KİTABIN ADI
|
SERGÜZEŞT
|
KİTABIN YAZARI
|
SAMİ PAŞAZADE SEZAİ
|
YAYIM EVİ VE ADRESİ
|
BAŞBAKANLIK
BASIMEVİ ANKARA
|
BASIM YILI
|
1984
|
KİTABIN KONUSU:
Evinden
ayrılan küçük bir kızın başından gecen olaylar dramatize edilerek
anlatılmıştır. Kızın başından gecenler oldukça acıklıdır. Uzun bir süre kölelik
hayatı yaşamıştır.
KİTABIN
ÖZETİ:
Evinden ayrılıp bir gemi ile yurdundan uzaklaşan küçük kız, onun gibi başka bir esir kız ile birlikte neresi olduğunu bilmediği bir yere getirilmiştir. Bu kızı bundan sonra birçok sürprizler beklemektedir.
Evinden ayrılıp bir gemi ile yurdundan uzaklaşan küçük kız, onun gibi başka bir esir kız ile birlikte neresi olduğunu bilmediği bir yere getirilmiştir. Bu kızı bundan sonra birçok sürprizler beklemektedir.
İlk olarak kız (henüz bir ismi
yoktur), yaşlı fakat zengin bir kadını yanına ona hizmet etmesi amacıyla
satılmıştır. Küçük kız burada tam bir
esaret hayatı yaşamaktadır. Sürekli olarak buradan nasıl kurtulabileceğinin planlarını
yapmaktadır. Bu evin hanımının yanı sıra hanıma hizmet etmekte olan başka bir
kadın da kıza baskı yapmaktadır. Bu durum kızı yıpratmakta, zaten bir umudu
olmayan yaşamdan onu iyice somutlamaktadır. Bir gün kız bu evden kaçmayı iyece
kafasına taktığı bir anda bir gece yarısı evden kaçar. Çevreyi pek tanımadığı
için saatlerce yürür fakat bir yerede yorgun bir şekilde yere yığılmaktan başka
çaresi yoktur. Yerde kaldığı bölgede bir evin bahçe kapısının önüdür.
Sabah olunca
evin hizmetlilerinden biri kızı farkeder ve onu içeri almak için yaşlı ev
sahibine danışır. Oda bunu çok olumlu bir şekilde karşılar ve hemen yardım
etmek niyetiyle onu yanına alır. İlk olarak karnı doyurulur, güzel bir uyku
çektirirlir. Daha sonra kız kendine gelince ona neler olup bittiği sorulur. Oda
analatır evin hanımı kızın yaşadıklarını duyunca çok üzülür ve ona yardım
edeceğini söyler, kızdabuna çok sevinir. Evin hanımı ona sahibinden izin
alacağını ve artık kendi yanında kalacağını söyler. Bunun için hanımı kızın
kaçtığı eve gider. Ve onu yanına almak istediğini söyler. Fakat kadın bunu onur meselesi yaparak kabul etmez.
Bundan sonra kızda eski evine geridöner. Bu olay kızı çok etkilemiştir. Çünkü
daha önce kaçtığı eve tekrar dönmüştür. Gider gitmez yine hiç hoş olmayan
durumlarla karşılaşmıştır.
Günler böyle
geçip giderken birgün Mustafa bey evin sahibi birkaç yıl önce işlediği bir
hatadan dolayı bir çok borcu olmuştu ve bu borçları ödemek için karısıyla
tartışırdı. Birgün karısıyla beraber kızın satılmasına kara veridler.
Kızın adı
kaçtığı evde hanımın onu çok güzel bulması üzerine ‘dilber’ olarak koyulmuştu.
Bundan sonrada ona ‘dilber’ olarak seslenilmeye başlandı. Dilber kendisi
hakkında satılması kararının alınmasından sonra bir esirciye satıldı. Ve
Dilber’in bütün hayatı bu yönde değişti. Dilber
bundan sonra belli bir süre esir hayatı yaşamıştır. Bu süre içinde bir
çok kendisi gibi esir hayatı yaşamış olan kız arkadaşları olmuştur. Onların
hayatlarını dinledikçe aslında kendi hayatının okadarda kötü olmadığının
farkına varmıştır. Daha nice insanların kendisi gibi cefa çektiğini anlamıştır.
Buradaki bir çok kızın çeşitli meziyetleri vardır. Bir tanesi çok iyi bir
şekilde ud çalmaktadır bu yüzden çoğu yerden çağrılmaktadır. Dilber’de onun
gibi ud çalabilmeyi çok istemektedir.
Dilber’e bir
gün bir talip çıkmıştır, ve Dilber’de o eve gitmek zorunda kalmıştır zaten onun
böyle bir şeyi isteyip istemediği pek önemli değildir, önemli olan bir kaç
kişinin işinin görülmesidir.
Dilber’in gittiği bu evde ona bir esir gibi değil, bir insan gibi
yaklaşılması onu çok etkilemiştir. Evde bir hanımefendi, onun kocası ve onların
tek oğlu olan Celal bey bulunmaktadır. Celal bey aynı zamanda bir ressamdır.
Yaptığı porrelerle ün kazanmıştır. Dilber’i evde görünce o da çok şaşırmıştır.
Çünkü Dilber’i Cleopatra’ya benzetmişti. Celal bey yalnız yaşadığı için kız
arkadaşı ya da sevgilisi yoktur. faKat Dilber’I gördüğü andan itibaren içinde
bir kıvılcım oluşmuştur. İlk zamanlarda Dilber’de buna bir karşılık doğmamış
fakaat günler geçtikçe Dilber’de onaa karşı ilgi duymaya başlayacaktır.
Celalbey Dilber’I boş bulduğu zamanlarda odasına çağırıp onun resimlerini
yapmaya başlamıştır. Kimi zaman nü resimlerinide çalışır. Dilber’in bebeksi
vücudunu gördüğü zamanlarda daha önce hç
yaşamadığı duyguları tadıyordu. Ona her baktığında onun daha değişik bir
güzelliğini yakalıyordu. Günler geçtikçe Dilber zamanının büyük bir kısmını
Celal beyin yanında geçirmeye başlar. Böylelikle Celal beyin Dilber’e olan
aaşkı da diğer ev halkı tarafından da öğrenilir. Bu arada Celal bey açıkça
aşkını Dilber’e de belli etmeye başlar. Dilber bu olaya ilk önceleri çok
şaşırır. Çünkü böyle bir şeye asla imkan vermez. Bunun nedeni de onun esir kız
olmasıdır. Daha ssonraları Dilber de Celaal beye karşılık vermeye başlar.
Günler geçtikçe onlar aşklarını bariz bir şekilde yaşarlar. Evin baahçesinde
yıldızları seyrederler, beraber gezerler. Fakat bu durum Celal beyin annesini
olddukça rahatsız eder ve buna akarşı bir önlem almak ister. Bu beraberliği
bitirmek için Dilberi Celal beyin evde olmadığı bir zamanda bir esirciye satar.
Tabii Dilber’in yapacak birşeyi yoktur.
Celal bey daha sonra eve döner ve ilk olarak Dilber’in nerede olduğunu
sorar önce bunu öğrenemesede daha sonra
öğrenir fakat onu bütün aramalrına rağmen bulamaz. Bundan sonraki bütün hayatı
boyunca oda Dilber’de mutlu olamaz.
Bundan sonra ikiside hiç mutlu olmadığı gibi bu olay
biçare dilberi intihara kadar sürükler bu yaptıklarına Celal bey’in aileside
çok pişman olur ama yapabilecek bir şey yoktur.
KİTABIN ANA
FİKRİ:
Kitabın ana fikri evinden ayrılan bir
insanın başına her zaman hertürlü kötülüğün gelebileceği bunlardan kurtulma
yolununda sadece kendi elinde olduğu kimseden yardım alamayacağı tek başına
kalacağı.
KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ
GÖRÜŞLER:
Kitap çok ağır bir dille yazılma mıştır fakat ara ara anlaşılamayan sözcüklere rastlanabilir yinede kitap bize kölelik hayatından bahsettiği ve bilgilendirdiği için oldukça önemli bir kaynak niteliğindedir ve yararlanabilecek seviyededir. Bence kitap herkes tarafından beğeniyle okunabilir. Oldukça sürükleyicidir.
Kitap çok ağır bir dille yazılma mıştır fakat ara ara anlaşılamayan sözcüklere rastlanabilir yinede kitap bize kölelik hayatından bahsettiği ve bilgilendirdiği için oldukça önemli bir kaynak niteliğindedir ve yararlanabilecek seviyededir. Bence kitap herkes tarafından beğeniyle okunabilir. Oldukça sürükleyicidir.
Yorumlar
Yorum Gönder