|
KİTABIN ADI
|
Lider ve Demagog
|
|
KİTABIN
YAZARI
|
Şevket Süreyya AYDEMİR
|
|
YAYIN EVİ VE ADRESİ
|
Remzi Kitapevi
A.Ş.Selvili Mescit Sok.No.:3 / 34440Cağaloğlu / İSTANBUL
|
|
BASIM TARİHİ
|
Eylül 1997
|
|
KİTABIN
YAYIM MAKSADI
|
Türkiye’de uzun
yıllar boyunca temelde değişiklikler olmadığını görüpte karamsarlığa
düşenlere; Türk milletinin büyük önderi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yolunda
yürüyerek yeni ufuklara ve modern türkiye’ye ulaşılabileceğini anlatmaktır.
|
KİTABIN ÖZETİ
:
LİDER VE
DEMAGOG :
Lider,
bir önder şahsiyettir. Demagog ise liderin taklitçisi, siyaset adına oyun
bozanlık yapan sahtecisidir. Bu sahtekarlar, eğitimden yoksun yada eğitimi
yetersiz ülkelerde hiçbir vicdan sorumluluğu duymadan halk önünde esen rüzgara
göre konuşan, kendine geçer akçe saydığı ucuz sloganlarla halk önünde
düzenbazlık yapanlardır. Örneğin; bizdeki din ticaretini ustaca yapanlar
Demagoglardır. Onlar eyyamcı, günün ve değişen rüzgarların karaktersiz
adamlarıdır. Önder şahsiyet olan lider ise kendisine Tanrı’nın sunduğu
kabiliyetlerle beraber ömrü boyunca edinilen kültürlerin, yaşanılan
tecrülererin bir ürünüdür.
Lider
kendini bildiği gibi, hem içinden geldiği toplumu, hemde dünyanın gidişini
gerçek durum ve sorunlarıyla bilir. Bu husus onu macera atılımları ve demagojik
akımlardan korur. Liderde eylem ve bilgi disiplini vardır. İşte bu disiplin
onun karakterini oluşturur. Bu karakter, hem onu güçlendirir hemde inanılan ve
önder bir insan yapar.
Ülkemizde
bugün için demagoglar sahnededir. Ancak bunlar yalnız değildir. Halkın
sağduyusu ve yetişmekte olan aktif çocuklarımız oyunları bozabilecektir. Bugüne
bakıpta ümitsizliğe düşülmemelidir, çünkü ümitsizliğe düşeceğimiz gün, iç ve
dış düşmanlarımızın beklediği gündür.
(Makale 30 EYLÜL 1974’de
Cumhuriyet Gazetesinde yayımlanmıştır.)
FİKİR ATATÜRKÇÜLÜGÜ VE KELİME ATATÜRKÇÜLÜĞÜ
:
Fikirlerin
ve doktrinlerin büyük talihsizliği, bir gün gelip kelimeleşmeleridir. İnsanlığa
yeni fikirler getiren ve yeni doktrinleri veren düşünür ve önderlerinde bir gün
gelip donmuş putlar haline sokulmalarıdır.
Şimdi
Türkiyemizde fikirleri ve doktrinleri kelimeleştirme, fikir ve doktrinlerin
önderlerini put haline getirmenin büyük gayretleri ile karşı karşıyayız. Bu
çabalar ulu önder Atatürk’e yöneliyor. Dikkat etmeliyiz ki Atatürkçü fikirler,
kelime Atatürkçülüğüne dönüştürülmeye çalışılıyor. Bilgisizlik, tembellik veya
taassup yüzünden ne Atatürk’ü nede Atatürkçülüğü dondurmaya hakkımız yok. Biz
asıl Atatürk’e yönelelim. Yalnız sözde kalan şekil ve suret haline getirilmiş
Atatürk’e değil hakiki, yaşayan ve uzun süreli ilkeler koyan Atatürk’e…Çünkü
hakiki Atatürkçülük; sadece O’nun adını haykırmak değil, Onu anlamak, izah
etmek ve savunmaktır.
(Makale 24 OCAK 1962
tarihinde Yön Dergisinde yayımlanmıştır.)
KEMALİZM ORTA MALI DEĞİLDİR :
Ne
liberalizm, ne sosyalizm, yalnız Kemalizm diyerek Atatürkçülüğü kendi
maksatlarına uygun kullanmak isteyen menfaat gruplarının dikkati çekilerek,
Atatürk’ün mirasının ortalık malı olmadığı, Kemalizmin ise bir eskici
dükkanından kiralanan, kırk kalıba uydurulmuş bir elbise gibi, her boya, her
boyaya uysun diye çekilip çekiştirilecek bir sahipsiz mal olmadığı
vurgulanmaktadır.
( Makale 11 NİSAN
1962’de Yön Dergisinde Yayınlanmıştır.)
ARTIK DEVLETÇİLİK YETMEZ :
Türkiye’de
devletçilik öldü diyen bir kısım siyasiler ve müteşebbisler; Atatürk’ü
devletçiliğe mevbur eden tarihi, siyası, iktisadi zorlukları, yani tek kuruş
sermaye yardımı görmeyen 1922-1929 Türkiye’sini bilmiyorlar. Atatürk’ün elinde
doğan devletçilik kimlerin elinde ölüyor. Ancak yanlış olan bir husus var;
devletçilik ne ölmüş, nede öldürülmüştür. 1945-1950 arasınad ihmal ve inkar
1950-1960 yılları arasında ise soysuzlaştırılmıştır. 27 Mayıs’tan sonrada
uyuşturulmuştur. Şimdi ise kansız ve hastadır ama yaşamaktadır
Bu
gün için eski devletçilik yetmeyecektir. Her sahayı içine alan özel teşebbüse
yer veren, yalnız iktisadi bir devlet işletmeciliğinden çok, milli hayatın
içinde sosyal bir düzen olacaktır.
(Makale 12 EYLÜL 1962’de
Yön Dergiside Yayımlanmıştır.)
İNKAR EDİLMEK KAHRAMANLARIN KADERİ :
Mustafa
Kemal Atatürk dünyaya gelmiş en büyük liderlerden biridir. Bize bıraktığı
değerler ve müesseseler sayesinde Cumhuriyeti yaşıyoruz. Cumhuriyeti bize
emanet eden bu lidere yapılan saldırılara karşı tek bir vücut halinde; duyarlı
ve ilgili olmamız gerekmektedir. En önemli görevimiz budur. Kahramanlar daima
yaşatılmalıdır.
(12 NİSAN 1970’de
Cumhuriyet Gazetesinde Yayımlanmıştır.)
KIYAMET ALAMETLERİ :
Kıyamet
dağların, taşların devrilmesi, dünyanın parçalanması demek değildir. Kimi
ülkelerde sınıflar dolarken, ders saatlerinde kahvehaneler dolarsa, oralarda
kitaplıklar çalışırken bizde boş kalırsa, oralarda kafaların içi olgunlaşırken
bizde kafaların dışı saç sakal oyunları ile çirkinleştirilir ve değerli
zamanlar yağmaya verilirse işte o zaman kıyamet kopmuştur.
(Makale 03 EYLÜL 1974’te
Cumhuriyet Gazetesinde Yayınlanmıştır.)
ARTIK BİRAZ DİSİPLİN :
Demokrasi,
bir halk eğitimi işidir. Eğitim eğer yetersiz ise, o rejimde demokrasi adına ya
demagog, yada halktan kopmuş laf ebesi politikacılar konuşur.
Ülkenin
ürettiği temel ürünlerin dışardan ithal edilmeye başlanması, ihrac edilen
mallardan elde edilen gelirlerin petrol ödemelirine harcanması iktisadi
tutsaklığın ta kendisidir. Bu olayların düzeltilip, disiplin altına alınması
gerekmektedir. Bu da elbet hükümet denilen kuruluşun, her alanda haysiyet ve
itibarını kurmak, korumak ve yerleştirmekle olur. Daha önceden gelen
aksaklıklar, yetersizlikler olabilir. Ama bunlar ciddi bir devlet anlayışı ve
gerçek bir devlet adamlığının “irade “ ve ileri görüşlülüğü ile, elbette ki
düzeltilebilir. Bu koşul disiplinle olacaktır.
(Makale 11 KASIM 1974’de
Cumhuriyet Gazetesinde Yayınlanmıştır.)
KAPTANLAR KAVGADA :
Devletin yaşantısında itici güç olacak yerde
fren olmak durumuna düşülürse o rejimre bir düzensizlik ve şüphe pekala mümkün
olacaktır.
Şu an Milli iradeyi
temsil eden şahısların kaprisleri, şahsi yetersizlikleri, nazları ve afolunmaz
hataları düşündürücüdür. Artık bir Milli seferberlik lazım, milletin duyduğu
tedirginliği ortadan kaldırmak gerekmektedir. Buda parlamento sayesinde olacaktır.
Parlamentonun içinde bulunanlar kaprislerini bırakmalı, çelişme ve dalaşma
yerine sorunlara çözüm bulmalıdırlar.
(Makale 09 ARALIK
1974’de Cumhuriyet Gazetesinde Yayınlanmıştır.)
DOĞUM AĞRISI MI TÜKENİŞ Mİ ?
Milletçe yeniden uyanış,
yeniden bir doğuş, yeniden bir düzenleme sağlayacak, laf ebeliği yapmayan, yeni
insanlara, gerçek aydınlara gereksinim vardır.
Bugün
memleketimizde, kavramlar öyle karışmış, akımlar öyle soysuzlaşmış ve adına
politika denilen sefaletle, politikacı denilen şaşırmış insanlar öylesine
birbirine girmiş, öylesine itibarsızlaşmışlardır ki, bu durumu Bizans’ın son
günlerine benzeten yazarlar bile görülmüştür. İşte bu durum içerisinde;
Milletçe yeniden uyanış,
yeniden bir doğuş, yeniden bir düzenleme sağlayacak, laf ebeliği yapmayan, yeni
insanlara, gerçek aydınlara gereksinim var.
(Makale 22 MART 1976’da
Cumhuriyet Gazetesinde Yayımlanmıştır.)
SONUÇ :
A.
KİTABIN ANA FİKRİ :
Yazar Şevket Süreyya AYDEMİR, “Lider ve
Demagog” isimli eserinde Türkiye Cumhuriyetinin, kuruluş yıllarından bu yana;
büyük önder Atatürk ve Türkiye tarihindeki çatışmaları inceleyip bunlara ışık
tutmaya çalışmıştır.
Yazar, eserinde; Türkiye
Cumhuriyeti’ni bekleyen tehlikeleri ve tehditleri irdelemiş; zamanın
aydınlarına ve gençlerine düşen görevleri açıklamış ve toplumu bu konularda
uyarmıştır. Parlamenter sistem içindeki parçalanmaları, ileride kurulabilecek
hükümetler açısından çıkabilecek tehlikeleri göz önüne sermiştir. Bunun yanında
demokrasi rejimini bekleyen tehkileri de eserinde açıklamıştır.
Şevket Süreyya AYDEMİR’e
göre gerçek aydın; hem bilginin ve fikrin bayrağını yüceltir, hem de çağdaşlık
ve milliyetçiliğin tohumlarını ülkemizde filizlendirebilir.
B. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :
Eser; yeni nesile
Cumhuriyet ve demokrasiye kasteden tehlikeleri ve kurtuluş yollarını
göstermektedir. Bu anlamda yeni nesile görevi hatırlatılmakta ve bu konuda
ayrıntılı bilgi verilmektedir.
C. KİTAP
HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :
Kitap, yazarın 1960 ve
1970’li yıllar arasındaki dönemden günümüzü görebilmesi, geçmişten bu güne
tehditleri ortaya koyması açısından ilginçtir. TSK.personeline tavsiye
edilebileceği değerlendirilmektedir.
Yorumlar
Yorum Gönder