Edatlar (İlgeçler) / Dilbilgisi Ders Notları


İle edatıO kalın tahtayı bıçakla kesemezsin. (araç durumu-edat)
Bu konuyu arkadaşlarla bütün ayrıntılarıyla ele aldık. (birliktelik)
Haberi alınca yanımızdan sevinçle ayrıldı. (durum- zarf kullanımı)
Sizden hep saygıyla söz ederdi. (durum-zarf kullanımı)
Edebi türler içinde en çok şiirle öyküyü severim. (bağlaç kullanımı)
İçin edatı
Zeytinliğe tapu çıkarmak için dava açmıştı. (amaç)
Saha çamur olduğu için maç ertelendi.(neden-sonuç)
Senin için çok iyi şeyler düşünüyorum. (hakkında)
Askerlerimiz yurdumuz için gerekirse canlarını feda ediyorlar.(uğruna)
Bu çiçeği senin için aldım. (sana- yönelme-özgülük)
Onlar için her zaman ki yerleri ayrılmıştı. (aitlik-özgülük)
Senin için bunlar çok farklı şeyler mi? (göre-öznellik)
Gibi edatı
Topu kaptığı gibi evlerine doğru koşmaya başladı. (zaman ilgisi)
Bu yaşına geldi hala çocuk gibi davranıyor. (benzerlik ilgisi)
Yaylada buz gibi ayran içmiştik. (sıfat görevinde)
Uzaktan gelen akrabalarını buz gibi karşılamıştı. (durum-zarf görevinde)
Bugüne kadar senin gibisini görmedim doğrusu. (isim tamlaması)
Onun bende gönlü var gibi. (sanki- olasılık)
Kadar edatı
O da senin kadar başarılı bir öğrencidir. (benzerlik)
Otuz kırk kadar öğrenci seçmelerde başarılı olmuştu. (yaklaşık)
Mahallenin çıkışına kadar bizi uğurlamaya gelmişti. (süre-zaman)
Arkadaşım da sizin kadar iyi biridir. (eşitlik)
Bu kadar pahalı olduğunu bilemedim. (ölçü)
Göre edatıBurası bize göre bir yer değil, haydi gidelim. (uygunluk)
Bana göre, edat tümlecinin bir çeşit zarf tümleci olması daha uygun. (görelik-öznellik)
Bizlere göre sizler daha şanslı sayılırsınız.(karşılaştırma)
Doğru edatı
Eve doğru giderken ona rastladım. (yönelme)
Azgın boğa bize doğru hınca hınç koşuyordu. (yönelme)
Sabaha doğru İstanbul’a varmıştık. (zaman zarfı))
Doğru söze kim, ne diyebilir mi? (sıfat)
Dershaneden çıkınca doğru eve git. (yer-yön zarfı)
İşin doğrusunu ben sana anlatayım. (isim)
Karşı edatı
Erciyes’e karşı oturmuş çay içiyorduk. (yönüne doğru)
Hacılar Erciyesspor, Göztepe’ye karşı oynayacak. (rakip olarak)
Bu söze karşı hiç sesimi çıkaramadım. (cevap olarak- karşılık)
Karşı evde kim oturuyor biliyor musunuz? (sıfat)
Karşıdan gelenleri pek tanıyamadım. (isim)
Yalnız, ancak, sadece, bir, tek edatları
Bu beş sözcük cümleye sınırlandırma anlamı kattıklarında edat olarak kullanılırlar. Diğer dört edat “sadece” ile eşleştirilerek edat kullanımları bulunabilir.
Yalnız edatı
Milyonların arasında yalnız yaşadı. (zarf)
Romanlarında anlattığı yalnız adam, kendisiydi. (sıfat)
Yalnızlık onun da yüreğine vururdu. (isim)
Onu kimsesiz zannedebilirsiniz; yalnız binlerce hayranı vardı. (bağlaç)
Dostları arasında yalnız bana kalbindekileri açardı. (edat)
Ancak edatı
Seninle derslere çalışalım; ancak gürültü yapmayacaksın. (bağlaç)
Arkadaşları arasında ancak bana açılırdı.(edat)
Ankara’ya ancak varmışlardır. (zaman zarfı)
Bir edatı
Bir sen vardın aklımda, bir de hatıralar. (edat)
İçlerinden biri, olan biteni anlatmıştı. (belgisiz zamir)
Elinde bir kitap, bir defter vardı. (sayı sıfatı)
Bir kitap, insanın hayatını nasıl değiştiriyor böyle! (belgisiz sıfat)
Tek edatı
Bu durumdan tek Ahmet’in haberi vardı. (edat)
Yıllar yılı tek adamı oynadı durdu. (sıfat)
Hayatta tek kalmak ona acı veriyordu. (zarf)
Sadece edatı
Sadece üç kişi mektup yazmış. (sınırlama-edat)
Başka edatı
Senden başka hiç kimse yanıma gelmiyor. (hariç)
Bu soruyu benden başkası çözemez. (hariç)
Her şey bir başka bahara kalmıştı. (sıfat)
Sadece siz gelin yanınızda başkası olmasın. (zamir)
Size başka konuşuyor, bize başka konuşuyor. (zarf)
Üzere edatı
Misafirleri karşılamak üzere terminale gitti. (için-amaç ilgisi)
Yarınki toplantı da buluşmak üzere şimdilik izinlisiniz. (koşul)
Bu olaylardan sonra artık sabrım taşmak üzere. (yaklaşıklık)
Sanki edatı
Seni görünce sanki onu görüyorum. (benzerlik)
Arkadaşlığımızı sanki bitirdik. (olasılık)
Dolayı edatı
Çok çalışmasından dolayı bu sınavda başarılı oldu. (için, neden-sonuç)
Rağmen/ karşın edatıÇok uğraşmama rağmen sorunun mantığını yine de anlayamadım. (sonuçsuzluk)
Çok aramama karşın istediğim gibi bir ev bulamadım. (sonuçsuzluk)
Ötürü edatıTipiden ötürü yollar kapanmıştı. (neden-sonuç)

Yorumlar