Güzel Türkçemizin kurallarını öğreniyorum


KESME İŞARETİNİN YANLIŞ KULLANILDIĞI BİRKAÇ ÖRNEK
Eskiden gelen bir alışkanlıkla, her özel isimden sonra gelen çekim ekleri kesme işareti kullanılır kuralını bilen dostlarımız, başkaca bir kural yok sanıyor olmalılar ki, başlıyorlar kesme işareti ile kesmeye.
İşte yanlış örnekler:
Türkçe’nin, Türk’lük, Kayseri’li, Türk’leşme, Müslüman’lıkta, Avrupa’lılar…
Halbuki yukarıdaki örneklerin hiçbirine kesme işareti konmaz. Nedeni de şudur: Özel isimlerden sonra gelen yapım ekleri, yeni bir isim özel isim meydana getirdikleri için türemiş özel adlardan sonra kesme işareti kullanmak gereksizdir.
Örnek:
Türk: özel isim
Türk-çe: yeni özel isim yaptı.
Artık kesme işareti kullanılmasına gerek kalmadı. Böyle türemiş bir özel ada ne kadar ek gelirse gelsin, kesme işaretine gerek yoktur.
Doğrusu: Türkçenin, Türklük, Kayserili, Türkleşme, Müslümanlıkta, Avrupalılar… şeklinde olacaktır.
TARİHLERİN YAZILIŞI
Tarihler yazılırken de bir dizi hatayı görmek mümkündür. Bu hatalardan kurtulmak için şu kurallara dikkat etmek gerekir.
Eğer tarihi sayılarla yazıyorsanız pek bir sorun çıkmıyor. Mesela: 29.05.1453 şeklinde yazdınız ve iş bitti. Peki yazı ile yazıyorsanız nelere dikkat etmek gerekir? Şunlara dikkat edilecek: “14 Mayıs 1453 Salı” şeklinde yazacaksınız. Mayıs’ın “M”sini ve salıdaki “S”yi büyük harfle yazma zorunluluğu vardır. Sebebi açıktır. Siz belirli bir günden bahsediyorsunuz demektir. Yani içerisinde sayı bulunan tarih, belirli bir günü işaret ettiğine göre ay ve gün adını büyük harfle başlatmaya mecbur kılar.
Örnek: “Üniversite sınavı 17 Haziran Pazar günü yapılacak.” Cümlesinde haziranın “h”si, ve pazarın p’sinin büyük harfle başlatılması doğrudur. Eğer cümleyi sayıdan yoksun bırakarak söylersek:
Örnek: “Üniversite sınavı haziran ayında yapılacakmış.” Cümlesinde belirli günü gösteren sayı unsuru bulunmadığı için haziran ayının h’sinin küçük yazılması doğru bir kullanım olacaktır.
İKİLEMELER AYRI YAZILIR KURALI
Türkçede ikileme denen sözler vardır ve bunlar, genellikle aynı kelimenin tekrarı esasına dayanırlar. Bunların bitiştirilmeden yazılması (ayrı yazılması) gerekir.
Örnek: art arda, yan yana, el ele, omuz omuza gibi.
Hemen söylenecek sesleri duyar gibi oluyorum. Aman yapmayın hangimiz “art arda” diyoruz, hepimiz “ardarda” demez miyiz. Deriz. Öyleyse bu yazılış neden böyledir? Bakınız, konuşma dili kolay söylensin diye kelimeleri ulayarak söyler, bunun bir mantığı vardır. Lakin yazı dili, konuşma dilinde kolaylık olsun diye yapılan ulamaları kendisi için bir kural sayamaz. Sayarsa eğer, birçok kelime birbirine ulanır gider ki, işin içinden çıkmak imkansızlaşır. Öyleyse “art arda” yazacağız ama yine okurken “ardarda” diye okuyabileceğiz. Bütün mesele budur.
İkileme türü kelimelerden bitişik yazılanlar da vardır ama çok azdır. Bunlar genellikle bir nesnesinin adı olup isimleşmiş kelimelerdir:
Örnek: gırgır, fiskos, cırcır, biçerdöver gibi.
AYIRT EDİLDİ
Allah aşkına hangimiz “ayırt edildi” deriz diyor bir dostumuz. Haklı ama biraz önceki bahiste de ifade etmeye çalıştım. “Ayırdedildi” şeklinde yazmak için hiçbir gerekçemiz yok. Bir isimle bir fiilin yan yana geldiği örneklerde birleşmenin nasıl olacağını dilimiz belirlemiş.
Ya ses türemesi olacak: hissetmek, zannetmek, affetmek gibi.
Ya ses düşmesi olacak: emretmek, sabretmek, şükretmek gibi.
Bunlar yoksa ayrı yazmaya devam edeceğiz. Yani “ayırt etmek” biçiminde yazmaya mecburuz. Karıştırılan konu şudur. Bunu okurken bir sonraki kelime ile ulama yapıp “ayırt etmek” biçiminde okuyabiliriz. Bunda bir sakınca yok. Yeter ki okuduğumuz gibi yazmayalım ve “ayırt etmek” kalıbını bozmayalım.
PEKİŞTİRMELERİN BİTİŞİK YAZILMASI
Türkçede bir de bir ismi ya da bir sıfatı pekiştirmek için kullandığımız kelimeler vardır. Mesela: tertemiz, yemyeşil, tastamam dediğimiz zaman amacımız temiz’i, yeşil’i ve tamam’ı pekiştirmektir. Bunların başına gelen eklentiler biz de ayrı bir kelime kabul edilmediği için bunların bitişik yazılması esastır. Lakin bazı örneklerde ayrı yazıldığını görmekteyiz ve baş ağrımız da bu durum karşısında devam etmektedir.
Şu örneklerin bitişik yazıldığına özellikle dikkat etmenizi istiyorum:
“darmadağınık, karmakarışık, paramparça, sırılsıklam, yapayalnız, sapasağlam.”
TÜRKÇEDE ÜST VE ÜZERİ İLE BİTEN KELİMELER BİTİŞİK YAZILIYOR
İster “akşamüstü” deyin, isterseniz “akşamüzeri”, hiç fark etmiyor. Sonu üst ve üzeri iten bu tür zaman kalıpları hep bitişik yazılmalıdır.

Yorumlar