EĞER...
Herkesin, itidâlini kaybedip seni itham ettiği bir anda sen
soğukkanlı kalabilirsen;
Herkes senden şüphelendiği halde sen onların şüphesini hoş
görebilirsen;
Eğer bekleyebilir ve beklemekten yorulmazsan;
Yahut iftiraya uğrar da iftira ile karşılık vermezsen;
Yahut gareze tahammül eder ve kendin garez beslemezsen;
Aynı zamanda fazla uysal olmaz, fazla akıllıca konuşmazsan;
Düşünebildiğin halde düşüncelerinin kölesi olmazsan;
Tahayyül kudretin bulunduğu halde hayallerinin esiri
olmazsan;
Eğer felâket ve saadetle yüzleşebilir ve bu iki sahtekârı
aynı şekilde karşılayabilirsen;
Yahut hayatını verdiğin şeylerin yıkılışını seyredebilir ve
eğilip kırık dökük aletlerle onu tekrar kurabilirsen;
Eğer
iş işten geçtikten sonra kalbini, sinirlerini ve vücudunu yeniden tam
faaliyetle seferber ederek gayene ulaşmak için çalışabilirsen;
Ve: “Mukavemet et!” diyen iradenden başka hiçbir şeyin
kalmadığı halde dişini sıkmasını bilirsen;
Ne dostlarının, ne düşmanlarının sözleri seni incitmezse;
Eğer
herkesi sayabilir, bununla beraber kimseye lüzumundan ziyâde bağlanmamayı
bilirsen;
Eğer her dakikanın altmış saniyesini doldurabilirsen;
İşte
o zaman dünya da senindir, içindeki her şey de; hatta daha fazlası senindir...
İşte o zaman adam sayılırsın, oğlum!...
Rudyard KIPLING*
*Bütün Dünya’dan
Yorumlar
Yorum Gönder