Yapım Ekleri

YAPIM EKLERİ

¶Yapım ekleri, mevcut kelimelerden (isim ve fiil köklerinden) farklı ve yeni anlamlı kelimeler türetmeye yarayan eklerdir.[10]

Nesneleri karşılayan isimlerle hareketleri karşılayan fillerin kökleri farklıdır[11]:
Gel-(-mek,-dim, -miş...)
Baba(-m, -lar, -dan)

Birbirine yakın olan nesne ve hareketlere ait kelimeler aynı kökten türeyen kelimelerdir. ¶ Bu bakımdan türemiş kelimelerin kökleriyle mutlaka bir anlam ilişkileri olmalıdır:
baş, baş-la-, baş-ar-, baş-ar-ı
sev-, sev-il-, sev-dir, sev-in, sev-inç, sev-gi
göz, göz-lük, göz-cü, göz-cü-lük, göz-lük-çü-lük...

Yapım ekleri isim ve fiil köklerine gelerek yeni isimler ve filler türetirler. bu ekler kökten hemen sonra gelirler. ¶ Çekim ekleri yapım eklerinden sonra gelir[12]:
bil-gi-ler, bil-dir-di;
göz-le-meliyim, göz-lük-ten...

Bu türemiş kelimelerden de tekrar yeni kelimeler türetilebilir:
bil-gi-li,bil-dir-i
göz-lük-çü, göz-lük-çü-lük...

Bu bakımdan yapım eklerini iki başlık altında inceleyebiliriz:

İsim yapan yapım ekleri: İsimden isim yapan ekler ve Fiilden isim yapan ekler
Fiil yapan yapım ekleri: İsimden fiil yapan ekler ve Fiilden fiil yapan ekler

1. İsim yapan yapım ekleri

İsim veya fiil kök ve gövdelerinden yeni isimler türeten eklerdir. Türkçemizde sıkça kullanılan yapım ekleri şunlardır:

a. İsimden isim yapan ekler

-lİk
Yer isimleri yapar:
kömürlük, kitaplık, tuzluk, odunluk, ağaçlık, zeytinlik, çöplük...

Alet ve araç isimleri yapar:
başlık, kulaklık, gecelik, gözlük, önlük...

Topluluk isimleri yapar:
gençlik, insanlık, Türklük...

Soyut isimler yapar:
gençlik, insanlık, Türklük, çocukluk, hanımlık, kardeşlik, Müslümanlık, kulluk, erkeklik, bilgelik...

Sınırlama, ayırma, ölçü tahsis anlamı taşıyan isimler yapar:
bayramlık, kışlık, akşamlık, gömleklik, hediyelik, ömürlük, haftalık, aylık...

Sıfatlara[13] gelerek durum bildiren isimler yapar:
iyilik, güzellik, küçüklük...

Meslek isimleri yapar:
öğretmenlik, doktorluk, veterinerlik[14], eczacılık, arıcılık, demircilik, kılavuzluk, rehberlik...

Bu ekle türetilen ekler sıfat olarak da kullanılabilirler. İsimle sıfat arasında tür farkı olduğu için bu yönde soru sorulabilir:
kışlıklar, kışlık odun;
günlüğüm, günlük masraf;
elbiselikler, elbiselik kumaş;
turşuluklar, turşuluk biber;
kiralıktan, kiralık daireden,
satılıklar, satılık arsalar...

-cE
Dil isimleri yapar:
Türkçe, Almanca, Arapça, Farsça..

Yer isimleri yapar:
Çatalca, Yenice, Çamlıca, Taşlıca, Ilıca...

Hayvan ve bitki isimleri yapar:
delice, karaca, kokarca, yumuşakça...

-cİ[15]
İsim, sıfat, zarf türetir:
sanatçı, kiracı, inşaatçı, yolcu, çaycı, şakacı, duacı, milliyetçi, Türkçü, halkçı, sözcü, tiyatrocu, kemancı...
gazeteci çocuk, şakacı insan...
akılcı (davranmak), Atatürkçü (geçinmek)

-lİ
Soyut ve somut isimler ve sıfat türetir. Özel isimlere getirildiğinde kesme işaretiyle ayrılmaz.

Kişinin nereli olduğunu bildirir:
Ankaralı, Konyalı, köylü, kentli...

Bir şeyin içinde daha çok ne bulunduğunu bildirir:
Tuzlu, şekerli, acılı, tozlu...

Soy, devlet bildirir:
Osmanlı, Karahanlı, Selçuklu...

Durum (medenî hâl) bildirir:
Sözlü, evli, nişanlı...

Renk bildirir; ikileme kurar:
Mavili, yeşilli, kırmızılı, allı yeşilli, sarılı kırmızılı...

Kişinin sahip olduğu özelliği bildirir:
Bilgili, tecrübeli, akıllı, görgülü, saygılı, kültürlü, akıllı uslu...

Diğerleri:
Gönüllüler, gönüllü (kişiler)...
İrili ufaklı, kadınlı erkekli...

-sİz
-li ekinin olumsuzunu yapar. Ama –li ekini almış her kelimenin –siz ile olumsuzu yapılmaz:
akıllı X akılsız doğru
bilgili X bilgisiz doğru
nişanlı X nişansız yanlış
köylü X köysüz yanlış
mavili X mavisiz yanlış

İsim, sıfat ve zarf türetir:
Korkusuz (çocuk), akılsız, susuz (topraklar), tatsız, güçsüzler, ölümsüz, eşsiz, yersiz yurtsuz (kaldım), kimsesiz, tarafsız (davranmalı)...

-ki[16]
Zaman ve yer bildiren kelimelerden sıfat yapar. Bu sıfatlar isimleşebilir. –ki ve –kü şekillerinde kullanılır.
bugünkü (maç), akşamki (fırtına), geceki (soğuk), bugünkünü, yarınkinden...

Yer bildiren kelimelerde –de hâl ekiyle birlikte kullanılır:
Aşağıdaki (sorular), aşağıdakiler, sınıftaki (öğrenciler), sınıftakiler, raftaki (eşyalar), yuvadaki (yavrular)...

-tİ
Yansımalardan isim türetir:
çıtır-tı, cızır-tı, şakır-tı, şıkır-tı, homur-tu, gıcır-tı, patır-tı

Diğer ekler:

-e: göze (kaynak)...
-Cİl: etçil, otçul, insancıl, evcil, bencil, ölümcül...
-Daş: vatandaş, yurttaş, gönüldaş, anlamdaş, meslektaş...
-gil: Aligil, Yaşargil, ancamgil...
-leyin: geceleyin, akşamleyin, sabahleyin, gündüzleyin...
-ncİ: birinci, üçüncü, sonuncu...
-Er: üçer, beşer, yedişer, dörder, altışar...
-Cİk: gelincik, kızılcık, elmacık, kulakçık, karıncık...


b. Fiilden isim yapan ekler

Fiil kök ve gövdelerinden isim türetirler.

Mastar ekleri:

-mEk
Bütün fiil kök ve gövdelerine getirilebilir. Fillerin isimlerini türetir. Bu yüzden bu eklere isim-fiil (mastar) eki; bu kelimelere de isim-fiil (mastar) denir.
gel-mek, oku-mak, ye-mek, iç-mek, çalış-mak...

Bu ek kalıplaşarak kalıcı nesne isimleri de türetebilir; bunlar isim-fiil değil, doğrudan isimdirler:
yemek, çakmak, ekmek, ilmek, kaymak,

-mE
-mEk eki gibidir. Ama –mEk kullanılan her yerde –mE kullanılamaz. Bu ek de bütün fiil kök ve gövdelerine gelerek; onlardan fiil ismi türetir (isim-fiil yapar):
başlama, okuma, yazma, nakletme, hasta olma, danışma[17], sevme, inanma...

Bu ek de –mEk gibi kalıcı nesne isimleri yapar:
Asma (yaprağı), bölme (işlemi), danışma (memuru), dondurma (külâhı), kavurma, işletme, bağlama (:saz)...

Bu ek niteleme sıfatı da türetir:
Karma (liste), süzme (yoğurt), yazma (eser), saçma (bir fikir), yapma (çiçek), ,
[10] Yapım eki almış bütün kelimeler türemiş kelimedir.
[11] Kök ve gövde konusunda ayrıntılı olarak işlenecektir. Ayrıca bazı kelimeler hem isim hem de fiil kökü olarak kullanılabilmektedir: savaş, isim kökü; savaş-(mak), fiil kökü vb.
[12] “Duvardaki Kan”, “annemsiz bir bayram” ve “başarının yüzdelik oranı” örneklerinde olduğu gibi bazen çekim eki yapım ekinden önce de gelebilir.
[13] Yapım ekleri isim ve fiil yapım ekleri olarak ikiye ayrıldığına göre fiil olmayan kelimeler, yani sıfatlar, zarflar, zamirler vb. isim olarak değerlendirilecektir.
[14] Bazı üniversitelerin Veteriner Fakültesi adında fakülteleri vardır. Veteriner, veterinerlik mesleğine girmiş, o işi yapan kişi demektir. Eğer bu yazılış doğru ise eczacılıkla uğraşan kişi anlamındaki eczacı kelimesiyle Eczacı Fakültesi gibi bir tamlama da doğru olur. Böyle olunca fakülte kelimelerinden önce meslek adı değil, mesleğe girmiş kişinin unvanı kullanılmalı: doktor fakültesi, öğretmen fakültesi, öğretmen bölümü, denizci fakültesi vb.
[15] Bu ek bakıcı, alıcı, inandırıcı örneklerindeki –ıcı eki ile karıştırılabilir.

[16] -ki ilgi zamiri ile karıştırılabilir: İlgi zamiri belirtili isim tamlamalarında tamlananın yerini tutabilir ve bir çekim ekidir:
benim kalemim→benimki
onun eli→onunki
[17] Olumsuzluk eki ile karıştırılabilir: olumsuzluk eki vurgusuzdur, mastar eki ise vurgulu: danışma (-nış- vurgulu, olumsuz emir); danışma (-ma vurgulu, isim-fiil→isim)

Yorumlar