Edat / Bağlaç / Ünlem Testi 2


1. Aşağıdakilerin hangisinde hem edat hem bağlaç kullanılmıştır?
A- Hayatımın şiirime düşen gölgesi her zamanki kadar, hatta biraz daha belirgindir.
B- Hayatta öyle midir bilmiyorum ; ama sanatta her şey insanla başlar.
C- Kentin şairi olamaz gibi geliyor bana, yalnızca onu malzeme edinenler olabilir.
D- Şiirin ne olmadığını sorsaydınız bana bir şeyler söylerdim ; fakat ne olduğunu bilemiyorum.
E- Ödüllerin , genç şairlerin sesini duyurmaları bağ- lamında önemini yadsıyacak değilim.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat ya da bağlaç kullanılmamıştır?
A- Kaderin cilvelerine alışmış kalbimle yazıyorum size.
B- Okyanus ne ki sevgi şebneminin yanında.
C- Hayatının yivlerinden birini kırdın mı bir daha toplanıp tutamazsın.
D- Ancak, hayatın son dönemlerinde manalandırabil-mişti hayatını.
E- Her yüzde bir eski zaman hikayesi okumaktayım.

3. Aşağıdakilerin hangisinde edat kullanılmıştır?
A- Yazar, vaktin kendine bağışladığı fırsatları iyi kulla- nan adamdır.
B- Hayallerimle gerçeklere baktıkça bunları birbirinden ayıramadığımı fark ettim.
C- Ne farkı var içimdeki sessizliğin, vakit kervanının ıssız yürüyüşünden.
D- Suskunluk yüreğime bir derviş misali bağdaş kurup oturmuş.
E- Artık, hayatında yeni bir sayfanın açılmaya başladı- ğını hissediyorum.

4. Aşağıdakilerin hangisinde birden fazla bağlaç kullanılmıştır?
A- Zavallı gönül, bir arı gibi vızıldar; ama ortaya ne bal çıkar ne mum.
B- Mutluluklar ve acılar yaşam terazisinin farklı kefe- lerinde kozlarını paylaşır.
C- Çocuklar söğüt dallarının arasından sanki göğü kucaklamaya çalışıyor.
D- Bu, belki yaşamdan çekilmek için bir sebep olacak.
E- Kaybolmuş değerleri açığa çıkarmak vazifesi de bize düşer.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç kullanılmamıştır?
A- Biz sanırız ki coşkumuz, yaşadığımız anın güneşin- den alıyor parıltısını.
B- Hayatın somurtkan yüzünden de coşkunun teknesi- ne besleyici öğeler akar.
C- Yazarlık, insanlığa gülümseyen koca bir ağaç gibidir.
D- Yazarın kendisi bile bu ani coşku harmanına yaka- lanmasına şaştı.
E- Kalbi coşkuyla dolan ; ancak, bunu eserlerine yan- sıtmayan bir yazardır.


6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem edat hem bağlaç kullanılmıştır?
A- Geçmiş zaman yaşantıları ne kadar mütevazi, ne kadar huzurluydu.
B- Bir zaman sonra zamana ayak uydururken, bugün geçmişi mumla arıyoruz.
C- Kendimizi betonla asfalt arası bir dünyaya mahkum ediyor gibiyiz.
D- Hayat serüvenine çıkarken ümit tomurcuğunu da heybemize yüklemeliyiz.
E- Umut bizim için tutunacak tek dal oldu şimdilerde.

7. “Ne…ne” bağlacı yapıca olumlu , anlamca olumsuz cümleler kurar.
Aşağıdakilerin hangisinde cümleye bunun dışında bir anlam katmıştır?
A- Genç yazar ne şiirde ne romanda istediği başarıya ulaşabilmişti.
B- Kitaplarım ömrümün solmaz çiçekleridir; ne ekmek ister ne su.
C- Türkler tarih boyunca ne doğunun ne batının haki- miyetine girmiştir.
D- Yazar okul yıllarında ne tembel, ne çalışkan sayı- lırmış; ama kalemi güçlüymüş.
E- Ne güzelim dünyayı görebiliyor ne kitap okuyabili- yordu.

8. “ile(-la/-le)” aşağıdaki cümlelerin hangisinde diğerlerinden farklı görev ve anlamda kullanıl-mıştır?
A- Eleştirmen, taşla ve sopayla kovulmuştur düşünce otağından.
B- Binbir zahmetle büyüttüğü evladını gurbete gönder- di.
C- Doğduğu kentle bu şehir arasında bir tercih yap- ması gerekiyor.
D- Eline tutuşturulan bir dilekçeyle müdürün odasına gönderildi.
E- Yazarla yapılan röportaj bir hafta sonra gazetede yayımlanacakmış.

9. “Ancak” sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde edat olarak kullanılmıştır?
A- İki kişinin ancak kaldırabildiği taşı tek başın kaldırdı
B- Başını kaldırıp etrafına son kez baktığında ancak fark edebildi.
C- Kitaplığı düzenlemeye kalkıştı; ancak becereme- yince vazgeçti.
D- Bütün hayatı ancak çocuklarına harcadığını söylerdi.
E- Eski ancak oldukça orijinal bir mimari yapısı olan bir yalıydı bu.

10. Aşağıdakilerin hangisinde “üzere” edatı cümleye koşul anlamı katmıştır?
A- Gerçekleri anlatmak üzere son bir kez konuşması- na izin verildi.
B- Okumak üzere gittiği ülkede iş hayatına atıldı.
C- Evden çıkmak üzereyken annemler geldi.
D- Otobüsü şehre gitmek üzere olduğunu söylediler.
E- Gün doğmak üzereyken patlayan bu gürültü hepimizi korkuttu.

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat kullanıl- mıştır?
A- Edebiyat aşıkları bu vefalı kahvede toplanmışlardı.
B- Birkaç tanıdık yüz ararken, gözleri yanan sobaya takıldı.
C- Bir yığın sarı yaprakla beraber omuzlarıma bıraktı hüznü.
D- Dün nerdeydin, bugün neredesin? Hızlı geçiyor zaman.
E- Rüzgar yavaştan, aheste aheste dokunuyor omuzlarıma .

12. “Fakat” bağlacı aşağıdakilerin hangisinde cümleye diğerlerinden farklı bir anlam katmıştır?
A- Yorgundu fakat hala koşturuyordu.
B- Kardeşim çok duygusal fakat temkinlidir?
C- Koşmak istiyor fakat bir türlü koşamıyordu.
D- Sınava katıldı fakat sınavı iyi geçmedi.
E- Tekrar okuyabilirsin fakat gür bir sesle.

13. “Yalnız” sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde edat görevinde kullanılmıştır?
A- Uzun süreden beri bu şehirde yalnız yaşıyor.
B- Yalnız yaşayan insanlar duygusal olur.
C- Kalabalık içinde bile yalnız bir insandı.
D- Düşüncelerini yalnız bana anlatmıştı.
E- Aradan geçen onca zamana rağmen hala yalnızdı.

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat kullanıl- mamıştır?
A- Bir söze bir söz daha eklemek için arttırıyoruz çabalarımızı.
B- Yeni bir yılla birlikte daha geniş nefesler alıyoruz.
C- Şiir yazmaya başladığından beri dile hassasiyeti arttı.
D- Yol hikayeleri yaşamak ya da gurbetine yeni adlar bulmak gibi bir amacı var.
E- Hayat bir ırmak misali akıp gidiyor hiç durmaksızın.

15. “Kadar” edatı aşağıdaki cümlelerin hangisinde “su kadar berrak bir maviliği zevkle seyrediyoruz.” Cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır?
A- Düşünülen kadar masraflı olmadı yolculuk.
B- Bu kadarı da fazla oldu, sus artık!
C- Akşama kadar harıl harıl çalıştılar.
D- Onun için toprak kadar vefalı başka bir dost yok.
E- Yüz kadar öğrenci bu geziye katılacak.

16. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde hem edat hem bağlaç kullanılmıştır?
A- Televizyon, hayatımızdaki düşünce ve sanat tomurcuklarını daha gün yüzüne çıkmadan öldürüyor.
B- Uzun zamandan beri ilk kez kente yağmur yağdı ama suya hasret toprağı kandıramadı.
C- Bir yanda soğuk bir yanda ayrılıklar, sonbaharın kaderi hep bu mudur?
D- Değil dağlar taşlar bütün bir yeryüzü suya kanmak için avuç açtı.
E- Sular seller gibi yağmalı, kendine hasret gönülleri, toprakları kandırmalı yağmur.

17. “Edatlar bazen bir isimle birleşip başka bir ismin sıfatı olur.”
Aşağıdakilerden hangisinde buna örnek olacak bir edat kullanılmıştır?
A- O kadar konuştu ama ikna edemedi.
B- Parmak kadar boyuyla her işe karışıyor.
C- Bir o yana bir bu yana koşturuyor.
D- Senin gibisini zor bulurlar.
E- Eve doğru yaklaştıkça heyecanlanıyordu.

18. “de, da” bağlacı aşağıdaki cümlelerin hangisinde “şaşırma” anlamında kullanılmıştır?
A- Artık doğru söylese de önemi yok.
B- Oraya da gideriz yeter ki huzursuzluk çıkarma.
C- Nasıl olmuş da kimse hırsızı görmemiş.
D- Yapmam da yapmam, diye tepiniyordu.
E- Kitabı oku da öyle konuşalım.

19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “karşı” sözcüğü edat görevinde kullanılmıştır?
A- Romanın karşısında öykü olmaz, ikisi farklı türlerdir
B- Karşıki apartmanı kimler satın almış.
C- Her gün karşı komşunun kapısını aşındırırmış.
D- Onlara asla karşı çıkma.
E- Yapılan teklife karşı hiçbir şey söylemedi.

CEVAP ANAHTARI
1-B , 2-E , 3-B , 4-A , 5-C , 6-C , 7-D , 8-C , 9-D , 10A 11-C ,12-E , 13-D , 14-E , 15-D , 16-B , 17-B , 18-C, 19-E

Yorumlar