ORHAN SEYFİ ORHON
23
Kasım 1890 doğumlu olan Orhan Seyfi Orhon Beş Hececi Şairler’in yaşça en
büyüğüdür. Önce Mercan İdadisi’ ni (1909), ardından Hukuk Fakultesi’ni
bitirmiş; kısa bir memurluk hayatından sonra gazetecilik ve öğretmenlik yapmaya
başlamıştır. Zonguldak 81946-1950) ve İstanbul (1965-1969) milletvekilliği
görevlerinde bulunmuştur.
Milliyet, Tasvir-i efkar, Cumhuriyet, Ulus,
Zafer, Havadis ve Son Havadis gazatelerinde
fıkra yazarlığı başta olmak üzere, çeşitli sahalarda kalem oynatan
sanatçı, edebiyatımızdaki asıl ününü ve kalıcılığını şiirleriyle yakalamıştır.
İlk şiirlerini aruz ölçüsüyle yazan şair, bu şiirleri "Fırtına ve
Kar" adlı kitabında bir araya getirerek yayınlamıştır. Daha sonra devrin
şiir anlayışı gereği, hece ölçüsüyle şiir yazmaya başlayan sanatçı, bu sahada
oldukça önemli bir başarı sağlamış ve bu şiirlerini "Gönülden Sesler"
ismiyle yayınlamıştır. "Gönülden Sesler" aynı zamanda, Orhan
Seyfi'nin edebiyat ve sanat dünyasındaki ününü de duyuran kitaptır. Şairin
edebiyat dünyasındaki kalıcılığını, hattâ yok olmamasını ve unutulmamasını
sağlayan şiirler, "Gönülden Sesler"deki bu, hece ölçüsüyle yazılmış
sevgi ve aşk şiirleridir.
Sanatçı bu başarılı çıkışından sonra çeşitli
nedenlerle şiirden uzaklaştır. Tekrar dönmek istediğindeyse zaman ise, artık
her şey için çok geçtir. Aruz ölçüsüyle yazdığı "Kervan"daki Şiirler
de, yine aruz ölçüsüyle yazdığı en son şiirleri olan "İşte Sevdiğim
Dünya"daki şiirler de, gereken ilgiyi görmez. Şâir bu son denemelerinden
sonra, şiiri bırakır. Hayatına çeşitli gazetelerde köşe yazarı olarak devam
eder. 22 Ağustos 1972'de "Son Havadis"te köşe yazarı iken bir kalp
krizi sonucu vefat eder.
Orhan Seyfi, edebiyatımızda "Hecenin Beş
Şairi"nden biri olarak, başarıyla kaleme aldığı sevgi ve aşk şiirleriyle
tanınmış ve kalıcı olmuştur. Onun şiirlerinde kadın, belki de en vazgeçilmez
ilham kaynağı ve hareket noktasıdır.
Şairin şür sahasındaki bir başka başarılı
cephesi de Fiske takma adıyla yazdığı mizah ve hiciv şiirleridir. Sanatçı, bu
şiirlerinde çok etkili esprili bir dil kullanmış, sahasında gerçekten başarılı
ürünler vermiştir.
Şairin dili kullanmada çok hassas ve
mükemmeliyetçi olduğu söylenemez. Eselerinde bireysel duyguları işlemiş,
ahenkli ve zarif şiirinde sade, akıcı ve temiz bir Türkçe kullanmaya gayret
etmiştir. Özellikle "Gönülden Sesler"deki şiirlerinde başarılı ve
kendine has, özgün bir üslûp yakalayabilmiştir.
ESERLERİ
Şiir
Kitapları
Fırtına Ve Kar (1919)
Peri Kızı İle Çoban Hikayesi
(1919)
Gönülden Sesler (1922)
O Beyaz Bir Kuştu (1941)
Kervan (1964)
Roman
Çocuk Adam (1941)
Mizah-Hiciv
Hikayeleri
Asri Kerem (Destan,1942)
Makaleleri
Dün Bugün Yarın (1943)
Fıkraları
Kulaktan Kulağa (1943)
ANADOLU TOPRAĞI
Senelerce sana hasret taşıyan
Bir gönülle kollarına atılsam
Ben de bir gün kucağında yaşayan
Bahtiyarlar arasına katılsam.
En bakımsız en kuytu bucağın
Bence ‘İrembağı’ kadar güzeldir.
Bir yıkılmış evin, harap ocağın
Şu heybetli saraylara bedeldir.
Kadir mevlam eğer senden uzakta
Bana takdir eylemişse ölümü,
Rahmet etmem bu yabancı toprakta
Cennette de avutamam gönlümü
Anladım ki: sende gençlik, şeref, şan.
Asıl şeymiş şu yalancı dünyada,
Hasretinle yadellerde dolaşan,
Hızır bulsa, yine ermez murada.
Yalnız senin tatlı esen havanda
Kendi milli gururumu sezerim.
Yalnız senin dağında, ya ovanda
Başım gökte, alnım açık gezerim.
“Hürüm” derim, eskisinden daha hür
Zincirle bağlansa da ayağım;
Şimdikinden daha ferah görünür
Zindanında olsa bile durağım.
Bir gün olup kucağına ulaşsam
Gözlerimden döksem sevinç yaşını.
Bayrağımın gölgesinde dolaşsam
Öpsem, öpsem toprağını, taşını...
ORHAN SEYFİ ORHON
23
Kasım 1890 doğumlu olan Orhan Seyfi Orhon Beş Hececi Şairler’in yaşça en
büyüğüdür. Önce Mercan İdadisi’ ni (1909), ardından Hukuk Fakultesi’ni
bitirmiş; kısa bir memurluk hayatından sonra gazetecilik ve öğretmenlik yapmaya
başlamıştır. Zonguldak 81946-1950) ve İstanbul (1965-1969) milletvekilliği
görevlerinde bulunmuştur.
Milliyet, Tasvir-i efkar, Cumhuriyet, Ulus,
Zafer, Havadis ve Son Havadis gazatelerinde
fıkra yazarlığı başta olmak üzere, çeşitli sahalarda kalem oynatan
sanatçı, edebiyatımızdaki asıl ününü ve kalıcılığını şiirleriyle yakalamıştır.
İlk şiirlerini aruz ölçüsüyle yazan şair, bu şiirleri "Fırtına ve
Kar" adlı kitabında bir araya getirerek yayınlamıştır. Daha sonra devrin
şiir anlayışı gereği, hece ölçüsüyle şiir yazmaya başlayan sanatçı, bu sahada
oldukça önemli bir başarı sağlamış ve bu şiirlerini "Gönülden Sesler"
ismiyle yayınlamıştır. "Gönülden Sesler" aynı zamanda, Orhan
Seyfi'nin edebiyat ve sanat dünyasındaki ününü de duyuran kitaptır. Şairin
edebiyat dünyasındaki kalıcılığını, hattâ yok olmamasını ve unutulmamasını
sağlayan şiirler, "Gönülden Sesler"deki bu, hece ölçüsüyle yazılmış
sevgi ve aşk şiirleridir.
Sanatçı bu başarılı çıkışından sonra çeşitli
nedenlerle şiirden uzaklaştır. Tekrar dönmek istediğindeyse zaman ise, artık
her şey için çok geçtir. Aruz ölçüsüyle yazdığı "Kervan"daki Şiirler
de, yine aruz ölçüsüyle yazdığı en son şiirleri olan "İşte Sevdiğim
Dünya"daki şiirler de, gereken ilgiyi görmez. Şâir bu son denemelerinden
sonra, şiiri bırakır. Hayatına çeşitli gazetelerde köşe yazarı olarak devam
eder. 22 Ağustos 1972'de "Son Havadis"te köşe yazarı iken bir kalp
krizi sonucu vefat eder.
Orhan Seyfi, edebiyatımızda "Hecenin Beş
Şairi"nden biri olarak, başarıyla kaleme aldığı sevgi ve aşk şiirleriyle
tanınmış ve kalıcı olmuştur. Onun şiirlerinde kadın, belki de en vazgeçilmez
ilham kaynağı ve hareket noktasıdır.
Şairin şür sahasındaki bir başka başarılı
cephesi de Fiske takma adıyla yazdığı mizah ve hiciv şiirleridir. Sanatçı, bu
şiirlerinde çok etkili esprili bir dil kullanmış, sahasında gerçekten başarılı
ürünler vermiştir.
Şairin dili kullanmada çok hassas ve
mükemmeliyetçi olduğu söylenemez. Eselerinde bireysel duyguları işlemiş,
ahenkli ve zarif şiirinde sade, akıcı ve temiz bir Türkçe kullanmaya gayret
etmiştir. Özellikle "Gönülden Sesler"deki şiirlerinde başarılı ve
kendine has, özgün bir üslûp yakalayabilmiştir.
ESERLERİ
Şiir
Kitapları
Fırtına Ve Kar (1919)
Peri Kızı İle Çoban Hikayesi
(1919)
Gönülden Sesler (1922)
O Beyaz Bir Kuştu (1941)
Kervan (1964)
Roman
Çocuk Adam (1941)
Mizah-Hiciv
Hikayeleri
Asri Kerem (Destan,1942)
Makaleleri
Dün Bugün Yarın (1943)
Fıkraları
Kulaktan Kulağa (1943)
GELDİĞİN GÜNÜN HATIRASI
Sana nasıl anlatılır
Sensiz
hayatın boşluğu,
Bir zindanın ağır
ağır
Çöker üzerime
loşluğu.
Dünya her mihnete
bedel
Sen olduğun için
güzel
Hayat, hayal, ümit,
emel
Senden alıyor hoşluğu.
Arıyorum seni uzak
Bir şehirde
sallanarak
Hala geldiğin günün
bak
Üzerimde sarhoşluğu.
TEREDDÜT
Sarahaten, acaba,
söylesem darılmaz mı?
Darılmak adeti, bilmem
ki çapkının naz mı?
Desem ki: 'Ben,
seni...' ,yok, dinlemez ki, hiddet eder!
Niçin? Bu sözde ne var?
Sanki hiddet etse ne der?
Desem ki: 'Ben, seni
pek...' Ya kızar, konuşmazsa?
Derim: 'Bu çektiğim
insaf edin, eğer azsa...'
Desem ki: 'Ben, seni
pek çok...' hayır, kızar bilirim,
Tereddütüm acaba
hiddetinden az mı elim?
Desem ki: 'Ben, seni
pek çok...' Sakın gücenme emi,
Sakın gücenme, eğer
anladınsa sevdiğimi…
Yorumlar
Yorum Gönder