|
KİTABIN ADI
|
Gulyabani
|
|
KİTABIN YAZARI
|
Hüseyin Rahmi Gürpınar
|
|
YAYINEVİ VE ADRESİ
|
Ankara Cad. 31/2 Çağaloğlu-İstanbul
|
|
BASIM YILI
|
Ocak 1995
|
1. KİTABIN KONUSU :
Yazar cin,peri ve gulyabani gibi
boş inancların nasıl kötüye kullanılarak saf ve namuslu insanların
kandırıldığını anlatmıştır.
2. KİTABIN ÖZETİ :
Hoppaca bir kız olan Munise
çok güzel bir kızdır. Annesi ve babası o
daha gençken ölür.Komşuları Munise’yi
geyindirip,geçindirir ve çehiz vererek onu birisiyle evlendirirler. Fakat
Munise kocasıyla pek anlaşamaz ve bir gün kocası evde yokken kaçar. Daha sonra
ana dostu olan Ayşe Hanım adlı bir kadın onu bulur ve ona onun hizmetçilik
yapabileceği iyi ve namuslu bir yere götüreceğini söyler. Ama Ayşe Hanımın
Munise’ye bir tafsiyesi vardır. O da şudur ki; Eğer oradakalıp iyi para
kazanmak ve daha sonra kendine iyi yuva kurmak istiyorsa orada olup bitenleri
kimseye söylemeyecek ve bunlara tepki vermeyecekti. Munise bu fikre evet
der.Ayşe Hanım Munise’yi bir dağın
tepesindeki köşke götürür. Burada onları Çeşmifelek Kalfa ve Ruşen adlı iki
hizmetçi karşılar. Daha sonra Ayşe Hanım Munise’yi burada bırakıp gider. Munise
bu köşkün garipliklerine şaşıp kalır. Çünki gelirken onları buraya getiren
arabacını konuştuğu cin,per ve gulyabani muhabbetine inanamayan Munise, bunlara
inanmaya başlar. Munise Ayşe Hanımın onu buraya büyük bir bahşiş karşılığında
getirdiğini bu zaman anlar ve kafasına vurur. Gitmeye çalışır fakat ona buraya
gelen insanların bir daha geri dönemeyeceğini söylerler. Munisenni getirildiği
köşkün her tarafında her gece cinler,periler dolaşır.Bunlardan en korkuncu ise
Gulyabani’dir. Cinler ve Periler her gece bu köşkün etrafına gelip odalara
girerek abuk subuk sesler çıkarır ve Muniseye saldırırlar. Muniseyse ona
verilen tafsiyeler göre hareket ederek sesini çıkarmaz bu da benim kaderimdir
der. Bir gün gece bir erkek peri Munise Hanımın odasına gelir. Munise bu durum karşısında
şaşkın kalmıştır. Bu erkek perinin adı Hasan’mış. Hasan çok güzel yüzlü
peridir. Hasan kendisinin peri olmadığını ve onu bu köşkten kurtarmak
istediğini söyler. Fakat Munise bu olaylarla sürekli karşılaştığından onun
sözüne inanmaz. Hasan ise ona aşık olduğunu ve onu sevdiğini, onun için her şey
yapabieceğini söyler. Daha sonra Hasan’ın insan olduğu ve Şehirden bu köye
geldiği anlaşılır. Hasan sonunda bu cin,peri saçmalıklarının bir iç yüzünün
olduğunu anlar ve bunu ortaya çıkarır. Demek ki, cin,per, ve gulyabani
muhabbeti saçmalıktan ibaretmiş. Bunların hepsi cin,peri ve gulyabani kılığına
girmiş birer insanlarmış.Bu insanlar cahil köy halkını kandırır ve namussuzca
işler yaparlarmış. Hasan onların hepsini yakalar ve halkın önünde hepsini tanıtarak
cezalandırır. Sonra Munise Hasan’la evlenir, köşkte hizmetçilik yapan
Çeşmifelek Kalfa ve Ruşen’e de birer kaca bulurlar. Onlar da mutlulukla
hayatını devam ettirir. Köşkün sahibi, Hanımefendi de Munise ve Hasan’la
birlikte bir müddet yaşar ve sonra hayatını değiştirerek bütün malını ve
mülkünü onlara bırakır. Hasan’la Munise hayatlarına mutlulukla devam ederler.
3. KİTABIN ANA FİKRİ:
Cahil olmamak,batil
düşüncelerden kaçınmak,bilimsel düşünceye önem vermek gerekir, aksi durumda
istenilen yöne çevrilebilirsin.
4.KİTAPTAKİ OLAYLAR VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Kitapta sık geçen isimler
şunlardır; Munise, Ayşe Hanım, Çeşmifelek Kalfa ve Ruşen. Munise eserin baş
kahramanı ve ve olayların odak noktasıdır. Ayşe Hanım Munise Hanımın annesinin
eski dostudur. Hasan ise Munise’nin sevgilisidir. Çeşmifelek ve Ruşen ise
köşkün sahibinin hizmetçileridir.
5. KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Eserde masalcı yanın çok olması
kitabı zevkli hale getirmiştir. İnsanlarınher zaman bilimsel düşünceye yer
vermesi gerektiğini savunması bakımından,her söylenene inanmamak gerektiğini
vurgulaması bakımından gençlerin okumasını tavsiye ederim.
6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
Eserin yazarı Hüseyin Rahmi
Gürpınar’dır.17 Ağustos 1864’te İstanbu’un Ayaspaşa semtinde doğdu ve 8 Mart
1944’te yaşama gözlerini yumdu. Eserlerinde gerçekçiliği ve doğalcılığı savunan
yazar, dil estetiğine önem vermez. En başarılı türü romanlarıdır. Romanlarından
bazıları şunlardır; Şık, İffet, Can Pazarı, Namuslu Kokotlar ve Gulyabani’dir.
Yorumlar
Yorum Gönder