YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU (1889–1974)
ü Edebiyatın her alanında eser vermiştir.Fecr-i Ati’nin dağılmasından sonra Milli Edebiyat içinde yer almıştır.
ü Çoğunlukla içinde yaşadığı toplumun dertlerini eserlerinde işlemiştir.
ü Anadolucu, Atatürkçü bir çizgide kalmıştır.
ü Esas ününü romancılık alanında bulmuştur.
ü Kuvvetli bir gözlem gücü vardır.
ü Realist bir çizgide yaşamıştır.
ü Eserlerinde aydın-halk çatışmasını yansıtmıştır.
ü Eserleri: ROMANLARI: Kiralık Konak, Ankara, Nur Baba, Hüküm Gecesi,Sodom ve Gomore, Yaban, Bir Sürgün, Panorama
HİKÂYELERİ: Milli Savaş Hikâyeleri, Rahmet
DİĞER ESERLERİ: Erenlerin Bağından, Zoraki Diplomat, Vatan Yolundan, Anamım Kitabı
HALİDE ADİP ADIVAR (1884–1964)
ü Edebiyatçılığının yanında bir asker gibi cephe gerisinde mücadele vermiştir.
ü Romanlarında aşk, kadının psikolojisini, doğu-batı çatışmasını, eski-yeni kavgasını işlemiştir.
ü Romanlarında kuvvetli bir gözlem vardır.
ü Kurtuluş Savaşı eserlerinde çokça yer edinmiştir.
ü Edebiyatın hemen her alanında eser vermiştir.
ü Dili çok başarılı değildir.
ü Eserleri: Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye, Türkün Ateşle İmtihanı, Sinekli Bakkal, Mor Salkımlı Ev, Dağa Çıkan Kurt, Tatarcık, Zeyno’nun Oğlu…
REŞAT NURİ GÜNTEKİN (1889–1958)
ü Anadolu’nun dertlerini, sıkıntılarını, inançlarını eserlerinde işlemiştir.
ü Sade ve yapmacıksız bir dil kullanmıştır.
ü “Çalıkuşu”romanı en ünlü eseridir.(aslında bir tiyatro eseri olarak yazılmıştır)
ü Müfettişlik yaptığı için Anadolu’yu gezmiş ve onların sıkıntılarını, sevinçlerini edebi eserlerinde sıkça kullanmıştır.
ü Eserleri: Çalıkuşu, Damga, Dudaktan Kalbe, Acımak, Yeşil Gece, Yaprak Dökümü, Kızılcık Dalları, Gökyüzü, Eski Hastalık, Ateş Gecesi, Miskinler Tekkesi
REFİK HALİT KARAY (1888-1965)
ü Halk dilini eserlerinde oldukça başarılı olmuştur.
ü Kuvvetli bir gözlemciliği vardır; ancak iç gözlemde başarılı değildir.
ü Eserleri: Memleket Hikâyeleri, İstanbul’un İçyüzü, Yezidin Kızı, Çete, Sürgün, BU Bizim Hayat, Kadınlar Tekkesi, Karlı Dağdaki Ateş…
YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958)
ü Modern edebiyatımızın en büyük şairlerindendir.
ü Batılı tarzda şiirimize düzen vermiştir.
ü Aruzu Türkçeye başarıyla uygulamıştır. “OK” şiiri hariç bütün şiirlerini aruzla yazmıştır.
ü Şiir musikiden başka bir musiki”dir derdi.
ü Parnasizmden etkilenmiştir.
ü İstanbul’u, Osmanlı’nın ihtişamlı zamanında gezmek, tabiat, ölüm, rintlik gibi konuları işlemiştir.
ü Şiirlerinin mükemmel olması için uğraş vermiştir, bu konuda oldukça titizdir.
ü Edebiyatın hemen her alanında eser vermiştir; ancak asıl ününü şiirde kazanmıştır.
ü Eserleri: Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârıyla, Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Portreler,
ü Rubailer ve Hayyam’ın Rubailerini Türkçe Söyleyiş.
ü Her şey insanla başlar insanla biter.
ü Şiirin kendine göre bir dili olmalı.
ü Şiir diğer edebi türlerden kesin çizgilerle ayrılmalı.
ü Önemli olan kelimelerin anlamları değil, şairin ona yüklediği anlamlardır.

Yorumlar
Yorum Gönder