KİTABIN ADI :
FATİH-HARBİYE
KİTABIN YAZARI :
PEYAMİ SAFA
YAYIN EVİ :
ÖTÜKEN
BASIM YILI :
1987
SAYFA SAYISI :
120
KİTABIN KONUSU :
Neriman’ın kendi kültürüyle batı kültürü arasındaki kayboluşu ve doğru yolu
buluşu.
KİTABIN ÖZETİ:
Neriman’la
Şinasi çocukluk arkadaşlarıdır. Tanıdıkları ilk karşıt cins birbirleridir. İlk
başta ikisi de birbirlerini seviyorlardı. Okula beraber gidip geliyorlardı.
Üniversite de bile beraberdiler. Neriman’ın babası Faiz Bey’dir ve Şinasi’yi de
çok sevmektedir. Bazı geceler Faiz Bey’in evinde saz çalarlar ve sohbet
ederlerdi. Herkese bir gün Şinasi ile Neriman’ın evleneceğini düşünüyordu.
Giderek Neriman Şinasi’den soğumaya başladı. Neriman
oturduğu mevki olan Fatih’I, sevmemektedir. Çünkü Fatih, doğuyu, gelişmemişliği
ve eskiyi temsil ediyordu. Oturduğu mahalle
çok eskiydi ve evler de virane gibiydi. Bir gün Macit denilen yakışıklı,
zengin ve kibar birisiyle tanışır. Macit Harbiye’de oturuyordu. Harbiye,
gelişmişliği ve batıyı simgeliyordu. Macit ile bir kaç sefer Şinasi’den
habersiz buluşurlar. Bir gün Macit Neriman’a balo davetiyesi verir ve baloya
davet eder. Nerman baloya gitmeyi çok istemektedir. Ama gitmesi için babasının iznini almak zorundadır. Tam
babasına söyleyecekken babası ona Şinasi ile evlenmesini teklif eder. Hemen reddetmez ve 2-3 ay mühlet ister. Ve bolaya Şinasi
ile gitmesi koşuluyla da izin alır. Elbise için vitrinleri gezmeye çıktığında
dayısının kızlarına uğrar. Çünkü dayısının kızları bu işlerde oldukça
deneyimlilerdir. Eve gittiğinde bir kadının ağlamaktan harap olduğunu görür ve
nedenini sorar. Nedeni kızının intiharıdır. Kızı Rus gitariste aşık olmuştur.
İkisi de başta çok mutlulardır ve birbirlerini çok sevmektelerdir. Ancak çok
sefil bir hayat sürmektedirler. Buda kıza tak etmiştir. Günün birinde zengin
bir adamla tanışan kız genci terk eder ve adamla yaşamaya başlar. Artık
balolara gidebilmekte ve her istediğini yapabilmektedir. Ancak gerçek mutluluğu
bulamamaktadır. Tahsil görmüş bir kız olduğundan hakiki güzelliği armaktadır.
Musiki, mutalaa ve samimiyet…Rus gencinde bunları bulabiliyordu ancak zengin
adamda bunları bulamamaktadır.
Sonunda,
gence dönmeye karar verir ve aramaya başlar. Büyük uğraşlar sonucu bulur ama
genç kabul etmez. Kız bunun verdiği üzüntü ile evine gider ve tabanca ile
kendini öldürür.
Hikayeden
çok etkilenen Neriman evden izin alarak ayrılır. Kendi evine gelir ve babasına
artık baloya gitmek istemediğini ve Şinasi ile evlenmeyi kabul ettiğini
söyler….
KİTABIN
ANAFİKRİ:
Batının
tekniğini almalıyız fakat kültürünü asla.
KİTAPTAKİ
OLAYLAR VE ŞAHISLARIN TAHLİLİ:
ŞAHISLARIN
TAHLİLİ
NERİMAN: musiki okulunda okuyan, bigili
fakat biraz batı hayranı bir kızdır. Eğlencelere gitmek istemektedir.
ŞİNASİ: doğu kültürünü benimsemiş, bilgili ve battı
kültüründen hoşlanmayan birisidir.
FAİZ BEY : Doğunun kültürü ile yetişmiş.
Kendisini ve kültürünü iyi bilen, musikiyi ve sohbeti seven, bilgil ve ölçülü
birisidir.
OLAYLARIN TAHLİLİ
Neriman’ın Şinasi’ye olan tutum değişikliği Macit ile
tanışmasından ve Şinasi’yi biraz doğu hayranı ve batı kültürü karşıtı olarak
düşünmeksinden ileri gelmektedir. Şinasi’nin hiçbir zaman balolara ve
eğlencelere gitmeyeceğini düşünmektedir.
Dayısının
evine gittiğinde karşılaştığı manzara ve anlatılan hikaye Neriman’ çok
etkilemiştir. Hikaye anlatılırken kendisini kızın yerine ve Şinasi’yi de Rus
gencin yerine koyarak olayları aklında
canlandırmış ve bir karara varmıştır. Anlatan hikaye Neriman’I doğru yola iletmiştir.
KİTAP
HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
İlk
sayfadan itibaren insanı kendisine çeken,
geçmişteki olaylarla günümüze de ders veren okuyan için çok yayarlı bir
kitaptır. Günümüz gençlerinin de içinde bulunduğu durumu anlatması bakımından
güzel bir eserdir.
YAZAR
HAKKINDA KISA BİLGİ:
Peyami Safa
(1899- 15 Haziran 1961): Yazar. İstanbul'da doğdu. Meşhur
şair İsmail Safa'nın oğludur. Düzenli bir öğrenim göremedi. Kendi kendisini
yetiştirdi. 13 yaşında hayata atıldı. Posta Telgraf Nezaretinde çalıştı.
Öğretmenlik (1914-1918), gazetecilik (1918-1961) yaptı. Hayatını yazıları ile
kazandı. İstanbul'da öldü.
Peyami Safa halk için yazdığı edebî değeri olmayan
romanlarını "Server Bedi" imzası ile yayınladı. Sayıları 80'i bulan
bu eserler arasında; Cumbadan Rumbaya (1936) romanıyla, Cingöz Recai polis
hikâyeleri dizisi en ünlüleridir. Ayrıca ders kitapları da yazdı.
Romanları: Gençliğimiz (1922), Şimşek (1923), Sözde Kızlar
(1923), Mahşer (1924), Bir Akşamdı (1924), Süngülerin Gölgesinde (1924), Bir
Genç Kız Kalbinin Cürmü (1925), Canan (1925), Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930),
Fatih-Harbiye (1931), Atilla (1931), Bir Tereddüdün Romanı (1933), Matmazel
Noralya'nın Koltuğu (1949), Yalnızız (1951), Biz İnsanlar (1959). Hikâyeleri:
Hikâyeler (Halil Açıkgöz derledi, 1980). Oyunu: Gün Doğuyor (1932). İnceleme-
denemeleri: Türk İnkılâbına Bakışlar (1938), Büyük Avrupa Anketi (1938),
Felsefî Buhran (1939)
Yorumlar
Yorum Gönder