YAPILARINA GÖRE CÜMLELER
Her cümle bir yargı
bildirir. Ancak bazı cümlelerde birden fazla yargı bildiren unsur bulunur.
Bunlar bazen iki ayrı yüklemle, bazen yan cümleciklerle sağlanır. Cümlenin
yapısına geçmeden önce yapıyı belirleyen temel ve yan cümleleri görelim.
Temel Cümle
Bir cümlenin yüklemi
temel cümledir. Cümlenin bildirmek istediği asıl yargı da bu cümleyle verilir.
Diğer öğeler temel cümleyi açıklayan tamamlayıcı öğelerdir.
Örneğin;
“Akşama geleceğim.”
cümlesinde “geleceğim”
yüklemi temel öğe, “akşama” sözü de onun tamamlayıcı öğesidir.
Yan Cümle
Yan Cümle
Tam bir yargı
bildirmeyen, temel cümlenin bir öğesi durumunda bulunan ve kendi içinde değişik
tamamlayıcı öğeler de alabilen söz öbeğidir.
Yan cümleler iki şekilde
yapılabilir: Fiilimsilerle ve çekimli fiillerle.
Fiilimsilerle
yapılanlar:
Cümle içinde temel
cümlenin bir öğesi olan ya da bir öğenin tamamlayıcısı olan fiilimsiler yan
cümlecik yapar.
Örneğin;
“Öğretmen sınıfa girince
herkes ayağa kalktı.”
cümlesinde “ayağa
kalktı” yüklemdir. “Ne zaman ayağa kalktı?” sorusuna “Öğretmen sınıfa girince”
cevabı geliyor. Cümlede zarf tümleci olan bu öğe “girince” bağfiili üzerine
kuruludur. Görüldüğü gibi fiilimsi, bir öğe durumundadır. Öyleyse zarf tümleci
bir yan cümleciktir.
“Bana fotoğrafını
gönderen okuruma teşekkür ederim.”
cümlesinde ise “teşekkür
ederim” yüklemdir. “Kime teşekkür ederim?” sorusuna “Bana fotoğrafını gönderen
okuruma” dolaylı tümleci cevap verir. Cümlede “gönderen” sıfat-fiilini
görüyoruz. Bu söz “okur” isminin sıfatı durumundadır. Yani dolaylı tümlecin
tamamlayıcı öğesidir. Tamamladığı öğeyle birlikte yan cümle yapmış ve dolaylı
tümleç görevini üstlenmiştir.
“Karadeniz’de denize
fazla açılmak tehlikelidir.”
“Davetime gelmeyişine çok üzüldüm.”
“Onunla nerede
buluşacağınızı biliyor musunuz?”
“Babasını görmeden okuluna gitmezdi.”
“Kapıyı açar açmaz karşımda onu gördüm.”
cümlelerinde altı çizili
söz öbekleri fiilimsiyle yapılan yan cümleciklerdir.
v Çekimli Fiillerle yapılanlar :
Fiilin yüklem olabilmesi
için çekimli olması gerektiğini söylemiştik. Ancak her çekimli fiil yüklem
olmaz, bazen cümlenin tamamlayıcı öğesi olur. İşte bu durumda, yani çekimli bir
fiilin bir öğe olduğu durumda, bu fiil yan cümlecik olur.
Örneğin;
“O da gelirse gideriz.”
cümlesinde “gideriz”
yüklemdir; “O da gelirse” zarf tümlecidir. Bu tümleci oluşturan “gelirse” sözü
“gelmek” fiilinin geniş zamanının şartıyla çekimlenmiştir. Görüldüğü gibi
çekimli bir fiil temel cümlenin öğesi durumundadır ve yan cümlecik
oluşturmuştur.
“O bana, ben de
geleceğim, dedi.”
cümlesinde ise “dedi”
yüklemdir; "ben de geleceğim” sözü ise nesnedir. Bu öğe aynı zamanda
“geleceğim” sözünün çekimli olmasından dolayı bir cümle özelliği de gösteriyor.
Bu yüzden nesne görevindeki bu cümle, bir yan cümlecik oluşturmuştur.
Şimdi cümleleri yapılarına
göre inceleyerek konuyu daha da pekiştirelim.
1. Basit Cümle
İçinde yan cümlecik
bulunmayan cümlelerdir. Bu cümleler tek bir yargı bildirir.
“Bu sıcakta evde
oturulur mu?”
cümlesi basit bir
cümledir. Çünkü “oturulur mu” yükleminden başka yargı bildiren öğe yoktur. Yan
cümlecik kullanılmayan bir cümle basit demektir.
Basit cümle demek, kısa
cümle demek değildir.
“Bahçenin ana
kapısından, üstü başı perişan, zavallı bir adam, elinde eski, yırtık bir
torbayla içeriye girdi.”
cümlesi uzun bir cümledir. Ancak tek bir yargı bildirdiğinden, yani içinde yan cümlecik bulunmadığından basittir.
cümlesi uzun bir cümledir. Ancak tek bir yargı bildirdiğinden, yani içinde yan cümlecik bulunmadığından basittir.
“Kalabalıktan biri
yavaşça kürsüye doğru ilerledi.”
“İri iri şeftalileri
büyük bir zevkle dalından kopardı.”
“Sözlerime içten içe
gülüyorlardı.”
cümleleri yapısına göre
basit cümlelerdir.
2. Bileşik Cümle
Tek bir yüklemi olan ve
içinde yan cümlecik bulunan cümlelerdir. Yan cümlenin özelliğine ve yükleme
bağlanışına göre değişik gruplara ayrılır.
a. Girişik Cümle
Yan cümleciğin fiilimsi
olduğu cümlelerdir.
“Çocukların sağlıklı
büyümesi için gayret gösterilmeli.”
cümlesinde “gayret
gösterilmeli” yüklemdir. Diğer söz öbeği zarf tümlecidir. Bu tümleç içindeki
“büyümesi” isim-fiili yan cümle yapmıştır. Fiilimsi hangi öğe içindeyse, görevi
o öğeyle özdeştir. Bu cümlede zarf tümleci içinde olduğundan kendisi de zarf
tümlecidir.
“Çiçekleri koparan
çocukları sonunda yakaladım.”
cümlesinde “yakaladım”
yüklemdir. “Çiçekleri koparan çocukları” nesnedir. Nesne içindeki “koparan”
sıfat-fiili yan cümlecik yapmış, yan cümleciğin görevi de nesnedir.
“Kimsenin kalbini
kırmadan görevini yaptı.”
cümlesinde “yaptı”
yüklem, “kimsenin kalbini kırmadan” zarf tümlecidir. “Kırmadan” fiilimsi
olduğundan yan cümleciktir.
Bazen yan cümlecik
yüklemin içinde de olabilir.
“Kimsenin bilmediği,
ıssız güzel bir yerdi.”
cümlesi bir sıfat
tamlaması olduğundan, olduğu gibi yüklemdir. Yüklem içindeki “bilmediği”
sıfat-fiili sıfat görevindedir. Yani yüklemin temel unsuru olan “yer” isminin
tamamlayıcı öğesi olduğundan yan cümleciktir.
Bazı cümlelerde ise fiilimsi yüklem görevindedir.
Bazı cümlelerde ise fiilimsi yüklem görevindedir.
“Romancının görevi
okuyucuyu aydınlatmaktır.”
cümlesinde
“aydınlatmaktır” fiilimsisi, temel cümleyi oluşturduğundan cümlede yan cümlecik
yoktur. Cümle basit bir cümledir.
b. Şart Cümlesi
Temel cümleye şart koşan
bir yan cümlecikten oluşan cümlelerdir. Yan cümle daima -se, -sa şart kipiyle
çekimlenir.
“Bir kişi daha olursa
kadroyu tamamlıyoruz.”
cümlesinde
“tamamlıyoruz” yüklemdir. “Bir kişi daha olursa ” öğesi ise şart bildiren yan
cümleciktir.
“Sınava iyi
hazırlanmışsa, onu mutlaka kazanır.”
cümlesinde “kazanır”
yüklemdir, “sınava iyi hazırlanmışsa” öğesi ise temel cümleye şart koşan bir
yan cümleciktir.
Şart anlamı veren her
cümle yapıca şart cümlesi değildir.
“Yarın gelmek üzere
şimdi dağılabilirsiniz.”
cümlesinde şart anlamı
olmasına rağmen cümle yapısına göre şart cümlesi değildir. “Gelmek” sözü
fiilimsi olduğundan cümle girişik bileşik cümledir.
c. İlgi Cümlesi
Çekimlenmiş bir fiilden
oluşan yan cümleciğin, temel cümleye “ki” bağlacıyla bağlandığı cümlelerdir.
Temel cümle çoğu zaman “ki” den önceki öğedir.
“Anladım ki o da beni
seviyormuş.”
cümlesinde “anladım”
yüklemdir. “Neyi anladım?” diye sorarsak “o da beni seviyormuş” sözü gelir; bu
nesnedir. Aslında bir cümle olabilen söz öbeği nesne görevinde kullanıldığı
için yan cümlecik oluşturmuştur. Yükleme “ki” bağlacıyla bağlandığı için cümle
ilgi bileşik cümlesidir.
d. İç İçe Bileşik Cümle
Cümle içinde bulunan
başka bir cümlenin yüklemin bir öğesi durumunda bulunduğu ya da bir öğenin
tamamlayıcısı olduğu cümlelerdir.
“İçeriye girerken
duyduğum, dışarıda bekle, sözü beni korkuttu.”
cümlesinde “korkuttu”
yüklemdir. “Korkutan ne?” sorusuna “dışarıda bekle, sözü” cevap veriyor. Özne
olan bu öğenin içinde bulunan “dışarıda bekle” söz öbeği aslında bir cümle
olabilir; çünkü “bekle”, çekimlenmiş bir fiildir. Cümle olabilecekken temel
cümlenin öğesi durumunda bulunan bu öğe, bir yan cümleciktir.
Cümlenin yüklemine göre
gösterdiği durum da çoğu zaman yapıyla birlikte adlandırılır.
Örneğin;
“Bu konuyu iyi bilmek
çok önemlidir.”
cümlesi yüklem isim
soylu olduğu için isim cümlesi, “bilmek” yan cümleciğinden dolayı bileşik
cümledir. İkisini birden ifade edecek olursak, cümle bileşik isim cümlesidir.
3. Sıralı - Bağlı Cümle
En az iki yüklemi
bulunan cümlelerdir.
Örneğin;
“Kalktı, gitti.”
cümlesinde “kalktı” ve
“gitti” yüklemleri birbirinin öğesi durumunda bulunmayan ayrı yüklemlerdir ve
sıralı cümle oluşturmuşlardır.
Eğer yüklemler
birbirlerine bir bağlaçla bağlanmışlarsa buna bağlı cümle denir.
“Aradım, fakat evde
yoktun.”
cümlesinde “aradım”
cümlesiyle “evde yoktun” cümlesi birbirine “fakat” bağlacıyla bağlanmıştır.
Dolayısıyla bağlı cümle oluşturmuştur.
“Seni çağırdım, çünkü
sana bir haberim var.”
“Mademki sen de gelecektin,
niçin bana haber vermedin?”
“Ne konuyu biliyorsun ne
de öğrenmeye çalışıyorsun.”
cümleleri değişik
bağlaçlarla bağlanan bağlı cümlelerdir.
Sıralı cümlelerde
yüklemlerin ortak öğesi bulunabilir. Bu tür cümlelere bağımlı sıralı cümle
denir.
Örneğin;
“Öğrenciler kitaplarını
aldılar, çantalarına koydular.”
cümlesinde “aldılar”
birinci cümlenin yüklemidir. “Öğrenciler” özne, “kitaplarını” nesnedir. İkinci
cümlenin yüklemi “koydular” dır. Bu cümlenin de öznesi “öğrenciler”; nesnesi
“kitaplarını”dır. Görüldüğü gibi hem “aldılar” hem “koydular” yüklemlerinin
özneleri ve nesneleri ortaktır. Bu nedenle cümle bağımlı sıralı cümledir.
Sıralı cümlede
yüklemlerin hiçbir ortak öğesi yoksa cümle “bağımsız sıralı cümle” adını alır.
“Çocuklar bahçede
oynuyordu; anneleri onları bekliyordu.”
cümlesinde “oynuyordu”
ve “bekliyordu” yüklemlerinin hiçbir ortak öğesinin olmadığını görüyoruz.
Dolayısıyla cümle bağımsız sıralı cümledir.
Yorumlar
Yorum Gönder