ANLAMA DAYALI BOZUKLUKLAR
1. Kelimenin Yanlış Yerde Kullanılmasından
Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu
Sıfatların ve zarfların yerli yerinde kullanılmamasından
kaynaklanır.
“Yeni durağa gelmiştik ki otobüs hemen kalktı.”
( Durağa yeni gelmiştik ki otobüs hemen kalktı. )
“Yapılan oylamada önerge 235’e karşı 17 oyla
reddedilmiştir.”
( Yapılan oylamada
önerge 17’ye karşı 235 oyla reddedilmiştir. )
“Fatma Nine üç yaşındaki torununun torununu kucağına
aldı.”
( Fatma Nine
torununun üç yaşındaki torununu kucağına aldı. )
“Kambiyo kaydının bulunmadığı dünyada müstesna
ülkelerden biri de Libya’dır.”
( Dünyada kambiyo kaydının bulunmadığı müstesna ülkelerden
biri de Libya’dır. )
2. Kelimenin Yanlış Anlamda Kullanılmasından
Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu
İçerdikleri anlamlar yönüyle her cümleyle
uyuşmayan sözcüklerin, kullanılmaması gereken bir cümlede kullanılmasından
kaynaklanır.
“Bu, Türkiye’ye özel bir durumdur.”
( Bu, Türkiye’ye özgü bir durumdur. )
“Bugüne kadar karşısına çıkan olasılıkları değerlendirememişti.
( Bugüne kadar karşısına çıkan olanakları
değerlendirememişti. )
“Korkarım ki hastanın ölüm şansı çok yüksek.”
( Korkarım ki hastanın ölüm riski çok yüksek. )
“Bana yardım ederek işi kısa sürede bitirmeme neden oldu.”
( Bana yardım ederek işi kısa sürede bitirmemi sağladı. )
3. Gereksiz Kelime Kullanılmasından
Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu
Eş anlamlı
kelimelerin bir arada kullanılmasından kaynaklanır.
“Ahmet Bey sağlıklı ve sıhhatli biriymiş.”
( Ahmet Bey sağlıklı
biriymiş. )
“Yaşamın aşırı monotonluğu ve tekdüzeliği onu
bıktırmıştı.”
( Yaşamın aşırı monotonluğu onu bıktırmıştı. )
“Doktor hastaya istirahat edip bir hafta dinlenmesini
söyledi.”
( Doktor hastaya bir hafta dinlenmesini söyledi. )
“Bu sanatçının herkesten farklı, özgün bir anlatımı
vardı.”
( Bu sanatçının herkesten farklı bir anlatımı vardı. )
4. Cümlede İşlevsiz Kelime Kullanılmasından
Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu
Cümlede,
kendisinden başka öğelerle aynı anlamı taşıyan kelimelerin kullanılmasından kaynaklanır.
“Öğrenciler arasındaki mevcut ikilik büyüyor.”
( Öğrenciler arasındaki ikilik büyüyor. )
“Böyle yüksek sesle bağırmana hiç gerek yok.”
( Böyle bağırmana hiç gerek yok. )
“Haksız yere uğradığı iftiraya kurban gitti.”
( İftiraya kurban gitti. )
“İki kardeşten en küçüğü benim en yakın arkadaşımdı.”
( İki kardeşten küçüğü benim en yakın arkadaşımdı. )
5. Anlamca Çelişen Kelimelerin Bir Arada Kullanılmasından
Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu
Anlamca birbirleriyle
uyuşmayan sözlerin aynı cümlede kullanılmasından kaynaklanır.
“Bundan aşağı yukarı tam bir asır önce öldü.”
( Bundan tam bir asır önce öldü. )
“Bu olaya kesinlikle tepki göstereceğini tahmin
ediyorum.”
( Bu olaya tepki göstereceğini tahmin ediyorum. )
“Kesinlikle gelmiştir.”
( Gelmiştir. )
“Şurası su götürmez bir gerçek ki, internetin
gençleri olumsuz etkilediğini sanıyorum.”
( İnternetin gençleri olumsuz etkilediğini sanıyorum. )
6. Deyim ve Atasözlerinin Yanlış Kullanılmasından
Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu
Deyim ve atasözleri
kalıplaşmış sözlerdir. Bunların herhangi bir kelimesinin değiştirilerek
kullanılmasından kaynaklanır.
“Onu gördüğümde yüzünden dökülen bin parçaydı.”
( Onu gördüğümde yüzünden düşen bin parçaydı. )
“Herkes kulak kabartmış öğretmeni dinliyordu.”
( Herkes kulak kesilmiş öğretmeni dinliyordu. )
“Ağaç dalıyla gürler.”
( Ağaç yaprağıyla gürler. )
“Böyle düşünenlerin köküne kibrit suyu ekmeli.”
( Böyle düşünenlerin köküne kibrit suyu dökmeli. )
7. Mantık Yanlışlıklarından
Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu
Birbirleriyle
çelişen iki durumun aynı cümle içinde belirtilmesinden kaynaklanır.
“Genç adam hem elleri arkasında yürüyor hem de gazetesini
okuyordu.”
“Pırıl pırıl mehtaplı bir gecede hafif hafif çiseleyen
yağmur onları etkilemiyordu.”
“Bırakın patates doğramayı, yemek yapmayı bile beceremez.”
( Bırakın yemek yapmayı, patates doğramayı bile beceremez.
)
YAPIYA DAYALI BOZUKLUKLAR
1. Öğe Yanlışlıkları
I. Yüklem
Eksikliği: Bir cümlede iki farklı yüklem olması gerekirken bir yüklemle
yetinilmesi anlatım bozukluğuna yol açar. Bu tür anlatım bozukluğu iki cümlenin
“ve” ya da “(,)”le bağlandığı bağlı ve sıralı cümlelerde görülür.
“Kırmızı kravatını ve mavi ceketini giydi.”
( Kırmızı kravatını taktı ve mavi ceketini giydi.
)
“Ben tiyatroyla, o sinemayla ilgilenir.”
( Ben tiyatroyla ilgilenirim, o sinemayla ilgilenir.
)
a. Yardımcı Fiil
Eksikliği: Bir cümlede iki farklı yardımcı fiil kullanılması gerekirken bir
tane kullanılmasıyla ortaya çıkar.
“Arkadaşımız kültürlü ve bağnaz olmayan biridir.”
( Arkadaşımız kültürlü olan ve bağnaz olmayan
biridir. )
b. Ek-Fiil Eksikliği: Bir fiil için ek-fiilin hem
olumlusu hem olumsuzu gerekirken sadece birinin kullanılmasından kaynaklanır.
“Mehmet sevimli, içten ama çalışkan değildi.”
( Mehmet sevimli, içtendi ama çalışkan değildi. )
II. Özne
Yanlışlıkları: Bir cümlede özne olmayacak bir kelimenin özne gibi
kullanılması veya öznenin hiç kullanılmamasından kaynaklanan anlatım
bozukluklarıdır.
“GAP’ın inşaatı bitti, yakında hizmete girecek.”
( GAP’ın inşaatı bitti, GAP yakında hizmete girecek.
)
“Bu tür kitapların sayısı azaldı, okunmaz oldu.”
( Bu tür kitapların sayısı azaldı, bu tür kitaplar
okunmaz oldu. )
“Memlekette kavga yok, aksine sakin durumda.”
( Memlekette kavga yok, aksine memleket sakin durumda.
)
III. Tümleç Yanlışlıkları: Nesne ve dolaylı tümleç
alması gereken yüklemlerin bu öğeleri almamalarıyla oluşan anlatım
bozukluklarıdır.
“Yüzüne krem sürdü ve güzelce ovuşturdu.”
( Yüzüne krem sürdü ve yüzünü güzelce ovuşturdu. )
“Şimdi artık kimi sevdiğimi, saygı duyduğumu bilmiyorum.”
( Şimdi artık kimi sevdiğimi, kime saygı duyduğumu
bilmiyorum. )
IV. Özne -
Yüklem Uyumsuzluğu:
Teklik-çokluk
bakımından: İnsanlar söz konusu olduğunda özne tekilse yüklem tekil, özne
çoğulsa yüklem de çoğul olur.
“Ali okula gitti.”
Eğer çoğul özne toplu
kabul ediliyorsa yüklem tekil olur. “Arkadaşlarım yarın sinemaya gidecek.”
Saygı veya alay söz
konusu olduğunda çoğul özne tekil yüklem alabilir.
“Ali Beyler geldi. / Küçük beyler hâlâ kalkmamış.”
İnsan dışı varlıklar söz konusu olduğunda eğer özne cansız
bir varlık, soyut kavram, bitki ya da hayvan ismi ise yüklem her zaman tekil
olur.
“Zamirler ismin yerini tutar.” ( tutarlar olmaz. )
“Ormanda bülbüller ötüşüyor.” ( ötüşüyorlar olmaz. )
2. Olumluluk - Olumsuzluk Bakımından Anlatım Bozuklukları
Özne olumsuzsa
yüklem de olumsuz, özne olumlu ise yüklem de olumlu olur. Hiçbiri, hiç
kimse, kimse kelimeleri özne olursa yüklem olumsuz olur. Hepsi,
herkes kelimeleri özne olursa yüklem olumlu olur.
“Herkes dersi dinlemiş fakat bir şey anlamamıştı.”
( Herkes dersi dinlemiş fakat hiç kimse bir şey anlamamıştı.
)
“Hiç kimse padişaha karşı çıkmamış, onun yanında yer almıştı.”
( Hiç kimse padişaha karşı çıkmamış, herkes onun yanında yer
almıştı.
3. Tamlama Yanlışlıkları
Bir tamlayanın
yanlış bir tamlanana bağlanması veya tamlama ekinin kullanılmamasından
kaynaklanan anlatım bozukluklarıdır.
“Siyasal ve hukuk alanında başarılar elde ettik.”
( Siyasal alanda ve hukuk alanında başarılar elde
ettik. )
“Kültürel ve sanat etkinlikleri devam ediyor.”
( Kültürel etkinlikler ve sanat etkinlikleri devam
ediyor. )
“Konuşmacı dinleyicisini iyi tanıması gerekir.”
( Konuşmacının dinleyicisini iyi tanıması gerekir. )
“Özel ve kamu kuruluşları gelişiyor.”
( Özel kuruluşlar ve kamu kuruluşları gelişiyor. )
4. Çatı Uyumsuzluğu
Aynı cümlede
özellikle öğe ortaklığı olan cümlelerde etken ve edilgen fiillerin birlikte
kullanılmasından kaynaklanan bozukluklardır.
“Yanıt kelimesi son yıllarda sıkça kullanılmaya başladı.”
( Yanıt kelimesi son yıllarda sıkça kullanılmaya başlandı. )
“Üniversite sınavını kazanmak amacıyla çalışmaya
başladığında sadece ders çalışılmalıdır.”
( Üniversite sınavını kazanmak amacıyla çalışmaya
başladığında sadece ders çalışmalısın. )
“Bu belgeleri velilerinize imzalatılıp, müdür beye
vermelisiniz.”
( Bu belgeleri velilerinize imzalatıp, müdür beye
vermelisiniz. )
UYGULAMA
1) “Bu kitap yayınevinin ölümünün 10. yıl dönümünde
ünlü şairin yüce anısına armağanıdır.”
“Bu kitap yayınevinin ünlü şairin ölümünün 10. yıl
dönümünde yüce anısına armağanıdır.” ( Kelimenin yanlış yerde kullanılması )
2) “Yeni kaydolan öğrencilerin bu kadar çekimser
davranmalarına bir anlam veremiyorum.”
“Yeni kaydolan öğrencilerin bu kadar çekingen
davranmalarına bir anlam veremiyorum.” ( Kelimenin yanlış anlamda kullanılması
)
3) “Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine
getirir.”
“Güç zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir.” ( Gereksiz
kelime kullanılması )
4) “Bu şehirde savaş sırasında toplu katliam
yapılmış.”
“Bu şehirde savaş sırasında katliam yapılmış.” ( İşlevsiz
kelime kullanılması )
5) “Şüphesiz ki bu sözleri bazı öğrenciler duymuş
olabilir.”
“Bu sözleri bazı öğrenciler duymuş olabilir.” ( Anlamca
çelişen kelimelerin bir arada kullanılması )
6) “Beyaz akçe kara gün içindir demişler.”
“Ak akçe kara gün içindir demişler.” ( Deyim ve
atasözlerinin yanlış kullanılması )
7) “Yarının mutlu günlerine özlem duyuyorum.”
“Yarının mutlu günlerine hasret duyuyorum.” ( Mantık
hatası )
8) “Ekşi yiyecekleri az, acıyı ise hiç yemezdi.”
“Ekşi yiyecekleri az yerdi, acıyı ise hiç yemezdi.” (
Yüklem eksikliği )
9) “Onlar bu suçlamanın yersiz ve doğru olmadığını
söylüyor.”
“Onlar bu suçlamanın yersiz olduğunu ve doğru
olmadığını söylüyordu.” ( Yardımcı fiil eksikliği )
10) “Eserin konusu çok ilginç, anlatımı da sıradan
değildi.”
“Eserin konusu çok ilginçti, anlatımı da sıradan
değildi.” ( Ek-fiil eksikliği )
11) “Hiçbiri anlatılanlara inanmıyor, kendi fikrinde
ısrar ediyordu.”
“Hiçbiri anlatılanlara inanmıyor, hepsi kendi
fikrinde ısrar ediyordu.” ( Özne eksikliği )
12) “Karaya yaklaşıyor mu, yoksa uzaklaşıyor muyuz?”
“Karaya yaklaşıyor mu, yoksa karadan uzaklaşıyor
muyuz?” (Tümleç eksikliği )
13) “Bu erikler çok tatlıdırlar.”
“Bu erikler çok tatlıdır.” ( Özne - yüklem uyuşmazlığı )
14) “Hiç kimse bu paraya bu işi yapar.”
“Hiç kimse bu paraya bu işi yapmaz.” ( Olumlu -
olumsuz uyumsuzluğu )
15) “Fabrika ticarî ve polis otosu üretimine geçen
yıl ara verdi.”
“Fabrika ticarî oto ve polis otosu üretimine geçen
yıl ara verdi.” ( Tamlama
yanlışı )
16) “Bir yıl boyunca devamlı çalışarak kazanıldı.”
“Bir yıl boyunca devamlı çalışılarak kazanıldı.” (
Çatı uyuşmazlığı )
1996 - 1997 YILI ÖSS SORULARI
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Sorunlara, onun daha nesnel bir tavırla yaklaşacağını ve
çözüm getireceğini umuyordum.
B) Son günlerde tanık olduğum bazı olaylar, onunla ilgili
görüşlerimin değişmesine yol açtı.
C) Amaçlarına ulaşabilmek için her türlü engeli aşmaya
çalışan bu gençlere imreniyorum.
D) Araştırmamı istediğim yönde sürdürebilmem için öncelikle,
yararlanacağım kaynakları saptamalıyım.
E) Bu soru ben ve benim gibi sınava girmiş olan bir çok
kişinin kafasını karıştırdı.
Doğru cevap : E şıkkı
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Dürüst biri olduğundan dün de bugün de kuşkuya
düşmüyorum.
B) Hukukçu olmadığımdan, işin bu yönünü sizinle tartışamam.
C) Bu konuda bir araştırma yapılmasını, hazırlanacak raporun
ilgili kuruluşlara gönderilmesini istedim.
D) Ben, öyle olduğunu düşünüyor, öyle olduğuna inanıyorum.
E) Anımsanacağı gibi, bir yıldan beri bu konuda yazılar
yazıyor, ilgilileri uyarıyorum.
Doğru cevap : A şıkkı
3. Muğla yöresindeki çıkan yangınlardan geriye,
çırılçıplak ve simsiyah dağlar, tepeler kaldı.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A) Çoğul ekinin gereksiz kullanılmasından
B) İlgi ekinin gereksiz kullanılmasından
C) Bağlacın yanlış yerde kullanılmasından
D) Yüklemin şimdiki zaman yerine geçmiş zamanda
kullanılmasından
E) Özne ile yüklem arasında uyumsuzluk bulunmasından
Doğru cevap : B şıkkı
4. Öğrenciyi, düşünmeye ve yaratıcı olmaya yönelten
ve herhangi bir konu üzerinde eleştiri yapmasını sağlayan bir anlayış, eğitim
sistemimize henüz yerleşmedi.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A) Dolaylı tümlecin cümlenin başında kullanılmamasından
B) Öznenin birden fazla sözcükten oluşmasından
C) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
D) Tamlayan eksikliğinden
E) Gereksiz yere zarf tümleci kullanılmasından
Doğru cevap : D şıkkı
1997 - 1998 YILI ÖSS SORULARI
1. Türkçe’de bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü
tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birinci çoğul kişi olur.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan
kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) O akşam ben kendi odama, Fatma da kendi odasına
çekilmişti.
B) Teyzemlerin yeni evlerine taşınmasından sonra siz bu eve
yerleştiniz.
C) Havalar böyle giderse bir süre daha kahvaltımızı balkonda
yapabileceğiz.
D) Ben de bir tabak alıp sofraya oturayım.
E) Babasıyla annesi, bu evi üç yılda zar zor
yaptırabildiler.
Doğru cevap : A şıkkı
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) O yıllarda hepimiz tiyatro tutkunuyduk ve çalışmaya
susamıştık.
B) Film, bir ailenin sıradan olaylar karşısındaki şaşırtıcı
tutumunu ustalıkla yansıtıyor.
C) Festivalin bu bölümünde, müziğin farklı türlerinde adını
duyurmuş sanatçılar sahneye çıkacak.
D) Sanatçının bu karikatürleri, başta Berlin ve Paris olmak
üzere Avrupa’nın çeşitli kentlerinde sergilenecek.
E) Bu kameralar, rahatça kullanabildiği ve taşınmasının
kolay olması nedeniyle tercih ediliyor.
Doğru cevap : E şıkkı
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Yetkililer, bu konuda uluslararası işbirliği yapılmasına karar
verdiler.
B) Siyasi, askeri ve ekonomi alanlarında görüştüler.
C) Üye olan ülkelere toplantı konusunda bilgi verilmesini
gerekli gördüler.
D) Toplantıda, herkesin tartışmalara katılması gerektiğini
söylediler.
E) Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu belirlediler.
Doğru cevap : B şıkkı
4. Yanlış bir şey yapsam da kızmaz; ama inanılmayacak
kadar anlayışlıdır.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A) Yüklemin geniş zamanlı olmasından
B) Cümleciklerin ortak özneli olmasından
C) Yanlış ilgeç kullanılmasından
D) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
E) “bile” yerine “da” bağlacı kullanılmasından
Doğru cevap : D şıkkı
1998 - 1999 YILI ÖSS SORULARI
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Çalışma yaşamınızda bu tür güçlüklerle sık sık
karşılaşacaksınız.
B) Bizim için önemli olan, görevinizi en iyi biçimde yerine
getirmenizdir.
C) Bir sorunla karşılaştığınızda bizlerden yardım
isteyebilirsiniz.
D) Bu, sizlere verebileceğimiz en önemli ödül ve en önemli
hedeftir.
E) Bu işte de başarılı olacağınızdan hiç kuşkumuz yoktur.
Doğru cevap : D şıkkı
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.
B) Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.
C) Bu gaz, havada yoğun oranda bulunur.
D) Akarsularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.
E) Gençler, doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.
Doğru cevap : C şıkkı
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Makinenizi, arkadaki açma-kapama düğmesine basarak
kapatmanız gerekmektedir.
B) Daha fazla bilgi edinmek için yetkili satıcınıza
başvurabilirsiniz.
C) Bilgisayarınızın bozuk olup olmadığını öğrenebilmek için
onu bir teknisyene göstermelisiniz.
D) Bu bölümde, bilgisayarınızı nasıl kuracağınız ve nasıl
kullanacağınız açıklanmaktadır.
E) Bu kılavuzda sizi belli türdeki bilgilere uyarmak için
bazı özel işaretler kullanılmıştır.
Doğru cevap : E şıkkı
4. Gürültüden uzak, doğal güzelliklerle dolu parkın bir
( I ) köşesinde, yaşlı bir ( II ) hanım masanın üstüne koyduğu romanını bir
( III ) karış uzaktan okumaya çalışıyor; bir ( IV ) şişman, spor giyimli
bir ( V ) adam da dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için altı
çizili sözcüklerden hangisi atılmalıdır?
A) I. B)
II. C) III. D) IV. E)V.
Doğru cevap : D şıkkı
5. Oraya gidersen, etnografya ya da Kurtuluş Savaşı
müzelerini gezmelisin.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A) Yanlış bağlaç kullanılmasından
B) Koşul cümlesi olmasından
C) Nesnenin yanlış yerde bulunmasından
D) Yüklemin gereklilik kipinde olmasından
E) Ad tamlamasının gereksiz kullanılmasından
Doğru cevap : A şıkkı
1999 - 2000 YILI ÖSS SORULARI
1. Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok
durgun.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki
değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?
A) “çok” sözcükleri atılmalı
B) “durgun” yerine “az” sözcüğü getirilmeli
C) “olduğu için” yerine “olduğundan” sözcüğü getirilmeli
D) “ satışlar” yerine “alışveriş” sözcüğü getirilmeli
E) “pahalı” yerine “yüksek” sözcüğü getirilmeli
Doğru cevap : E şıkkı
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Bu konuda nasıl bir çalışma yapılması gerektiği,
uzmanlarca tartışılacak.
B) Olaydan büyük bir üzüntü duyduğunu, suçluların
cezalandırılmasını istedi.
C) Yeni binaların ne zaman hizmete açılacağını, basın
aracılığıyla duyuracaklarını belirtti.
D) Sorunlara sağduyuyla yaklaşmanın, onların çözümünü
kolaylaştıracağı sonucuna varıldı.
E) Bölgede, kış mevsiminin uzun sürmesi nedeniyle alınması
gerekli önlemler yetkililere bildirildi.
Doğru cevap : B şıkkı
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Ozan, 1940 yıllarında yeni şiirimizin başta gelen
adlarından biriydi.
B) O, 1946 yılında düzenlenen bir yarışmada birinci olmuştu.
C) Aradan yıllar geçmesine karşın şiir anlayışında bir
değişiklik olmadı.
D) Onun ilgi çekici yanlarından biri de konuları abartarak
anlatmasıdır.
E) Toplumsal ve bireysel olaylara, yan tutmadan bakar.
Doğru cevap : A şıkkı
4. Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A) Yüklemin III. tekil kişili olmasından
B) Nesnenin çoğul eki almasından
C) Gereksiz söz kullanılmasından
D) Yüklemin di’li geçmiş zamanlı olmasından
E) Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından
Doğru cevap : C şıkkı
5. O kurumda eğitim görmüş herkes, saygılı, hoşgörülü
ve esnek olmak gibi çok önemli erdemler kazanmışlardır.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A) Gereksiz yere sıfat kullanılmasından
B) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
C) Yükleme ek-fiil getirilmesinden
D)Öznenin sözcük öbeği olmasından
E) Özne - yüklem uyuşmazlığından Doğru cevap : E şıkkı
2000 - 2001 YILI ÖSS SORULARI
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Uzun süre ayakta kalabilmesi için bu yapı, neme dayanıklı
cam, kireç ve tuğla tozundan oluşan harçla yapılmıştır.
B) Bir kamu kuruluşuna ait sevimli konukevinin önünde
fotoğraf çektirdikten sonra oradan ayrıldık.
C) Oraya gitmeye karar verirseniz, bu gezi için en az iki
gün ayırmanız gerekir.
D) Her sabah erkenden kalkarak açık havada yürüyüş yapmanın
kalp sağlığını olumlu yönde etkilediği öğrendik.
E) Adaylar yirmi beş yaşından büyük olmalı ve sağlık
kontrolünden geçmiş olması gerektiğini söyledi. Doğru cevap : E şıkkı
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) İlk karşılaşmamızda bana bu kadar yakınlık göstermesine
çok şaşırmıştım.
B) Bu kadar yetenekli bir çocuğu, sanata yönlendirmekle çok
iyi bir iş yaptığını düşünüyorum.
C) Geçirdiğim rahatsızlığı, büyük bir başarıyla ameliyat
ederek sağlığıma kavuşturdu.
D) Bu aşamada, olayları doğal akışına bırakmanın doğru
olacağı kanısındaydı.
E) Aralarındaki sorunların görüş farklılıklarından
kaynaklandığını biliyordu. Doğru cevap : C şıkkı
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Takımlardan biri, ötekinin bitmek bilmeyen karşılıklı
saldırılarına daha fazla dayanamadı.
B) Maçlarda, taraftarların çıkardığı olaylar spora gölge
düşürüyor.
C) Sağlıklı kalabilmenin temel koşullarından biri de spor
yapmaktır.
D) Son yıllarda kimi takımlar, Avrupa takımlarıyla
yaptıkları maçlarda yüzümüzü ağartıyor.
E) Ancak düzenli olarak yapılan spor yararlı olur. Doğru
cevap : A şıkkı
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Bu anlaşmazlıkların giderilmesi için zamana gerek var.
B) Bu konunun, öncelikle ve ayrıntılı bir biçimde ele
alınması gerekiyor.
C) Üyeler, onunla ilgili görüşlerini daha sonra
açıklayacaklarını belirttiler.
D) Mimar ya da mimarlıkla ilgileniyorsanız bu kitabı okuyun.
E) Herkesin yaşamında birtakım sorunlar olduğunu hepimiz
biliriz. Doğru cevap : D şıkkı
2001 - 2002 YILI ÖSS SORULARI
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Sanayide gelişmiş ülkelerde, bu tür sorunlar hızla
çözülüyor.
B) Düzenlenen toplantı ve törenlerde bütün öğrenciler görev
alıyor.
C) Bu konuda yapılan açıklamaların anlaşılmayacak bir yanı
bulunmuyor.
D) Kurumda çalışanların başarısının, bu koşullara bağlı
olduğu düşünülüyor.
E) Teknoloji ne kadar artarsa da el emeğinin önemi
azalmıyor. Doğru cevap : E şıkkı
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Buluştukları zaman sanattan, edebiyattan konuşuyor, kimi
sanatçıları eleştiriyorlardı.
B) Ortada, karamsar olmayı gerektirecek bir durum yoktu.
C) Bu kitapları okumak, çocuğun ufkunu genişletiyor, ona
farklı dünyaların kapılarını açıyordu.
D) Bu kendi resimleri için açtığı ilk kişisel sergisi
olacağı için çok heyecanlıydı.
E) Çok yorgun olduğu için o akşam erkenden yatmak istedi. Doğru
cevap : D şıkkı
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Burada tiyatro salonundan internet kafeye kadar birçok
etkinlik bulunuyor.
B) Kentteki yaşam, öğretim kurumlarının sayısı arttıkça
hareketleniyor.
C) Öğrencilerin sporla ilgili gereksinimlerinin karşılanması
için girişimlerde bulunuluyor.
D) Kütüphaneden yararlanacak öğrencilerin önce kütüphaneye
üye olmaları gerekiyor.
E) Bilimsel araştırma yapacaklara her türlü olanak
sağlanıyor. Doğru cevap : A şıkkı
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Gazetelerde bu tür haberlere hemen her gün rastlanıyor.
B) Yazar, yaşadıklarını etkili bir biçimde anlatmakta
başarılı olamıyor.
C) Yemeğini erken yemesi gerektiği halde, hasta bu yasağa
uymuyor.
D) Bu alandaki çalışmaların hala yeterli bir düzeye
ulaşamadığı söyleniyor.
E) Trafikle ilgili sorunların çözümü için, geniş kapsamlı
bir toplantı düzenleniyor. Doğru cevap : C şıkkı
5. Hiç kimse ona gerçeği anlatmamış; onu yalan yanlış
sözlerle oyalamıştı.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden
hangisiyle giderilebilir?
A) “gerçeği” terine “doğruyu” sözcüğü getirilerek
B) “anlatmamış”tan sonra “herkes” sözcüğü getirilerek
C) “anlatmamış” yerine “söylememiş” sözcüğü getirilerek
D) “onu” sözcüğü atılarak
E) “oyalamıştı” yerine “kandırmıştı” sözcüğü getirilerekDoğru
cevap : B şıkkı

“..meslektaşlarımız dâhi olsa..” Etv, Günün Yorumu,
23.06.1999, 21:25
Bu cümlede dahi
şeklinde kullanılması gereken, ‘bile’ anlamına gelen kelimenin, dâhi şeklinde
kullanılmasıyla cümleden ‘uzman ya da üstün zekalı’ anlamı çıkmaktadır.
“Çünkü sana yaptıkları için nasıl teşekkür edeceğimi
bulamadım.” SHOW, Dizi: Cesur ve Güzel, 02.07.1995, 17:29
Bu cümlede de
‘bilemedim’ kelimesi yerine ‘bulamadım’ kelimesi kullanılarak bir dil yanlışı
yapılmıştır.
“Öğrenciler uzun bir tatile çıkacak olmanın
sevincini...” Kanal A, Haber, 25.06.1999, 18:30
Burada okulların
kapatılması ve dolayısıyla ‘tatile girmek’ söz konusudur. ‘Tatile çıkmak’ başka
anlamdadır.
“Hem yurt içinde hem yurt dışında dış gelişmeleri
sizlere vermeye devam ediyoruz.” Kanal 7, Dünyadan Yansımalar, 03.07.1999,
19:57
Yurt içinde dış
gelişme olamayacağı için, ifadede bir mantıksızlık vardır. Ayrıca içinde ve
dışında kelimelerinin de içinden, dışından şeklinde olması
gerekir.
“Evet ilk görüntüleri sayın Abdullah Akalp’ten dinliyoruz.”
OLAY, Padok, 15.05.1999, 12:13
Bu cümlede “görüntü
dinlemek” şeklinde bir ifade karşımıza çıkmıştır. Hâlbuki görüntü ya
“seyredilir” ya da “izlenir”. Cümlede yanlış bir fiil kullanıldığı için anlam
uyumsuzluğu ortaya çıkmıştır.
“Ayşe arkadaşımızın söylediği soruya cevap vereyim.”
SHOW, Güne Merhaba, 07.05.1999, 08:15
Yapı bakımından
doğru bir cümledir. Ancak burada “soru söylemek” şeklinde ifade edilen kavram,
cümledeki cevap vermek kavramı ile uyumlu değildir. “Soru söylemek”
yerine “soru sormak” ifadesi, cümleye uygun düşmektedir. Cümleyi şöyle
düzeltebiliriz: “Ayşe arkadaşımızın sorduğu soruya cevap vereyim.” veya
“Ayşe arkadaşımızın sorusuna cevap vereyim.”.
“Tebrik edeyim sizi galiba.” ATV, Ayşe Özgün,
04.10.1999, 10:31
Bu cümlede fiilin
kipi istek bildirmektedir. Böyle bir fiille, “ihtimal” ifadesi taşıyan galiba
kelimesi kullanılamaz.
“Beşiktaş’la Fenerbahçe arasındaki derbi maçına Beşiktaş 1-0
önde başladı.” SHOW, Haberler, 20.04.2003, 20:05
Bilindiği üzere tüm
karşılaşmalar 0-0 başlar. Bu cümlede Beşiktaş’ın maçın başlarında bir gol
bulduğu anlatılmak istenirken bir anlatım bozukluğu yapılmıştır.
“Kapalı spor salonu ful dolu.” NUMBER 1, Geveze Show,
11.05.1999, 22:11
Cümlede anlatılmak
istenen salonun hıncahınç dolu olduğudur. Fakat bu cümlede biri Türkçe diğeri
İngilizce olmak üzere aynı anlama gelen iki ayrı kelime kullanılmıştır.
“Bursa Özel Nilüfer Lisesi’nden Gökhan Mumcu en yüksek
puanları alarak birinci geldi.” KENT, Haber, 12.07.1999, 09:15
‘Birinci geldi’
yerine ‘birinci oldu’ söz grubu kullanılmalıydı.
ATV’nin ünlü dizisi “Böyle mi Olacaktı?”dan ilginç
konuşmalar :
- Hastalığı neymiş?
- Nevroz bozukluğu.
- Nasıl tedavi etmeyi düşünüyorsun?
- Bir kamyondan kumu kürek kürek boşaltmak gibi hastalığı
azar azar yok edeceğim.
Bu konuşmanın;
biri genç, güzel ve deneyimsiz, öteki deneyimli ve “hoca” konumundaki iki
doktor arasında geçtiğine inanmak güç; ama öyle! Taze doktor, hastaya “nevroz
bozukluğu” tanısı koymuş. Hocası: “Bak kızım; ‘nevroz’ dediğin zaten
hastalıktır. ‘Nevroz bozukluğu’ diye bir şey olmaz. Olursa bu, iyileşme
belirtisi bile sayılabilir.” demiyor; nasıl tedavi edeceğini soruyor!
Aynı bölümün bir
yerinde de kendisini tanıtırken “Ben Öğretmen Rifat’ın kızıydım.” diyor. “O
zamanlar” yani. Sonra doktor olmuş; artık Öğretmen Rifat’ın kızı değil!
“Riziko” adlı yarışma programında -belki hatırlayanlarınız
vardır- ‘günün fırsatı’ diye bir puan yükseltme olanağı vardı. Fakat bunların
sonuncusu ‘günün son fırsatı’ olarak değil de ‘son günün fırsatı’ olarak
söylenirdi.
Riziko’nun sunucusu Serhat Hacıpaşalıoğlu’nun, İstanbul
âdeti olduğunu sandığımız bir de konuşması var yarışmacılarla : “Evet Ragıp,
siz?” Bu da irkiltici; çünkü adıyla seslenecek kadar yakın olduklarımıza
genellikle “siz” demeyiz.
MEDYANIN KİRLETTİĞİ TÜRKÇE
Temel
Karamollaoğlu bir konunun çok konuşulduğunu bildirmek için, “Bugüne kadar
defaatlerce tekrar edilen...” diyor. Aynı kişi, aynı konuşmada meclis başkanına
şöyle sesleniyor : “Sayın başkan, burada bir cümle sarf edilirken elbette bu
bir cümleyle olmaz.” İlk ‘cümle’ deyişinde ne demek istediğini Allah bilir.
Başka bir siyasi, Tansu Çiller, “Af konusundaki
çalışmalarımızı sürdürdüğümüzü ve başlattığımızı...” diye giriyor söze.
Şimdi Demirel’in
adının geçtiği bir habere bakalım: “Anıtkabir’de sergilenen fotoğrafları ilk
kez Cumhurbaşkanı Demirel gezdi.” Fotoğrafları gezmese de sergiyi gezse olmaz
mıydı?
Şimdi de
felaket haberleri:
“Hızı
saatte 120 km’yi bulan fırtına, İskenderun’da başta elektrik direkleri olmak
üzere pek çok ağacın devrilmesine yol açtı.” Elektrik direkleri neden ağaçlara
dahil?
“Merkez
üssü Adana’da meydana gelen deprem 6,3 şiddetinde..” Şiddet mi büyüklük mü?
‘Merkez üssü Adana’da meydana gelen’ ne demek? Merkez üssü Adana’ysa başka
nerede meydana gelecek?
“Bunlar
gecenin haberleri. Gecede ne varsa Gece Hattı’nda var. Çünkü bildiğiniz gibi
Gece Hattı habere doymuyor.” Bu cümle ne anlama geliyor? Gece Hattı dedikleri
bir çeşit “haber canavarı” olmalı
Bir de fantezi müziğimizden bir şarkı sözüne göz atalım:
Senin için
ağladım yalan mı, yalan mı?
Diz çöküp
de yalvardım yalan mı, yalan mı?
Gençliğimi
harcadım yalan mı, yalan mı?
Yalanmış
meğer!
Bütün söylediklerini yapmış mı bu kişi, yapmış. Onun için
ağlamış, diz çöküp yalvarmış, gençliğini harcamış. “Yalan mı?” diye sorması,
“Ağlamadım mı, yalvarmadım mı, harcamadım mı?” anlamında bir onaylatma isteği.
Peki “yalanmış meğer” ne oluyor öyleyse? Ortada yalan olan bir şeyler olabilir;
ama bu, kesinlikle kişinin yaptığına bu kadar emin olduğu davranışlar olamaz.
“Buradaki ‘yalan’ farklı anlamda.” diyorsanız; bir başka parçaya kulak verin:
“Şarkılar yazmışım onun uğruna / Ben böyle birini tanımıyorum.” Buradaki
“tanımıyorum” da mı farklı anlamda? Ama zaten biz bu farkın peşindeyiz.
Bunlar da günlük hayatta bir çoğumuzun kullandığı,
kalıplaşmış anlatım bozuklukları:
- Yangın
yanıyor!
- Ölü
ölmüş!
- Ayak
topuğu!
- ÖSS
Sınavı!
- Fidan
ektik!
- Tohum
diktik!
Yorumlar
Yorum Gönder