Renkler:
1- siyah: Farsça "siya"dan (kara)...
2- kahverengi: Anlamı açık!.. İlginç bir şey, Japonlar'ın aynı renge "chairo" (cha: çay, iro:renk) demeleri...
3- gri: Fransızca'da "gris" "duman" anlamını taşıyor.
4- kurşuni: Kurşun madeninin renginde... (kurşun-i)
5- kırmızı: Arapça'da "kırmıs" "al" anlamını taşıyor. Ancak bana göre Türkçe'deki "kırmız-ı" kullanımı, "kırmız" diye bir nesnenin rengini işaret ediyor. "Kırmız", bir böcekten (kırmızböceği) elde edilen ve Osmanlı Dönemi'nde romatizma hastalıklarında kullanımı yaygın olan koyu kırmızı renkte bir ilacın adı... Yani bu rengin bizim dilimize bu biçimde yerleşmesi o yaygın ilacın adından türemiş olması olasılığını güçlendiriyor. Yine de, "kırmız" sözcüğü arapça "kırmıs"tan gelmiş olabilir. Öte yandan, eski Türkçe'de ateş'e "kormiz" dendiği biliniyor (günümüzdeki "kor" sözcüğü o dönemden taşınmış olsa gerek). Yani "kızıl, ateş rengi" anlamında düşünürsek, sözcüğün kökeni Türkçe sayılabilir.
6- bordo: Bu renk, koyu kırmızı renkteki "Bordeaux" şaraplarının adından geliyor (Bordeaux: Fransa'da bir şehir).
7- turuncu: Turunç meyvesinin renginden; turunc-u...
8- pembe: Farsça'da pamuğa ve pamuk çiçeğine "penbe" denir. Pamuk çiçeklerinin başlangıçta aldıkları açık kızıl renkten dolayı... Burada da ilginç bir nokta, "pamuk", "pembe", "penbe" ve İngilizce'deki "pink" (pembe) sözcüklerinin benzemesidir. Anglo-Saxon'ların Mezopotamya'da yaşamış olmalarının bunda büyük etkisi olsa gerek... Farsça'daki bazı temel sözcüklerin İngilizce'de de bulunması bunu destekliyor. (Örneğin, sitare-star, peder-father, birader-brother, nev-new, vb. Bu örneklere ekleyebilecekleriniz varsa lütfen bildirin.)
9- yeşil: Türkçe'deki "yaş" (diri) sözcüğünden geliyor. Anlam genişlemesiyle, "diri, yeşil bitki"den benzetilerek renk ismi yapılmış. Yeşermek, yeşil, yeşim (taş), yaş (ömür) hep "yaş" kökünden gelmektedir.
10- turkuaz: "Turkuaz" (firuze) taşının rengi...
11- mavi: Arapça "ma"dan (su) "ma-i"; yani "su rengi"...
12- lacivert: Farsça'da "lajvard", yüzük yapımında kullanılan koyu mavi renkli bir çeşit taşa ve o taşın bulunduğu yüzüğe denir.
13- yavruağzı: Özellikle kuş yavrularının gaga kenarlarındaki pembe-sarı karışımı açık renkli et parçalarından adını alıyordur.
14- menekşe: Farsça adı "benefşe" olan "menekşe çiçeği"nin renginden...
15- mor: Arapça'daki "mur" (demir pası) sözcüğünden geldiği söylense de ben pek ilgi kuramıyorum. Fransızca'daki "morte" (ölü) sözcüğü bile bu rengi daha iyi anlatır. Şaka bir yana, belki de gerçek kökü odur.
16- leylak: Yine bir çiçek (leylak) rengi...
17- bej: Fransızca'dan geliyor (beige) ve "koyun yünü"nün rengine işaret ediyor.
18- kara: Bu sözcüğün hem Türkçe'de hem de diğer dillerde o kadar çok anlamı ve olası kökü var ki, en iyisi bu kargaşaya hiç bulaşmamak...
19- haki: Arapça'da "hak", "toprak" anlamına geliyor. Buna göre, haki: toprak rengi...
20- eflatun: ???
Yorumlar
Yorum Gönder