BAĞLAÇLAR
Tanım
Tek başına anlamı olmayan, anlamca
birbiriyle ilgili eş görevli kelimeleri, söz
öbeklerini ve cümleleri biçim ve anlam yönünden bağlayan kelimelere bağlaç
denir.
Örnek:
Eve gittim, fakat
onu bulamadım. (bağlaç)
Duygu ve düşünce bir olmalıdır.
Ya beni de götür ya sen de gitme.
Annesini de babasına da özlemişti.
Büyüyecek de bana bakacak.
Türkçe’de kullanılan
başlıca bağlaçlar şunlardır:
açıkçası
ama
ancak
bile
çünkü
dahi
de
de.....de
demek ki
fakat
gene
gerek...gerek(se)
ha........ha
hâlbuki
hatta
hele
hem
hem de
hem.....hem (de)
ile
ise
ister.....ister(se)
kâh..........kâh
kısacası
ki
lâkin
madem(ki)
nasıl ki
ne var ki
ne yazık ki
ne......ne (de)
nitekim
oysa
oysaki
öyleyse
üstelik
ve
veya
veyahut
ya da
ya....ya (da)
yahut
yalnız
yeter ki
yine
yoksa
zira
öyle ki
Bağlaçların Özellikleri
]Edatlardan farkı, zaten var olan anlam
ilgilerine dayanarak bağ kurmasıdır. Edatlar ise yeni anlam ilgileri kurarlar.
]Bağlaçların yerine noktalama
işaretleri kullanılabilir.
]Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam
bozulmaz, ama daralabilir. Bağlaçlar (ile hariç) önceki ve sonraki kelimeden
ayrı yazılır. Bitişik yazılanlar bağlaç değil, ektir.
Eve gittim, fakat
onu bulamadım. (bağlaç)
Konuşmak üzere
ayağa kalktı. (edat)
Sözlüden yine
zayıf almış. (zarf)
Ben de
seninle geleceğim. (bağlaç)
Evde rahat
çalışamadı. (çekim eki)
Sözde Ermeni
soy kırımı (yapım eki)
Sen ki
hep çalışmamı isterdin... (bağlaç)
Seninki de lâf
işte... (çekim eki)
Evdeki hesap (yapım eki)
BAĞLAÇ ÇEŞİTLERİ
a. Sıralama Bağlaçları
] “ve”
Cümleleri, anlam ve
görev bakımından benzer veya aynı olan kelimeleri, sözleri ve öğeleri birbirine
bağlar.
Duygu ve düşünce bir olmalıdır. özneleri
Köyünü, yaşlı dedesini ve ninesini özlemişti
.nesneleri
Şiir ve roman okuma alışkanlığı edinin. nesneleri
Bana baktı ve güldü. cümleleri
Anlatılanları dinliyor ve çocuğa hak
veriyordu.
cümleleri
Aylarca ve yıllarca sustu.
benzer kelimeleri
Binlerce yerli ve
yabancı turist geldi. sıfatları
] “ve” bağlacı yerine virgül veya “-ip”,
“-erek” zarf-fiil ekleri de kullanılabilir:
Masaya yaklaştı ve
kitabı aldı.
Masaya yaklaştı,
kitabı aldı.
Masaya yaklaşıp
kitabı aldı.
Masaya yaklaşarak
kitabı aldı.
Not: “ve” bağlacından önce noktalama işareti
kullanılmaz, bu bağlaçla cümle başlamaz. Çağdaş şiirde söze etki ve çekicilik
katmak için kullanılmaktadır, ama doğru değildir.
“ve” bağlacı yerine
& işaretini kullanmak son derece yozlaştırıcıdır.
] “ile, -le”
“ve” ile görevleri aynı olmasına rağmen her
zaman birbirinin yerine kullanılamazlar. “ile”nin kullanım alanı daha dardır.
“ile” cümleleri birbirine bağlamaz; sadece
aynı görevdeki kelimeleri bağlar.
Duygu ile
düşünce bir olmalıdır.
Yaşlı dedesi ile
ninesini özlemişti.
Edebiyatımızda en çok eser verilen türler
şiir ile romandır.
NOT: Edat olarak
kullanılan ve zarf yapan “ile”den farklıdır.
Mehmet ile Ali
sinemaya gittiler. (bağlaç)
Mehmet, Ali’yle
sinemaya gitti. (edat)
Mehmet heyecanla
yerinden kalktı. (edat)
NOT: “İle” hem edat hem bağlaçtır.
“İle” çıkarılıp yerine “ve” getirildiğinde cümlenin anlamı bozulmuyorsa bu
durumda “ile” bağlaçtır. Cümlenin anlamı bozuluyorsa edattır.
Babam
ile pazara gittik. (Edat) / Babam ile annem çarşıya gitti. (Bağlaç)
Bazı cümlelerde “ile” den sonra
virgül getirilirse, bağlaç olan “ile” edata dönüşür: Fatih ile Ali’ye haber gönderdim. (Bağlaç) / Fatih ile, Ali’ye haber gönderdim. (Edat)
b. Eşdeğerlik Bağlaçları
] “ya da, veya, yahut, veyahut”
Aynı değerde olup da
birinin tercih edilmesi gereken iki seçenek arasında kullanılırlar.
Biriniz gideceksiniz:
Sen ya da kardeşin.
Bisiklet veya
motosiklet alacağım.
Sen, ben veya
başkası...
Sen olmasan yahut (veyahut) seni
görmesem dayanamam.
c. Karşılaştırma Bağlaçları
] “ya....ya”
İki seçenek
sunulduğunda kullanılır.
Bunlar birbirinin
zıttı olabilir
Biri yapılmadığında
diğerinin yapılması gerekebilir.
Ya beni de götür ya
sen de gitme.
Ya gel ya gelme.
Ya bu deveyi
güdeceksin, ya bu diyardan gideceksin
] “hem.....hem (de)”
]Her ikisi de geçerli
olan iki durumu anlatır. Bunlar zıt da olabilir, eşdeğer da.
Hem çalışmıyor hem (de) yakınıyorsun. Hem kitap okuyor hem
de müzik dinliyor. Aynı anda
] “ne......ne (de)”
]Aynı görevdeki kelimeleri, kelime
gruplarını ve öğeleri birbirine bağlar.
Ne şiş yansın ne kebap. özneleri
Gönül ne kahve ister ne kahvehane.nesneleri
Ne İzmir’e gitmiş ve Bursa’ya. dolaylı tümleçleri
]Cümleleri de birbirine bağlar:
Üç yıldır ne bir
telefon açtı, ne de bir mektup yazdı.
Onu ne gördüm ne de
tanıdım.
Ne aradı ne (de)
sordu.
Ne kızı verir, ne de
dünürü küstürür.
Ne doğan güne
hükmüm geçer,
Ne halden anlayan
bulunur.
]Cümleleri -yapı bakımından olumlu
oldukları hâlde- olumsuz yapar. Yüklem olumlu durumdadır.
Ne kendi rahatsız oldu ne de halkı huzursuz
etti. (kendisi rahatsız olmadı, halkı da huzursuz etmedi)
Yüklem olumsuz çekimlenirse anlatım
bozukluğu meydana gelir.
Ne çay ne kahve içmedi. “Ne
çay içti ne kahve” olmalıydı.
] Zıt anlamlı iki sıfatla
birlikte kullanılarak onların arasında bir durum ifade eder.
Dışarıdaki hava ne
soğuk ne sıcak.
Yaptığı işe ne kolay
ne de zor denebilir.
Not: “Ne zor, ne acı günler yaşadık” örneğinde “ne zor” ve
“ne acı” sözleri ayrı ayrı da (biri olmadan) kullanılabileceği için buradaki
“ne”ler bağlaç oluşturmaz.
] “de....de,
gerek......gerek, olsun.....olsun, kâh......kâh, ha......ha”
Öğeleri ya da
cümleleri birbirine bağlarlar.
Öğretmeni de
arkadaşları da onu çok merak ettiler.
özneleri bağlamış.
Annesini de
babasına da özlemişti. nesneleri bağlamış.
Tatil boyunca
dinlenmiş de gezmiş de. yüklemleri bağlamış.
İzmir’e de
Aydın’a da uğrayacağız. dolaylı tümleçleri
Fizikten de
anlamam kimyadan da.
Gerek sen gerek(se)
o, güzel çalıştınız.
Gerek baba gerek
anne tarafından bir akrabalıkları yok.
Ali olsun,
Ahmet olsun, ikisi de çalışkan ve zekîdirler.
Kâh yıkılıyor, kâh
kalkıyor, ama yılmıyor.
Ha Ali ha Veli,
ne fark eder?
d. Karşıtlık Bağlaçları
] “ama,
fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki”
“ama, fakat, lâkin” aynı anlamlı
bağlaçlardır. “yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” de bunlara yakın
bağlaçlardır.
]“ama, fakat, lâkin,
yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” bağlaçları, aralarında zıtlık bulunan
iki ayrı ifadeyi, cümleyi birbirine bağlar.
Çok tembeldi, ama
başarılı oldu.
Yemek az, ama
doyurucu.
Yerinde ve zamanında
konuşmaya dikkat ediyorum, ama bazen yanlış anlaşılıyorum.
Hızlı yürüdü, ancak
yetişemedi.
Bu işe başlıyorum, ancak
bugün bitiremem.
Hava nemliydi, fakat
yağmur yağmıyordu.
Altmış yaşında, kır
saçlı; fakat dinç bir adam bağırdı.
Bunları götür, yalnız
diğerlerini getirmeyi unutma.
Not: Bir cümle bu bağlaçlardan biriyle
başlayabilir. Bu durumda bu bağlaçlar iki bağımsız cümleyi birbirine bağlamış
olur..
... Ne var ki sanatçıyı bu yüzden
eleştirmek doğru olmaz.
] “ne yazık ki”
bağlacı çok kötü ve acı sonları bildirir.
İnsanlara hep vefa gösterdi; ne
yazık ki kendisi onlardan vefa görmedi.
] “ne var ki” bağlacı
çaresizlik ifade eder.
En yüce duyguların tohumları ekildi; ne
var ki dünya, insanları kendisine benzetmişti.
]“ama, fakat, lâkin,
yalnız, ancak”, neden, şart, uyarma bildirir
Arkadaşının kalbini kırdı, ama çok
pişman oldu.
Bizimle gelmene izin veririz, ama
yolda fazla soru sormayacaksın.
] Sadece “ama” bağlacı
pekiştirme anlamı katar.
Güzel, ama çok güzel eserler
bırakmış atalarımız.
]Yine sadece “ama”,
cümle sonunda, dikkat çekmek için kullanılır.
Bak kızarım ama!
Böyle söylersen darılırım ama!
] “hiç
olmazsa” ve “hiç değilse”
Çarşıdan elimiz boş döndük. Hiç olmazsa iki
kaset alsaydık.
] “oysa,
oysaki, hâlbuki”
Aralarında zıtlık, aykırılık bulunan iki
cümleyi “tersine olarak, -diği hâlde” anlamlarıyla birbirine bağlar.
Onu özledim, oysa gideli çok
olmadı.
Gelemeyeceğini söyledi, hâlbuki vakti
vardı.
Not: Bu bağlaçlar anlam bakımından zıt olmayan
cümleler arasında kullanılırsa anlatım bozukluğuna yol açar.
Her zaman birinciydi, oysa çok
çalışırdı. (anlatım bozuk)
e. Gerekçe Bağlaçları
] “çünkü”
“Şundan dolayı, şu
sebeple” anlamlarına gelir.
Neden bildirir.
Eve gittim, çünkü
babam çağırmıştı.
Otobüse yetişemedik;
çünkü evden geç çıkmıştık.
] “madem(ki)”
Madem gelecektin, haber
verseydin.
] “zira”
“çünkü” anlamında
kullanılır.
Allah'a sığın şahs-ı
halîmin gazabından
Zira yumuşak huylu atın
çiftesi pektir.
] “yoksa”
Ver diyorum, yoksa
yersin dayağı.
] “nasıl ki”
Acele etmez, ağırdan
alır; nasıl ki bu akşam ağırdan alıyor.
f. Özetleme Bağlaçları
] “kısacası,
demek ki, açıkçası, öyleyse, yani, özetle, o hâlde, anlaşılıyor ki”
... Kısacası
kendimizi toparlamalıyız.
... Demek ki
ülkemiz bunlardan dolayı gelişmiyor.
... Açıkçası
bu işi istemiyorum.
... Öyleyse
gidelim arkadaşlar.
g. Pekiştirme Bağlaçları
] “bile,
de, hem de, dahi, üstelik, hatta, ayrıca, bundan başka”
Bu bağlaçlardan bazıları bazı durumlarda
birbirlerinin yerine kullanılabilirler.
]“bile” kullanılan bir
cümle daha önce kullanılmış bir cümlenin ya devamıdır ya da devamı gibi
görünür.
Bunu sen bile başarabilirsin.
Bağırsan bile duymaz.
Tembel adam, olur, demiş. Demiş ama yerinden
bile kalkmamış.
Hatta parasını bile ödemişti.
Hatta
parasını ödemişti bile.
Çölde suyun bir damlası bile
değerlidir.
] “bile” yerine “de”
veya “dahi” de kullanılabilir.
Bunu sen de başarabilirsin.
Bağırsan da duymaz.
Tembel adam, olur, demiş. Demiş ama yerinden
dahi kalkmamış.
Hatta parasını dahi ödemişti. / Hatta
parasını ödemişti dahi.
Çölde suyun bir damlası dahi
değerlidir.
] “hatta, hem de,
ayrıca, üstelik”
Belle, kazmayla, hatta elleriyle
kazıdılar.
Gördüm, hatta konuştum da.
Konuşmuyor; üstelik gülmüyor da.
Çalışıyor, hem de sabahtan akşama
kadar.
h. “de, ki, ise” bağlaçları
] “de”
] Her zaman kendinden
önceki kelimeden ayrı ve de, da şeklinde yazılır; bitiştirilmez, te, ta
şeklinde yazılmaz. “ya” ile birlikte
kullanıldığında da ayrı yazılır: “ya da”
Kelimenin son hecesine kalınlık-incelik
bakımından uyar.
] Genellikle “dahi,
bile, üstelik, hatta” bağlaçlarıyla özdeştir.
Bu soruyu Ali de bildi dahi, bile
Artık gönlümü alsa da önemi yok. dahi, bile
] Cümleleri, aynı
görevdeki kelimeleri ve sözleri birbirine bağlar ve değişik anlamlar katar:
Sorsan da söylemem asla.
Erzakını hazırla da pikniğe
gidelim.
cümleleri
bağlamış, burada pikniğe gitmek için erzak hazırlama şartı var.
Biraz müsaade etsen de
işime baksam
rica,istek,yalvarma
Büyüyecek de bana bakacak. Küçümseme, alay
Çalışıp da kazanacaksın.
şart
Dün bizi bekletti de gelmedi. yakınma
Çalışayım da gör neler yapacağımı. övünme
Düzenli çalıştı da başarılı oldu. için, neden-sonuç
Koşsan da yetişemezsin. değişmezlik
Bütün yıl okumamış da şimdi kitap
kurdu oluverdi.
Zıt anlamlı cümleler arasına girmiş.
] Tekrarlanan
kelimelerin arasına girerek anlamı güçlendirir:
Ev de ev olsa bari küçümseme
Çalış da çalış... abartma
] “ama” bağlacının
yerine kullanılabilir; cümleleri ve öğeleri birbirine bağlayabilir:
Hızlı hızlı koştu da yetişemedi. cümleleri bağlamış
] Edattan ve zarftan
sonra gelerek anlamı pekiştirebilir:
O kadar da soğuk değil.
Böyle davranmanız hiç de iyi olmadı.
NOT : “de”
Bağlacı Cümleye Şu Anlamları Katar:
1.Usanma :Yaz da yaz,
biteceği yok.
2.Küçümseme:
Bizimki okuyacak da, adam olacak.
3.Devamlılık:
Çenesi açıldı mı, konuşur da konuşur.
4.İnat: Çocuk: “Balon da balon!” diye tutturdu.
5.Şart:
Başarı, çalışılıp da kazanılır.
6.Aşırılık:
Kızımız pek de güzelmiş.
7.Korkutma:
Yerinden kalk ta göreyim.
8.Azar:
Adam ol da öyle konuş!
9.Aşırı
övünme: Şu şiiri okuyayım da bir görün!
10.Sebep-sonuç: Önüne
bakmadın da çiğnedin.
11.Memnunluk: Ne iyi etmişim
de, seninle tanışmışım!
12.Aşırı
Beğenme: Araba da arabaymış ha!
] “ki”
Sadece “ki” biçimi
vardır.
Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden
ayrı yazılır.
Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe
cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.
]Anlam bakımından
birbiriyle ilgili cümleleri birbirine bağlar.
Bir şey biliyor ki konuşuyor. (sebep-sonuç)
Baktım ki gitmiş. (şaşkınlık)
Ancak ne yazık ki böyle olmadı.
]Birisinden alıntı
yapılacağı zaman kullanılır.
Atatürk diyor ki: ... (açıklama)
]Özneyle veya
tümleçlerle ilgili açıklama yapılacağı zaman kullanılır. Bazen “ki” ile
başlayan bu açıklama iki kısa çizgi arasında verilir.
Ben ki hep
sizin için çalıştım. (pekiştirme)
Siz ki beni
tanırsınız, neden böyle düşünüyorsunuz?
O yerden -ki herkes
kaçar- sen de kaç.
]”ki” kullanılan bazı cümlelerin
“ki”den sonraki kısmı söylenmez.
Sınavı kazanabilir
miyim ki... (kuşku)
Bu adama güvenilmez
ki! (yakınma)
Acaba çocuğa kızarlar
mı ki? (endişe)
]Tekrar edilen kelimeler arasında
kullanılır.
Adam belâ ki ne
belâ...
]Abartma anlamı katar.
Bugün öyle
yorgunum ki...
]Bu bağlaç birkaç
örnekte kalıplaşarak bitişik yazılmaktadır.
Belki, çünkü (burada
ünlü uyumuna girmiş), hâlbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki.
] “ise”
] Karşılaştırma ilgisi
kurar, karşıtlığı güçlendirir.
Yağmur yağıyor, evim ise
çok uzakta. (bağlaç)
Adam konuşuyor, çocuksa
hep susuyordu. (bağlaç)
] Ek-fiilin şart
çekimiyle karıştırılabilir.
Çocuk başarılıysa
sınıfını geçer. (ek-fiilin şartı)
NOT : Bağlaçlar cümlede tek başlarına
öğe olmaz. Ancak başka öğelerin içinde yer alabilir. Kantinden simit ve
çay aldım. (Belirtisiz Nesne)
Erkenden kalktım ve okula
gittim. (Cümle dışı unsur)
Sen de al. (Cümle dışı
unsur)
YAPI BAKIMINDAN BAĞLAÇLAR
1. Basit Bağlaçlar
Ek almamış (kök
hâlindeki) zarflardır. ve, ile, de, fakat, eğer...
2. Türemiş Bağlaçlar
Yapım eki almış
zarflardır. kısaca, yalnız, üstelik...
3. Birleşik Bağlaçlar
Birden fazla
kelimeden oluşurlar ve bitişik yazılırlar. yoksa, hâlbuki...
4. Öbekleşmiş Bağlaçlar
Birden fazla
kelimeden oluşur ve ayrı yazılırlar. ya da, ne var ki, hem de...
ÖZET :
BAĞLAÇ: Edat gibi bağlaçların da
tek başlarına anlamları yoktur. Bağlaçların görevi eş görevli kelime ve kelime
gruplarını ya da anlamca ilişkili cümleleri birbirine bağlamaktır.
Başlıca
Bağlaçlar: Ve, ile, ki,
dahi, bile, ama, fakat, lâkin, yahut, ya da, ise, ancak, yalnız, nitekim,
meğer, meğerse, çünkü, mademki, ne...ne, hem...hem, oysa..
Bağlaçların Özellikleri: 1.Bağlaçlar, bağlama görevi yaparken cümleye
anlamlar da katabilir. (Sana söyleyeceğim ama kimseye söylemeyeceksin) (Şart
anlamı) 2. Bağlaçlar cümle dışı unsurlardır. Cümlenin öğeleri bulunurken cümle
dışı tutulurlar.
ÖRNEK
SORU: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ile” kelimesi bağlaç
görevindedir? (1986-FL-1)
A) Okula kitaplar ile geliniz.
B) Acele ile yapılan işler hep
yarım kalır.
C) Kazancı ile geçinmeyi
denemiyor.
D) Gelmeleri ile gitmeleri bir
oldu.
Çözüm:
“İle” bağlaçsa yerine “ve” bağlacını
getirebilirdik. Seçeneklerde “ile” yerine “ve” koyduğumuzda D şıkkındaki
cümlenin anlamının bozulmadığını görürüz. Cevap D’dir.
ÖRNEK
SORU: “Kadar” kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde “büyüklüğünde”
anlamında kullanılmıştır? (1992-KS)
A) Dağın eteğine elli kadar
çadır kurulmuş.
B) Annem sabaha kadar
uyuyamamış.
C) Evlerinin önü de içi kadar
temizdi.
D) Bütün gün avuç içi kadar yer
çapalayabildi.
Çözüm:
Seçeneklerde “kadar” kelimesi gördüğümüz
yere “büyüklüğünde” kelimesini getirelim. D şıkkında cümlenin anlamını
yitirmediğini göreceğiz. Cevap D’dir.
Yorumlar
Yorum Gönder