9. Sınıf Türk Edebiyatı Soruları 5


“Besbelli ölümüm sabahleyindir,
İlk ışık korkuyla girerken camdan
Uzan, baş ucumdan perdeyi indir
Mum olduğu gibi kalsın akşamdan.”
1.Yukarıdaki şiire göre aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeyi yazınız. (10)
A.Şiirde…………………………kafiye kullanılmıştır.
B.Şiir…………………………………… ..ölçüsüyle yazılmıştır.
C. …………… …………………………… .şiir geleneğine göre yazılmıştır.
D.Konusuna göre…… ………………………………..şiir türüne örnektir.
E. Kafiye şemasına göre …………………………………….kafiye kullanılmıştır.
2. Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise (D), yanlış ise (Y) yazınız. (10)
a) Anlatmaya bağlı edebi metinlerde tema, yapıyı oluşturan unsurları anlatmada bir araçtır. (… )
b) 3. Tekil şahıs bakış açısında anlatıcı, olay örgüsünün dışındadır. (… .)
c) Bir edebi metin kendinden önceki edebi geleneklere bağlı olmak zorundadır. ( …)
d) Romanlarda tasvirlere ve ruh tahlillerine yer verilmez. ( …)
e) Bireysellik, duygu ve çağrışım manzumelerin en önemli özelliklerindendir( …)
3. “İtilaf kuvvetleri zulmün, haksızlığın en son derecesine varmışlardı ve bu zulmün önünde öncülük eden ve bu zulmü alkışlayan soysuzlaşmış Türkler göze çarpmakta idi. Bir gün Necdet tramvayların birinde şöyle bir faciaya şahit oldu: İki bacağı kesilmiş bir Türk askeri, kendisine sığınacak tenha bir köşe bulmak için kalabalığın içinde bin zahmetle sürünerek tramvayın ön sahanlığa geç meye çalışıyor. Tam bu sırada bir durakta, o taraftan içeriye doğru şuh, fıkırdak bir kız girdi; yanında bir İngiliz zâbiti vardı. Oturmak için yer aradılar. Oturmak için yer aradılar…

Kız, gülerek açılan yere doğru yürürken kısık bir feryat koptu. Bu, yerde sürünen zavallı kötürüm askerin sesiydi. Kız iskarpinlerinin sivri topuklarıyla bunun tek dayanağı olan ellerinden birine basmıştı. Lâkin utanmaz kız bu hareketinden hiç sıkılmadı ve deminki sırnaşık yüzü sert bir ifade alarak ayaklarının dibindeki hazin insan kalıntısına baktı:”Ne acayip” diye söylendi.”Bu hâldeki adam da tramvaya biner mi?”…O zamana kadar bu manzaranın az çok kayıtsız bir seyircisi olan Necdet’in yüreği ağzına geldi. Gözlerinin önünden şimşeklerle yüklü bir kara bulut geçti. Hemen, kızın üzerine atılıp narin boğazından sıkmak istedi. Hiçbir şeye yaramayan ellerinin bu hareketi onun boşuna ve lüzumsuz hayatının tek müspet işi olacaktı…”


















3. Metnin yapısını oluşturan birimleri (kişi, mekan ve zaman) yazınız.
Kişiler: (4)
Mekan: (3)
Zaman: (3)








4. a) Metindeki ifadelerden yola çıkarak metinde(3. sorudaki parça) anlatıcın bakış açısını belirleyiniz. (5)


b) Metindeki (3. sorudaki parça) temel çatışmayı bularak metnin temasını yazınız. (5)

5. Millet vicdanında derin izler bırakan tarih ve toplum olaylarının kuşaktan kuşağa aktarılarak olağanüstü nitelik kazanıp daha sonra bir ozan tarafından derlenmesiyle oluşan türe ………… denir
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?(5)
A ) Masal B ) Yapma destan C ) Doğal destan D ) Halk hikâyesi E ) Efsane

6. Aşağıdakilerden hangisi bir olayı göstermeye bağlı olarak anlatan yazı türüdür? (5)
A ) Hikâye B) Roman C ) Masal D ) Destan E ) Tiyatro
“ Karı koca yirmi yıl önce böyle zarif, belki çılgın bir yaşam geçirmişlerdi. Bu iki ruhun yalnız bir eksiği vardı:
Çocuk… Belki bu iki Bekir’in çocuklukları çocuksuzluktan gelirdi.
Dilşad, gittikçe zayıflıyor, kartlaşıyordu. Soluyor ve kıskançlaşıyordu. Haftalar geçiyor, ufak bir anlaşmazlıktan dolayı karı koca birbirine güzel sözler söylemiyordu.”
Ahmet Hikmet MÜFTÜOĞLU








7.Yukarıdaki metne göre karı kocanın son zamanlarındaki mutsuzluklarının sebebi nedir?(10)
…………………………………………………………………………………
“Behire Hanım mürebbiyelerle büyütülen kibar kızlara, aynı zamanda kendi kültürleri, kendi klasikleri de öğretilen bir devrin ürünüydü. O da tıpkı Arif gibi, Saffet Bey’in evinde büyümüş ve oradan gelin gitmişti. Kandilli’de oturuyordu. Kocası öğrenimini sade Avrupa’da yapmış bir mühendisti. Biraz da Avrupa’dan gelen her fikri kesin ve tartışılmaz sözler diye kabul ederdi. Hatta Behire’nin yeni yetişen kızlarını da Türkçe okutmayı görmemiş, Fransız mürebbiyeler elinde yetiştirmişti.”
Hüseyin Rahmi GÜRPINAR















8. Aşağıdaki metinde dönemin zihniyetiyle ilgili olarak nasıl bir bilgi verilmiştir?(10)
………………………………………………………………………………………………………………….

9. Mehmet Reşit Efendi, 1919 yılında Akşehir’e gönderilir. Görevi, padişaha bağlılığı sağlamaktır. O günlerde Kuvayı Milliye aleyhine konuşur. Halk ona İstanbullu Hoca lakabını verir. İstanbullu Hoca için Ankara’dan “vur emri” çıkar. Hoca, Çakırsaraylı çetesine katılır. Akşehirliler, Hoca’yı yakalaması için Çolak Salih’i görevlendirir. Salih, İstanbullu Hoca’yı bulur ve ikna eder. Birlikte Milli Mücadeleye katılırlar. (10)
Bu parçada sözü edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ateşten Gömlek B) Vurun Kahpeye C) Çalıkuşu D) Yaban E) Küçük Ağa

10. Yazar, içine kapanık biridir. Yıllardır ayağında yaşadığı sorunlar yüzünden hastanelerden bıkmıştır. İyi kalpli bir insandır. Dostu olan Paşa’nın konağında uzun sohbetlere katılırken onun kızı Nüzhet’e ilgi duyar. Nüzhet de Yazar’a karşı ilgisiz değildir. Fakat, Yazar’dan nefret eden Paşa’nın hanımı kızının Dr.Ragıp Bey’le evlenmesini ister. Yazar’ın hastalığı ve iç aleminde kopan fırtınalar romana aksederken romanda hareket ağırlığı zayıf kalmıştır. O yüzden bu romana psikolojik roman demek daha doğru olur.
Bu paragrafta yorumlanan roman aşağıdakilerden hangisidir?(10)
A) Fatih harbiye B) Matmazel Noralya’nın Koltuğu C) Cingöz Recai D) 9. Hariciye Koğuşu E) Sözde Kızlar

11. İnce Memed, romanında Çukurova’da toprak siteminin insanları nasıl isyan ettirdiği anlatılır. Köyün Ağası Abdi Ağa, köylünün ürettiğinin dörtte üçünü ağalık hakkı olarak köylünün alinden aldığı gibi bir de İnce Memed’in yavuklusu Hatçe’yi de kendi yeğeni ile evlendirmeye kalkar. İşte, İnce Memed’i Toros dağlarına eşkıya olarak çıkmaya zorlayan hadise budur.
Bu parçada değerlendirmesi yapılan İnce Memed romanının yazarı kimdir?(10)
A) Yahya Kemal B) Orhan Kemal C) Yaşar Kemal D) Namık Kemal E) Kemal Tahir

Yorumlar