KİTABIN ADI :
Bir Kadın Düşmanı
KİTABIN YAZARI :
Reşat Nuri Güntekin
KİTABIN
YAYIN EVİ VE ADRESİ : Matbaacılar Sitesi
No:38 Bağcılar-İSTANBUL
BASIM YILI :
1990
BİR KADIN DÜŞMANI
Kitap iki
bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Sara’nın babasına ve arkadaşı Nermin’e
yazdığı mektuplardan ikinci bölümde ise romanın ikinci kahramanı olan
Homongolos’un ölmüş olan arkadaşına yazmış olduğu mektuplardan oluşmaktadır.
ROMANIN ÖZETİ
SARA’NIN
MEKTUPLARI
Sara
annesi ile birlikte babasından ayrı İstanbul’da yaşayan genç bir kızdır. Babası
bir paşa olduğu için Erzurum’da görev yapmaktadır. Sara babasının yanında
Erzurum’a İstanbul’un şaşalı yaşantısından kopamadığı için gitmek
istememektedir. Hatta arkadaşının düğününe bile İstanbul’un eğlenceleri
yüzünden gitmek istemez. Sara çok güzel bir kızdır. Kendisi de bu güzelliğinin
farkındadır ve insanların ona karşı olan ilgisi onun çok hoşuna gitmektedir.
Sara Marmara’nın bir kasabasına, dayısının zeytinliğine geziye gider. Bu
kasabadaki insanlar Sara’yı görmek için adeta birbirleriyle yarış ederler. Sara
bu kasabaya çok ısınmıştır burada hep birinci şahıs olarak görülür. İstanbul’da
ikinci olmaktansa burada birinci olmak onun çok hoşuna gider. Sara’nın
dayısının kızı Vesime Remzi adlı bir ziraat müühendisi ile nişanlıdır. Remzi
Bey’in Sara’ya karşı garip bir zaafı vardır. Remzi Bey nişanlısına olan sahte
ilgisiyle Sara’ya adeta meydan okur. Sara ise bunun intikamını Remzi Bey’i
baştan çıkararak alacaktır. Ancak amacı Vesime’nin yuvasının yıkmak değildir.
Bir gün
Sara bir vapur gezisine çıkar. Bu gezide birisini denizde boğuluyor şekilde
görürler ve kaptanı uyarırlar. Kaptan ise bunu umursamaz. Sebebinin ise boğulan
bu kişinin muziplik yaptığını bilmeleridir. Bu kişi Homongolos’un ta
kendisidir. Sara bu kasabada çok eğlenmektedir ve geceleri gündüz etmektedir.
Kasabadan bir saatlik yürüyüş mesafesinde bir spocu gurubunun kampı vardır.
Daha sonraları bu kamptaki erkekler de kasabadaki eğlencelere katılırlar.
Homongolos bu sporcu grubunun lideridir fakat eğlencelere katılmak istemez.
Herkes Homongolos’un nasıl birisi olduğunu çok merak etmektedir ve Homongolos’u
davetlere ve eğlencelere katılması için sporculara ısrar ederler. Sporcularda
onu zorla ikna ederler. Onun davetlere katılmamasının sebebi olarak kadınlardan
kaçtığını ve bir kadın düşmanı olduğunu düşünürler.
Homongolos
Afrika zencileri gibi kısa kıvırcık saçları, çıkık alnı, Japonlar gibi çekik
gözleri olan çok çirkin bir adamdır ve Sara ondan hoşlanmaz. Fakat kızların Homongolos’a karşı meraktan ileri
gelen bir ilgisi vardır. Homongolos’un ise kızların bu ilgisi umurunda bile
değildir. Homongolos’un Sara’ya karşı hiçbir ilgi göstermemesi Sara’yı çok
şaşırtmaktadır. Çünkü Sara ilk defa böyle bir muameleyle karşılaşmaktadır.
Homongolos’un çekingenliği neşeye dönüşür. Fakat onun bayanlara karşı
münasebetsizce konuşmaları insanları rahatsız etmeye başlar. Bayanların ona
karşı ilgisi onlara patavatsızca, küçük
düşürücü ve kırıcı sözler olarak geri gelir. Onu bu münasebetsizliği
dayanılamayacak bir hal alır. Daha sonra özür diler ancak onun bu patavatsızca
ve kırıcı sözlerinin ardı arkası kesilmeyecektir. Sara ise Homongolos’un bitmek
tükenmek bilmeyen terbiyesizliği yüzünden ona büyük bir ders vermek ister ve
onu baştan çıkarmaya çalışır. Sara her fırsatta Homongolos’a yanaşmaya
çalışmaktadır. Homongolos’un kırıcı sözlerinden etkilenmiyormuş gibi yapar. Ona
güler yüz ve sevecenlikle yaklaşarak onu etkilemeye çalışır. Çeşitli
bahanelerle ya da davetlerle onula daha sık birlikte olmaya başlar. Sara Homongolos’u
kendine aşık ederek ondan bir an önce kadınların intikamını almak ve kadınların
zaferini ilan etmek ister. Güzelliğini son derece etkin olarak kullanır.
Sara’nın
kendine karşı çok büyük hayranlığı vardır. Güzelliğine aşırı derecede
güvenmektedir ve asla yaşlanmak istemez. Sara bu amacına ulaşabilmek için
kendisine bazı ortaklarda edinmiştir. Bu ortaklar Homongolos’un Sara ile
birlikte olmasını sağlamakta ve onun hakkındaki raporları Sara’ya
ulaştırmaktadır. Sara amacına ulaştığını yavaş yavaş anlamaya başlamıştır.
Artık Homongolos Sara’ya aşık olmuştur ve Sara artık amacına ulaşmış olduğundan
hiçbir şüphesi yoktur. Sara daha sonra Homongolos’un feci bir şekilde can
verdiği haberini alır.
HOMONGOLOS’UN ÖLMÜŞ ARKADAŞINA MEKTUPLARI
Homongolos’un mektepten tanıştığı ve canından çok
sevdiği Necdet adında bir arkadaşı vardır. Homongolos bu arkadaşı ile mektepte
tanımıştır. Onu mektebin acımasız ortamından korur ve kol kanat gerer.
Mektepteki çocuklar, Necdet mektebe geldiğinde ona dayanılmaz işkenceler
yapmaya başlarlar. O ise çaresizce bu işkencelere boyun eğer. Homongolos ise
mektepte çocukların çok korktuğu serseri bir çocuktur. Homongolos, Necdet’de
kendi geçmişini görür. Necdet gibi kendi de mektepteki çocukların dayanılmaz
işkencelerine maruz kalmıştır. Homongolos bundan kurtulmanın yolunu yalnızca
onlar gibi serseri olmakta bulur. Necdet’i bu durumdan kurtarır. Daha sonra
onunla arasında duygusal bir bağ oluşur. Mektepte olduğu gibi askerde de
birlikte olurlar. Necdet daha sonra serseri bir mayına kurban gider.
Homongolos
gençlik çağlarında arkadaşları gibi kızlarla iletişim kuramaz. Onlarla
konuşamaz. Bunun nedeni, kendinin çok çirkin bir insan olduğuna inanmasıdır. O
yalnızlığı tercih etmektedir. Kendisini insanlar arfasında bir canavar olarak
görmektedir. Bir boks karşılaşmasında kadınların hepsinin diğer boksörü
tuttuğunu farkeder ve her yumruk yemesinde kadınlar çılgınca bağırır. Rakibini
yendiğinde ise kadınlar kendisine nefretle bakar. Homongolos ise bu
çirkinliğinden dolayı kadınların kendisine aşağılayıcı davranmalarındansa
kendisi kadınları aşşağılamayı tercih eder ve kadınlara karşı düşmanlık besler.
Fakat o Sara’ya aşık olur. Sara’nın kendisinin kırıcı sözlerinden ve
patavatsızca konuşmalarından etkilenmemesi ona anlayışlı bir şekild
edavranması, her zaman güler yüz göstermesi onu çok etkiler. Diğer kadfınlar
kendisine nefretle bakarken Sara ise kendisine çok değişik yaklaşmaktadır.
Ancak Sara’yı kendisine layık görmez. ‘İki ayrı cinsten varlığın birbirini
sevdiği grülmemiştir’ demektedir. Homongolos Sara olmadan hayatın çok anlamsız
olduğunu düşünmektedir. Bu dayanılmaz çirkinliği yüzünden de asla Sara ile
beraber olamatyacağını düşünür. Sara’nın gözlerinde başka bir dünyaya baktıktan
sonra çevresindeki şeylerde bir tat bulamaz ve intahar etmeye karar verir.
ROMANIN
ANA FİKRİ
Homongolos
dış görünüşüne göre toplumda kabul göreceğini düşünmektedir. Ancak kişiler
hiçbir zaman dış görünüşüne göre değerlendirilmemelidir. Onların çirkin olması
kişiliklerininde bozuk olduğu anlamına gelmez. Kişi dış görünüşü ile değil de
iç güzelliği ile ön plana çıkmalıdır ve toplumda buna göre saygı görmelidir.
OLAYLARIN
VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Sara
kendini aşırı beğenen ukala bir kızdır. Güzelliğiyle etkileyemeyeceği erkek
olmadığını düşünen bir kızdır. Kendisine karşı büyük bir hayranlık duymaktadır.
Sara güzelliğini kullanarak Homongolos’a kötülük yapmaktadır. Bu yüzden onun
ölümüne neden olur.
Homongolos
çirkinliği sebebiyle içine kapanık davranmakta, kendisini kadınlardan
soyutlamaktadır. Kadınların kendisini küçük görmesindense o kadınları
aşağılayarak bu zaafından kurtulmaya çalışır. Homongolos aslında çok saf ve
temiz birisidir. Çok iyi kalpli birisidir fakat bunu göstermez. Aşkı yüzünden
intihar etmiştir.
ROMAN
HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER
Roman
bence toplumun bir yönden acı yüzünü ortaya çıkarmada büyük bir başarı göstermektedir.
Yazarın akıcı üslubu romanı sıkıcı olmaktan çıkarmış aksine okudukça zevk
alınan bir roman halini almıştır. Kullandığı üslüp herkes tarafından kolayca
anlaşılabilir ve yediden yetmişe herkes bu romanı okuyabilir.
ROMANIN
YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ
REŞAT
NURİ GÜNTEKİN
1889 da
İstanbul’da doğdu. Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi. Liselerde öğretmenlik,
müdürlük, Milli Eğitim Müfettişliği, Paris Kültür Ateşeliği yaptı. UNESKO’da
Türkiye’yi temsil etti. Romanları, hikayeleri, tiyatro eserlerinin yanı sıra
çeşitli çevirileride vardır.
Yorumlar
Yorum Gönder