KİTABIN ADI :DİRİLİŞ
KİTABIN
YAZARI :LEV NİKOLAYEVİÇ TOLSTOY
YAYIN EVİ :ADA YAYINLARI
BASIM YILI :1996
SAYFA
SAYISI : 446
KONUSU
Zengin ve hızlı yaşamı seven bir
prensesin geçmişte yaşadıklarından pişmanlık duyduğu bir sırada önceden ilişki yaşadığı bir kadına rastlaması,onun
düştüğü bu durumdan dolayı kendini sorumlu hissetmesi ve ona yardım etmeye
karar vermesi ile adalet sistemindeki yanlışlıklar ve cezaevlerinde yapılan
kötü uygulamalardan bahsediliyor.
ÖZETİ:
Nehludov soylu bir aileye mensup
yakışıklı ve zengin bir prenstir.Öğrencilik yıllarında teyzelerinin evine
gittiği bir gün evde hizmetçilik yapan Katyuşa ile tanışır.Aralarında bir
gecelik aşk yaşandıktan sonra Nehludov evi terk eder.Bu olaydan sonra
Katyuşanın hamile oldugunu ve Dmitry ile birliktelik yaşadıgını öğrenen evin
sahipleri Katyuşanın işine son verirler.İşsiz kalan ve geçinmek zorunda olan
Katyuşa bazı insanların oyunları sonucu genelevde çalışmaya başlar.Dmitry
Nehludov orta yaşa gelince hayatta yaptıklarından sıkılmaya ve geçmişte
yaşadıklarından pişmanlık duymaya başlamıştır.Bulunduğu bölgenin soylu kişileri
arasında olduğu için duruşmalarda jüri üyeliği
yapmayı kabul etmiş,yine böyle duruşmaya katıldığı bir gün sanık
sandalyesindeki suçlunun Katyuşa oldugunu fark edince birden vicdan azabı duymaya
başlamıştır.
Nehludov o günden sonra sürgün
cezasına çarptırılan Katyuşayı kurtarmak için tanıdığı bütün üst düzey
yetkilileri aracı olarak kullanmış fakat olumlu bir sonuç alamamıştır.Katyuşayı
ziyarete giderek ona yardım için çalıştıgını,onu bu durumdan kurtaracağını ve
gerekirse onunla evleneceğini söylemiştir.Katyuşanın Sibiryaya sürgün cezası
kesinlenince Dmitry elinde bulunan toprakları köylülere kiralamış
geri kalanların birkısmını ablasına vermiş digerlerinide elinde
tutmuştur.Dmitry Katyuşa ile Sibiryaya gittiği gün sevindirici bir mektup
almıştır.Mektupta Katyuşanın sürgün cezasının yapılan itiraz sonucu tekrar
gözden geçirildiği ve suçsuz olduguna karar verildiği yazmaktadır.Bu haberi
Katyuşaya iletmeye can atan Dmitry ona bunun yanında evlenme teklifinde
bulunarak onunla evlerine dönmeyi düşünmüştür.Dmitry Katyuşaya affedildiğini ve
onunla gelmesini söylediği zaman hayallerini yıkan hayır cevabını
almıştır.Katyuşa cezaevinde kendisi gibi sürgün cezasına çarptırılan birini
sevmekte ve onunda cezası sona ermek üzeredir.
Bu olaylardan sonra Dmitry Katyuşa sevdasndan artık vazgeçmeye karar
vermiş ve sibiryayı terk etmiştir.Kendi içinde derin düşüncelere dalarak tüm
yasadıklarını ve hayatın olması gereken gerçeklerini gözden geçirip aramaya
baslamıştır.Dmitry İncil okumaya başlamış ve kitabı baştan sona kadar okumaya
devam etmiştir.Dmitry’nin okuduklarından anladıgına göre;insanlar birbirlerini
cezalandırmamalıdırlar ve böyle de bir yetkiye sahip degillerdir.Her insan suç
işleyebilir bu durumda yapılması gereken ona ceza vermek degil yardım
etmektir.Ancak o zaman insanlar birbirlerini anlayabilir ve sevebilirler…
ANA FİKRİ:
İnsanlar hata yaptıkları zaman onları
cezalandırmak yerine onlara yardım eli uzatmalıyız.Sevgi ve anlayışlı yaklaşım
sorunların en güzel çözümüdür.
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE
ŞAHISLARIN DEGERLENDİRMESİ:
Dmitry NEHLUDOV :Zengin bir ailenin
çocugudur,ögrenciyken sahip olduğu düşünceleri büyüyünce değişmiş
eğlenceye,zevke düşkün,kadınlardan vazgeçemeyen biri haline gelmiştir.Ancak belirli
bir olgunluğa geldiğinde yapmış olduklarından pişmanlık duymuş ve hayatını
düzene sokmaya karar vermiştir.
Katyuşa MASLOVA :Çocuk yaşta hizmetçilik yapmaya başlamış güzel bir
kadındır.Çalıştığı evin sahiplerinin yeğenine aşık olduktan sonra hayatı
değişir.Yaşamının geri kalanın çogu genelevlerde ve cezaevlerinde geçmiştir.
KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
TOLSTOY kitabında insanların suçlu
kimliği altında nasıl horlandığını,işkence gördüğünü ve uygulanmakta olan
adalet sisteminin yanlışlıklarını
anlatmaya çalışmıştır.Okuyucuyu düşünmeye sevk eden bir kitap,vermek
istediği düşünceler ilgi çekici,her harbiyeliye tavsiye ediyorum.
KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA
BİLGİ:
Tolstoy 1828’de Astapova,Ryazan
ilinde dogdu.Zengin bir toprak sahibinin ogluydu,küçük yaşta öksüz
kaldı,çocuklugu ailesinin malikanesinde geçti.Kazan ve Petersburg’da eğitim
gördü.Ünlü bir kişi olmaktan bıkan yalnızlıga ve yoksulluga büyük bir özlem
duyan Tolstoy,herkesten uzakta yaşamaya karar verdi.10 Kasım 1910’da gizlice
malikanesini terk etti,trene bindi,ancak hastalığı yüzünden bitkin düşerek
Astapova istasyonunda öldü.
Tolstoy’un yapıtları düşten çok
yaşanmış duygularla beslenen,her türlü estetik yapmacıktan ve söz oyunundan
arınmış uzun bir itiraf biçimindedir ve Tolstoy bu yoldan yaşamın anlamını
aydınlatmak ister.Aşırı bir duyumsallık ile mutlak tutkusu arasında bölünmüş
olan ve yetkinliği özleyen Tolstoyda,kendini aklamak ihtiyacı bir saplantı
haline gelmiştir.Şiddete karşı ve mülkiyetin kaldırılmasından yana olan,ödünsüz
ve akılcı yeni bir ahlakın savunuculugunu üstlenen Tolstoy,hayatıyla
düşüncesini uzlaştıramamanın dramını yaşadı,bu da onu aşkı,aileyi,sanatı
yadsımaya yöneltti.Ancak roman ve öyküleri bu çelişkilerden hiçbir zarar görmedi.Yaşamın
en yalın görüntülerini bile aktarmaya,en basit ayrıntılar,en küçük belirtiler
ve özellikler üzerinde bile durmaya çalışarak canlı kişilikler yaratmayı ve her
türlü yapmacıktan uzak tarihsel ya da
toplumsal freskler çizmeyi
başardı.
Yorumlar
Yorum Gönder