
Bey’in Mavi Köşk’te yalnız kaldığını görüyor.Daha sonra bir biriyle sohbet ediyorlar.Sohbet
esnasında profesör Sitare’yi çok sevdiğini fakat bazen de ona bazı şeyleri
yalan söylediğni söylüyor.Sitare bunları duydukta çok şaşırıyor ve profesöre
artık sizinle sadece arkadaş olarak kalmak istiyorum diyor.Ardından İzmir’e
kocasının yanına geri dönüyor.
3.KİTABIN ANAFİKRİ:
İnsanların birbirlerine ne kadar bağlı olduklarını ve
aynı zamanda kırılgan oldukları kitabın ana düşüncesidir.
4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Profesörün genç kızı kendisine bu kadar bağlaması olumsuz
bir değerlendirmedir.
Tugut’un hal ve hareketi takdire layıktır.
5.KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Kitapta Sitare’nin zayıf bir karaktere sahip olması
okuyucunun dikkatini fazla çekmemektedir.
6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ.
Kerime Nadir ,tam adı Kerime Nadir AZRAK(5 şubat
1917,İstanbul-ö.20 mart 1984,istanbul)Türk romancı.
Bebek
Saint Joseph Sörler Okulu’nu bitirdi(1935);ayrıca özel eğitim gördü.İlk şiir ve
öyküleri 1937’de Servetifünün –Uyanış ve Yarımay dergilerinde yayımlandı.
BAŞLICA YAPITLARI:
Yeşil ışıklar(1937),Hıçkırık(1938),Seven ne
yapmaz(1940),Gelinlik kız(1943),Sonbahar(1958),Solan umut sayılabilir.
Yorumlar
Yorum Gönder