CAHİT SITKI TARANCI
Diyarbakır'ın Camii kebir
mahallesinde doğdu. Nümune-i Terakki-i Hamidi Mektebi-i İptidaisinde başladığı
İlköğrenimini Mektebi-i Sultaninin iptidai kısmında tamamladı. İlkokuldan sonra
İstanbul'a gelerek, Orta öğrenimine Kadıköy'de Saint Joseph Lisesi'nde ve
Galatasaray Lisesi'nde devam etti. Ziya Osman Saba ile dostluğu bu yıllarda
sıra arkadaşlığı olarak başlamıştır. Liseden sonra Mülkiye Mektebine gitti
ancak başarılı olamadı. Yüksek ticaret okuluna yazıldı, bu arada cumhuriyet gazetesinde
hikâyeleri çıkmaya başlamıştı. Buradaki öğrenimini tamamlamadan kazandığı
parayla Paris’te öğrenim görmeye gitti. İkinci Dünya Savaşı'nın çıkması üzerine
yurda döndü. Askerliğini yaptıktan sonra Anadolu Ajansı ve Çalışma
Bakanlığı'nda çevirmen olarak çalıştı. 1953 Aralık ayında ağır bir hastalığa
yakalandı; tedavisi için gönderildiği Viyana'da 13 Ekim 1956 yılında hastanede
zatülcenp hastalığından öldü. Ankara'da toprağa verildi.
Ona göre şiir, kelimelerle güzel
şekiller kurma sanatıdır. Şiirde ses, anlam ve biçim bütünlüğü arar. Vezin ve
kafiyeden kopmamış; ama ölçülü veya serbest, her türlü şiirin güzel olabileceği
inancını taşımıştır. Açık ve sade bir üslubu vardır. Çoğu gerçeğe bağlı olan
mecazları, derin, karışık ve şaşırtıcı değildir. Uzak çağrışımlara ve hayal
oyunlarına pek itibar etmemiştir. Zaman zaman bazı imaj ve sembollere
başvurmuştur. Şiirlerinde en çok yaşama sevinci ve ölüm temalarına yer vermiş,
ama hep ölümün üstüne gitmiştir. Ayrıca yitik aşklar, mutlu sevdalar,
yalnızlık, kaçış, yaşadığı bohem hayatın buruklukları, çocukluk özlemi de
şiirlerine konu olmuştur. "Sanat için sanat" ilkesine bağlı
kalmıştır. Batıya yönelen şiirimizde öncelikli bir yeri vardır, şiirinde divan
etkisi yoktur, daha çok halk şiirinden yararlandığı söylenilebilir
(Karacaoğlan’a yaklaşan deyişleriyle). İlk şiirlerinde Fransız ozanların
etkileri görülür. Tüm Bunlara bir açılım kazandırmak umuduyla Orhan Veli
hareketine katılır ancak aradığını bulamadığı için sonra vazgeçer.
Cumhuriyet döneminin önemli
şairlerindendir. Şiir yazmaya lise yıllarında başlayan Cahit Sıtkı Tarancı,
Otuz Beş Yaş şiirinin 1946 CHP Şiir Yarışması’nda birincilik kazanmasıyla ününü
pekiştirdi. Şiirlerinde yaşamanın ve aşkın güzelliğini ören, ölümün üstünlüğünü
vurgulayan şair, anlatım gücüyle dikkat çekti.
Eserleri
Ömrümde Sükût, Otuz Beş Yaş,
Düşten Güzel, Sonrası adlı şiir kitapları, arkadaşı Ziya Osman Saba'ya
gönderdiği mektupların toplandığı, Ziya'ya Mektuplar adlı kitabı yanında,
ölümünden sonra yayınlanan, gazetelerde kalmış 22 öyküsünü toplayan Cahit Sıtkı
Tarancı'nın hikâyeciliği ve hikâyeleri ile makalelerini ve konuşmalarını içeren
Yazılar adlı kitapları da vardır.
Yorumlar
Yorum Gönder